Adnan Oktar`ın 4 Şubat 2011 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“İmanı zayıf.” Olur o ahir zamanda. Vesvese zaten iman ehlinin özelliğidir. İman etmeyenin zaten öyle bir konusu olmaz. Müslümanlarda olur o, iman edenlerde olur. Müslümanlarda da rastlanan bir şeydir. Herkesin imanı öyle güçlü olmaz. Hatta ahir zamanda bu daha da şiddetleniyor, Peygamberimiz (s.a.v) söylüyor; “iman ateşten bir kor haline gelir, avucunda tutar şahıs fakat avucunu yakar, bıraksa imansız olur. Onun için kişi sabah imanlı olur, akşam imansız olur, akşam imanlı olur, sabah imansız olur.” diyor. Bu tip dalgalanmalar Müslümanlarda olur. Bu onu imansız hale getirmez. Sıkça rastlanan bir olaydır, iman ehline has bir özelliktir bu, olur onlarda. Ama bazı insanların sarsılmaz imanı olur, çok güçlüdür. Mesela Hz. İsa Mesih (a.s.) bir an için bile vesvese etmez, hep Allah’tan yanadır. Mesela canı gibi seviyordu Zekeriya (a.s.)’ı, Yahya (a.s.)’ı, Allah teker teker elinden aldı, şehit etti ikisini de. Bu çok büyük olay, Hz. İsa (a.s) yalnız kaldı. Talebeleri; “onlardaki iman zafiyetini sezince” diyor. Çok sorun çıkarıyorlar, on iki kişidir iman eden ona. Acayip zor şartlarda hareket etmiştir. Önüne gelen “bana şifa ver, cildim bozuk, gözüm görmüyor.” Tamam, gözünü açıyor Allah’ın dilemesiyle, hadi bana müsaade. Kardeşim sen nasıl Müslümansın, nasıl insansın? Bir mucize meydana getiriyor. Bak otuz yıldır gözün görmüyor, elini bir kere sürüyor gözü açılıyor, bana müsaade diyor, bir daha İsa (a.s) ile görüşmüyor, onun oraya kadar dostluğu, sevgisi. Mesela İmam Mehdi (a.s)’ın imanı güçlüdür, sarsılmaz imanı. Resulullah (s.a.v)’in çok güçlüydü imanı, hiçbir şekilde sarsılmaz. Peygamberlerde öyledir. Fakat zelleler olur Peygamberlerde de zaman zaman. İnsanlardakine hata denir, Peygamberlerdekine zelle denir. Mesela Hz. Yunus (a.s) yüz bin kişi veya daha fazla olan bir şehre Peygamber olarak gönderilmiştir ama orada tebliğ yaptı insanlar dinlemedi, yine tebliğ yaptı yine dinlemediler. Sıkıldı, kızdı, bıraktı çıktı gitti onların yanından. Mesela bu Peygamber zellesidir. Halbuki bırakılmaz, her halikarda dinlemiyorsa yine anlatırsın. Bir kişi olursun tamam, yüz bin kişiyi iman ettirmiş gibi yine sevabını alırsın sen tebliğ yaptıktan sonra, herhangi bir kişi için söylüyorum. Tabii Peygambere ben o şekilde hitap etmem. Allah affetsin, yanlış anlaşılmasın. Dolayısıyla orada bir zelle oluşmuştur. Allah da onu çok şiddetli korkuttu, Allah korkusunu yaşadı ve geri döndü, düzeldi. Peygamberlerde zelleler olur ama imanları güçlüdür. İnsanlarda, avamda iman zafiyeti olur, gelir gelir gider, gelir gelir gider. Yobaz hocaların da çoğu imansızdır, net imansızdır, dini meslek olarak kullanır, farkına varmaz insanlar. İnsanların beğeneceği takva Müslüman görünümünü vermeyi onlar çok iyi becerirler. Gerekirse ağlar, zırlar, yalan söyler, kendini evliya gibi gösterir, oyun oynar. Halbuki tam üçkağıtçının, sahtekarın gözüdür. Son derece sahtekardır, delilik derecesinde sahtekardır ama bambaşka bir kişilikle insanları kandırabilir. Mesela çok dilbaz olurlar yobaz hocalar, hakikaten de şeytani bir ilme sahip oluyorlar. Şeytanın yardımı olur ve çok zeki olurlar. Münafık tiynetli olduğu için, Bediüzzaman da onu söylüyor; “şeytani bir zeka, şeytani bir ustalığa sahip oluyorlar.” Cahil halkı hipnotize ediyorlar adeta. Alenen fuhuş yapıyor, hiçbir şey yapmamış gibi gösterebiliyor kendini. Mesela alenen hurafelerle, sahtekarlıklarla, yalanlarla insanları etkiliyor, fakat halk onun; bir nevi deccal olduğu için, hipnozunda olduğu için, farkına varamıyorlar. Bunlar küçük deccallerdir. Ahir zamanda büyük deccal vardır, bir de küçük deccaller vardır. Bunlarda da hipnoz etkisi vardır, manyetik alana alırlar insanları. Takva görünümü altında; mesela sarığıyla, cübbesiyle, sakalıyla, şalvarıyla zahiri tamamladığı için, halk onun dış görünümüne baktığı için bir türlü derinliğini, ruhundaki iblisliği ve şeytanlığı bir türlü göremez. Göremediği için ona tabi oluyorlar. Ne kadar rezillik yaparsa yapsın yine göremiyor, gözüne adeta perde geliyor. Biz de ipuçları vererek bu perdenin nasıl kalkabileceğini onlara gösteriyoruz. Gören görüyor, göremeyen göremiyor tabii.
Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...