Adnan Oktar`ın 23 Şubat 2011 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Eskiden Mehdiyet denilince herkesin aklına o gelirdi. Böyle kılıçlar çekilir, kan gövdeyi götürür, olaylar olur, bir yerleri yıkarsın, binalar alt üst olur, olay çıkar, kimse evinden çıkamayacak hale gelir. Halbuki Mehdiyet öyle değil, bilakis hürriyet, huzur, güven, sükunet, neşe, sevinç, akılcılık, bilim ve sanat; insanın aklının alabileceği mükemmel olan her şeyin toplamı Mehdiyet’tir. Düşünün bir, dünyada insanın düşünebileceği en mükemmel şey nedir? Mesela bak en makul düşündüğümüzde Allah’ın varlığını hemen anlıyor muyuz? Anlıyoruz, bu çok makul olan bir şey. Makul olan nedir? Allah’ın varlığını anlamaktır. İslam’a, Kuran’a bakıyoruz, Kuran’ın anlatımı; mesela Tevrat ve İncil’e bakıyoruz, Kuran çok makul, çok düzgün ve çok güzel, hak olduğu hemen anlaşılıyor. Akılcı baktığımızda ikinci bir ihtimal çıkmıyor. Affedicilik çok güzel, merhamet çok güzel, şefkat çok güzel, temizlik çok güzel, düzen çok güzel. Sanat, mesela sanata bakıyoruz sanat çok güzel. Güzel bir mimari içimizi açıyor, ittifak var. Mesela geniş bahçeler, meyve ağaçları çok güzel, hayvanlar güzel, bitkiler çiçekler güzel, güzel olan her şeyin uygulanmasıdır Mehdiyet. Mesela baskı kötü, olmaz. Hürriyet güzel, olur. Hüzün kötü, olmaz. Sevinç güzel, olur. Mehdiyet’te sistem budur. Kötülüğün hemen ayıklanması, güzel olanında sürekli uygulanması sistemidir. Mesela Arnavutluk, şimdi Türk İslam Birliği oldu. Hükümete gidip dersin ki, hükümetinizi dağıttık, meclisinize el koyduk, sıkı yönetim ilan ettik, Arnavutluk’u biz fethettik aldık, hadi geçmiş olsun, bu kötü, anormal. Ne diyorsun? Devletiniz kıyamete kadar baki olsun. Hükümetinize de helal olsun. Mülk sizin, sizi çok seviyoruz, var gücümüzle sizi destekliyoruz. Ticaretimizin yolunu açalım, sevginin yolunu açalım, kardeşler olalım, gelelim, gidelim, bu güzel, çünkü tahakküm kötü. Sıkıyor insanı tahakküm. Bir insana baskı yapmak kötü, bir insanı hizaya getirmek kötüdür. Bir adamı hizaya getirdin mi sen, ömrü boyunca unutmaz onu. Mesela zorla hizaya getirmeler, insanların çok ağrına gider. Kendi gönlüyle yaparsa çok güzeldir, severek yaparsa çok güzeldir. Zor kullandın mı, adam düşman olur, kafasından da gitmez. Onun için Mehdiyet’te zor yoktur. Zor ile güzellik bir arada olmaz. Hatta derler ‘zorla güzellik olmaz’ derler. Zor kalkar, Mehdiyet’te zor yoktur. Cenab-ı Allah diyor; şeytandan Allah’a sığınırım; “Dinde zorlama yoktur” diyor, ferahlık. Genç kızlar, dünya çiçekleridir onlar, alabildiğine özgür olacaklar, ala bildiğine neşe ve sevinç içinde olacaklar. Hak ettikleri sevgiyi, saygıyı ve korumayı bulacaklardır. Mesela onlar ezilirse, bütün topluma eziyet edilmiş olur. Onlar mutlu olursa, bütün toplum mutlu olur. Mesela çocuklara eziyet ediliyorsa, bütün toplum gerilir. Çocuklar huzurluysa, bütün toplum mutlu olur. Mesela yaşlılar, çok şekerdir yaşlılar. Babaanneler, anneanneler ayrı bir süstür onlar. Ne işleri var onların özel bakımhanelerde? Olur mu? Evin süsü, niye gitsin oraya? Al getir eve. Kardeşim, felçli, diyor. Sen olmayacak mısın? Sen de olabilirsin, o zaman seni de mi oraya koyalım, değil mi? Al sevabı ne güzel işte. Nöbetleşe bakacaksın. O zaman sen dünyada zor görmezsen, nasıl imtihan oluyorsun sen o zaman. Nedir bu? Tabii ki felçli de olur, ona hayatı cennete çevireceksin, yaşlı bir insana. En güzel yiyecekler, en güzel kıyafetler, bakımına dikkat edeceksin. Ona sevinç vereceksin, senin sevdiklerin de sana aynısını yapacaklar, aynı güzelliği yapacaklar ve ondan huzur duyacaksın. Sen onu alıp huzur evine atarsan; ki oradaki insanlar da iyilerdir, onlara da bir sözümüz yok ama imkanı varken bu yapılmaz. Tabii oradaki tavırlar da insanidir, cehennem ortamı değil. Orada da güzel bir hayat yaşadıkları belli ama aile içindeki yaşamla kıyaslanmaz. Velhasıl kelam her yere sevgi hakim olacak Mehdiyet devrinde. Mehdiyet öyle uzun uzun düşünülecek bir şey değildir. Mesela biz burada düşünüyoruz, diyoruz ki ne yapalım? Ben mesela tabakta pasta istiyorum, en güzel tabakta geliyor. Şimdi güzel olan budur. Mesela kahve istiyorum, en güzel fincanla geliyor. İşte Mehdiyet’in yöntemi budur. Mesela halkın olduğu bir alan var, her yer bina, taş bina, yeşillik yok, bahçe yok, olmadı. Yıkarsın binaları, orada güzel yeşillik bir alan, havuzlar, bahçeler, bağlar, evleri biraz daha öteye, ileriye alırsın, oraya havuzları görecek şekilde, bu oldu, bu Mehdiyet’tir. Taş binalar, iç içe binalar, ruhsuzluk deccaliyette olur. Mesela Rusya da öyleydi, bütün binalar iç içe, tek bir tane yeşillik yok, küçücük dar alanlar. Ferahlık geniş geniş evler Mehdiyet’in gereğidir, ferahlık. Mesela Çin’de, adam evli 3 metre kare oturdukları alan, isterseniz fotoğraflarını da göstereyim. 3.5 metre kare, şu kadarcık yerde, karı-koca, mühendis, ikisi de mühendisler, 4 metre kare yerde oturuyorlar. Bu işte komünizmin, deccaliyetin dehşetini gösteriyor. Ama Allah vermesin, çok zaruri durumlarda bunlar tabiî ki olabilir ama geçici kabul edilir, hayat olarak kabul edilmez bu. Bak Çin’e git, bütün milletin suratı asık, gülen yok, neşeli insan yok, deccaliyetin neticesidir bu işte. Mehdiyet’te bütün yüzler güler, neşelidir sevinçlidir, gözlerde neşe, sevinç, aşk parıltısı vardır. Sapsarı suratlar yoktur, canlı dolgun yüzler vardır, hayat doludur. İnsan hücrelerine hayat gelecektir Mehdiyet’te. Şimdi insanın hücrelerinden hayat ruhu alındı, Allah hayat ruhunu aldı, ölü hücreler insanlarda, bitap, bitkin. Bakıyorum sokaklarda, insanların yüzleri oksit sarı, gözler yerde, perişan, saçlar ölmüş, cildi ölmüş, bedeni ölmüş, elleri ölmüş, her yerde bir ölüm hissediliyor. Kuran’ın ruhunun girmediği yerlerde, Rahmani ruhun onları sarmadığı yerlerde bu var. Tabii Rahmani ruh onları sarıyor da, onlar ondan istifade edemiyor. Kuran tabii ki her yere giriyor, onlar onu oradan alamıyorlar. Kuran’ın ruhunun, İslam’ın ruhunun girdiği her yerde, sıcaklık ve bereket olur, Mehdiyet budur. Mesela Cübbeli’nin anlattığı Mehdiyet var, dehşet verici. Yine bazı ekabiratın anlattıkları var, dehşet verici. Deccalden bahsediyor adamlar, Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetmiyorlar. Kan, irin, gözyaşı, binalar yıkılıyor, yerle bir oluyor, yüz binlerce insan birbirini kırıp geçiriyor, tam bir dehşet ortamı. Kadınlar mahvediliyor, kadınlar insanlıktan çıkartılıyor, kadınlara saygı yok, çocuklara saygı yok. Sanat ve bilim tamamen hayattan kesiliyor, bu deccaliyettir. Farkında olmadan deccaliyeti anlatıyorlar. Mehdiyet bambaşkadır, anlamayanlara anlatacağız.
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler