Adnan Oktar`ın 27 Şubat 2011 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Allah rahmet etsin bizim mübarek, mücahit Hocamız Cenab-ı Allah’ın yanında inşaAllah cennete gitti. Bugün sabah onu düşündüm Allahualem cennete gitmiştir. Böyle büyük dava adamı şu an dünyada benim gördüklerim içinde yok, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Türk İslam alemine yaptığı büyük hizmetlerle tarihe geçmiş mücahit insan Prof. Dr. Necmettin Erbakan. Türkiye siyasi tarihine damgasını vuran Sayın Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlköğrenimine Kayseri’de başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Çok küçük yaşlarda namaza ve oruca başlayan Sayın Necmettin Erbakan Hocamız, daha sonraları büyük İslam alimi Mehmet Zahit Kotku Hazretleri gibi devrin önemli ilim ve irfan ehlinden istifade etmiş ve manevi olgunlaşma sürecinde bu büyük zatların terbiyesinde yetişmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nden 1948 yılında mezun oldu. 27 yaşında İTÜ’de Doçent oldu. Yaptığı araştırmalar Alman ilim çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, Alman üniversitelerinde ilk Türk bilim adamı olan Sayın Necmettin Erbakan, 1965’te Profesör ünvanı aldı. 1967’de TOBB Genel Sekreterliği’ne seçildi. Aynı yıl merhum Nermin Erbakan Hanımefendi ile (1943-2005) evlendi. 1969’da Konya’dan bağımsız milletvekili oldu. 1970’de Milli Nizam Partisi’ni kurdu. 11 Ekim 1973’de Milli Nizam Partisi kadrosuyla Milli Selamet Partisi’ni kurdu. 1974-1978 döneminde üç ayrı koalisyon hükümetinde Başbakan yardımcılığı yaptı. 1973 seçimlerinde Milli Selamet Partisi 48 milletvekili çıkardı. Bu dönemde, Kıbrıs Harekatı’nın yapılmasını savundu, harekattan sonra Kıbrıs’ın tamamının ele geçirilmesini savundu. 1982 Anayasası gereğince 10 yıl siyaset yapma yasağı aldı. 1987’de halk oylamasıyla tekrar siyasete döndü. 1983’de kurduğu Refah Partisi, 1995 seçimlerinde 158 milletvekili ile birinci parti oldu. DYP ile kurduğu Refahyol hükümetinde 28 Haziran 1996’da Başbakan olarak göreve başladı. Koalisyon hükümeti Başbakanı olarak görevde olduğu 1996-1997 arası bir yıllık döneminde Türkiye ekonomisi yüzde 7.5 oranında büyümüştür. Ayrıca Türk-İslam Birliği’nin ilk adımlarından biri olan ve 8 Müslüman ülkeyi biraraya getiren D8 oluşumunu kurmuştur. 2001 yılında Sayın Recai Kutan başkanlığındaki Saadet Partisi’ni kurdu. 17 Ekim 2010’da tekrar kendi kurduğu Saadet Partisi’nin Genel Başkanlığı’na geldi. Tüm hayatını İslam ahlakının yayılması, Türk-İslam Birliğinin kurulması ve Müslümanların birlik olmaları için büyük bir fikri mücadeleyle geçiren kıymetli dava insanı, mücahit Necmettin Erbakan Hocamız’ın, değerli ailesine Milli Görüş camiasına ve tam Türk İslam alemine başsağlığı ve kendisine Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah Hocamız’ın güzel hizmetini kaldığı yerden diğer dava arkadaşları devam ettirecek inşaAllah. Özellikle Fatih’ten çok şeyler bekliyoruz. Sevimli Fatih’ten çünkü babası bayağı iyi yetiştirdi Fatih’i. Görgüsü, terbiyesi, ahlakı çok mükemmel, kişiliği de çok güzel eğitimi de iyi, maşaAllah. Ya Allah Bismillah haydi bakalım, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Erbakan Hocamız’ın Türk İslam Birliği’nin önemi ile ilgili açıklamaları da var uygun görürseniz, inşaAllah.Türk İslam aleminin en büyük dava adamlarından Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız’ın Türk-İslam Birliği’nin önemi ile ilgili bazı açıklamaları. “İlmi tesbitler ve tarihi gerçekler, insanlığın kurtuluşu için tek çarenin İslam dini olduğunu gösteriyor. Tek millet olan ırkçı emperyalizme karşı, İslam ümmeti birlik olmalıdır. Fakir-fukarayı düşünmek bir Müslüman olarak vazifemizdir. Bunu temin etmek için de, Adil Düzen gerekir. O itibarla, bir yandan tek bir ümmet olduğumuzu dikkate alarak, İslam Birliği’ni bir an evvel kurmamız gerektiğini idrak etmemiz lazım. Müslüman toplumların batılı toplumlar karşısında özgür, eşit ve bağımsız olabilmeleri yer altı ve yer üstü servetlerini sömürüden koruyup refah ve kalkınmalarını gerçekleştirmeleri, ancak İslam Birliği ile mümkündür”. Gazete haberi var. “Tek yol İslam Birliği”. “Yeryüzünde yaşamakta bulunan her biri farklı tüm inançlar, kültürler, ırklar, diller, renkler, toplumlar, bireyler bir arada kimse kimseyi dışlamadan, yok saymadan, asimile etmeye çalışmadan ötekileştirmeden hakkaniyete riayet ederek yaşamak durumundadırlar. Bütün bunlar yeniden büyük Türkiye liderliğinde İslam Birliği temelinde, yeni bir dünya ve Adil Düzen kurulması ile mümkündür. Kendimizi kurtarmak yetmez. Bir Müslüman olarak bütün insanlığı kurtarmakla mükellefiz. Huzur, barış, refah ve adalet dolu bir saadet dünyasını kurmakla yükümlüyüz. Yanlışın yerine doğruyu, çirkinin yerine güzeli, kötünün yerine iyiyi, sömürünün yerine adaleti, kaosun yerine huzuru, kavganın yerine kardeşliği hakim kılmak için gece-gündüz çalışmalıyız”. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız’ın Darwinizm aldatmacası ile ilgili sözleri. “Totaliter rejimlerdeki tüm baskılar, materyalizm ve Darwinizm felsefesinin bir soncudur. Darwinizm’e göre, kuvvetli ırkların zayıf ırkları yok etmesi doğanın bir gereğidir. Tekamül için ortada bir düşmanın olması ve bu düşmanla devamlı savaşılması hayatın kanunudur. Bu yüzdendir ki, bütün totaliter rejimlerde diktatörler hep bu yanlış zihniyetin etkisi altında kalmış, bu zihniyetin egemen olması için gayret göstermiş, materyalizme saparak maneviyatı yok etmeye çalışmıştır. Ama bu asrın sonunda meydana gelen ilmi gelişmeler, Darwinizm ve materyalizmin artık geçerli olamayacağını ortaya koyarken, diğer yandan insanlığın yaşadığı zulümler esasen temeli düşmanlık ve savaş olan materyalizmin itibarını ortadan kadırmış, temeli şefkat, sevgi, kardeşlik, huzur ve kısaca barış olan maneviyatçılığı ön plana çıkarmıştır”. Prof. Dr Necmettin Erbakan Hocamız’ın liderliğini yaptığı Adil Düzen’in temel ilkeleri şunlardır: 1- Yeryüzünde savaş değil, barış. 2- Gerginlik değil, diyalog. 3- Sömürü değil, işbirliği. 4- Çifte standart değil, adalet. 5- Kibir-tekebbür değil, eşitlik. 6- Bir arada hakka riayet ederek yaşamak.
ADNAN OKTAR: Erbakan Hocamız’ın bu anlattıkları Mehdiyet’in temel unsurlarıdır. Hadislere bakın hadislerle aynıdır. Mehdiyet’te geçen bütün detayları olduğu gibi aktarmış. Barış, kardeşlik, adalet, İttihad-ı İslam, bütün İslam aleminin birleşmesi, savaşlara karşı olmak. Erbakan Hocamız’ın çok bereketli bir üslubu vardı. Ben onu duyunca o zaman, içimde hoş bir his duymuştum. Ben hep Türkiye’nin sanayisi yavaş yavaş gelişir, dışa bağımlıdır, montaj sanayi vardır, öyle bilirdim çocukluğumda. Erbakan Hocam çıktı, “ağır sanayi hamlesi yapacağız” dedi. Benim çok hoşuma gitti, ağır sanayiyi kendimiz kuruyoruz. Koca koca fabrikalar aklıma geldi. Hakikaten de dediğini yapıyor. Çünkü azim meselesi bu. Mesela “Kıbrıs’ın tamamını alalım” demişti. Başbakan olsaydı alırdı, Allahualem. Başbakan yardımcısıydı Kıbrıs Barış Harekatı’nı yaptıran Erbakan’dır. Yani Ecevit’i ikna eden odur. Ecevit’in pek niyeti yoktu, Erbakan Hocamız ikna etti. Yani aşağı yukarı bütün o harekatı yönetti diyebilirim. Paşalarımızla konuştu, Ecevit’le konuştu. Bayağı kararlı bir tavır koydu, Kıbrıs’ın ilgili kısmının alımasını sağladı. Fakat mübareğin, rahmetlinin asıl amacı tamamen alınması ondan sonra bir pazarlık yapılmasıydı. Mesela dediği yapılmış olsaydı şu an çok daha elimiz güçlü olacaktı, daha kolay konumda olacaktık. Neyse vardır bir hayır. Mesela Erbakan Hocam dedi ki; “yüz bin tank, yüz bin top imal edeceğiz” dedi. O zamanlar bazıları; “nasıl olacak bu iş” gibi böyle bir şey dediler. Ki normal yani Türkiye gibi bir ülke, çünkü bütün İslam aleminin lideri tabii ki öyle muazzam bir askeri güce sahip olması gerekiyor. Mesela yüz bin tank abartılı gibi görünüyor ama çok makul. Yani herhangi bir ülkenin bile on bin- on beş bin tankı var. Yüz bin tankı kendimizin imal etmesi güvenlik açısından önemli. Bayağı başarılı güzel bir çalışma yaptı. Makamı inşaAllah cennet olsun. Benim kanaatim şu an Resulullah (s.a.v.) ile cennet sofrasında yemeğe oturmuşlardır. Çok tatlı, çok güzel bir insandı. Çok sevdiğimiz bir insandı. Biz onu severdik, o bizi severdi. Benim kitaplarımı hep tavsiye eder, hep toplantılarında, meşhurdur Erbakan Hocamız’ın Harun Yahya kitapları. Israrla ben hiçbir liderde kitap tavsiyesi görmedim. Şu kitabı okuyun, böyle aydınlanın dediğini görmedim. Nereye giderse Anadolu’ya da gitse, elinde mutlaka kitaplar. “Mutlaka bu kitapları okuyun, alın, dağıtın, anlatın herkese” diyordu. Bütün camia bilir, inşaAllah. Şimdi Fatih inşaAllah, Sultan Muhammed Fatih gibi ortaya çıkmasını bekliyoruz artık, inşaAllah. Onun tek erkek evladı onu çok güzel yetiştirdi, maşaAllah. O da aman kendine dikkat etsin, Allah onu korusun kollasın. Çünkü değerli bizim için, çok önemli, Erbakan Hocamız’dan bize emanet. Özellikle cenazede de çok dikkatli olmak lazım. Çünkü küçük bir camide yapılacak cenaze. Gerçi devlet tabii ki gereken önlemleri alır. Fakat cahili var, cüheylası var. Çok özenli çok dikkatli olmak lazım. Bizim söylememize de aslında pek gerek yok ama içim rahat etsin diye söyledim.
ALTUĞ BERKER: Kısa bir görüntüsü var Erbakan Hocamız’ın.
- VTR- Erbakan Hocamız: “Herkes bilsin ki Allah nurunu tamamlayacaktır”.
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah görüyor musun coşkuyu, iman coşkusunu, MaşaAllah...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler