Adnan Oktar`ın 21 Şubat 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Yücel Kara, Aksaray. “Selamun Aleykum Hocam. Sık sık tevbe ediyorum ama yine günaha giriyorum, yine tevbe ediyorum. Bana bir tavsiyeniz olursa sevinirim” diyor. Tabii insanların büyük bir bölümü günaha giriyorlar, ahir zamanın özelliği. Biz Allah’ın yokluktan yarattığı varlıklarız, ne güzel bizi ahir zamanda yaratmış. Sağlıkla yaratıyor ve iman etmemizi sağlıyor. Beynimizin şu kadarcık yerinde yaşıyoruz, şu kadarcık yerinde. Bu kadarcık yerdeki elektriği ruhumuz bize insan olarak, dünya olarak gösteriyor. Orada gayet güzel müzik dinliyoruz, hayat yaşıyoruz. Geziyoruz, çarşılara gidiyoruz, her şeyi yaşıyoruz. Bize bu kadar mükemmel sunumda bulunan, bu kadar büyük nimet veren Allah’a kul olduğumuzda, Allah bizden zararlı olan şeyleri yapmamamızı istiyor. Mesela şarap içmeyin, diyor. Şarap içmediğimizde sağlıklı oluyoruz. İçki içmediğimizde daha zinde, ayık oluyoruz. Karaciğerimiz sağlam oluyor, beynimiz sağlam oluyor, sağlıklı güzel insan oluyoruz. Mesela domuz eti yemeyin, diyor. Kolesterol almıyoruz, trişin almıyoruz, sağlıklı oluyoruz, güzel oluyoruz. Ve ibadetin zevkini alıyoruz, Allah’a kul olmanın zevkini alıyoruz. Mesela zina etmiyoruz, Allah bize sağlık veriyor, güzellik ve güç veriyor. Allah kadına karşı içimizde derin bir sevgi meydana getiriyor. Zinada olsak, kadın sevgisini Allah kalbimizden alır. Allah tiksinti verir, Allah esirgesin, bilakis tam tersi, o zaman Allah kadına aşık olma gücünü veriyor, tutkuyu veriyor. Sadece iffetli müminlere has bir özelliktir bu. Helaline karşı derin bir tutku ve derin bir sevgi, derin bir aşk veriyor Allah. Mesela yalan söylemiyoruz, vicdanımız rahat ediyor. Yalan, beynimizi uyuşturur, bizi mahveder yalan. Doğru söylemek çok zevkli bir şey, bayağı zevkli. Mesela hiç yalan söylemeyen biri ile konuşmak çok zevklidir, bayağı güzel. Hiç yalan söylemeyen adamın ruhu ile doğrudan bağlantıda oluyorsun. Ruhu ile tam kontak halinde oluyorsun, ne güzel. Bir yalancı ile konuşurken bir mahlukla konuşuyor gibi oluyor insan, sanki başka bir varlık. Adam yok, kartondan bir insan yüzü var, sen de o kartona konuşuyorsun gibi, adam yok ortada. Yalancı adam yok hükmündedir, konuşamıyorsun adamla. Mesela vefa, vefalı olmamızı istiyor Allah. Vefasızlık çok vicdan azabı veren bir şey, çok acı çektiren bir şey. Direkt beynimize vuran bir şey, ruhumuzu çökertir. Ama vefa bize sıhhat veriyor, neşe veriyor, sevinç veriyor, beynimiz rahatlıyor. Vefada kaslarımız gevşiyor. Mesela birini üzecek bir söz ilk bize vuruyor, ilk bizim canımızı yakar. Ama güzel bir söz, bakıyorsun ondan sevdiğin açılıyor, mutluluk duyuyor, ona ferahlık veriyor, onun on misli sen daha çok ferahlık duyuyorsun. Bayağı güzel. Mesela insan sevdiğine bir hediye alıyor, bir şey alıyorsun; bana alsalar ben o kadar mutlu olmayabilirim, ben kendim alsam o aldığım hediyeyi. Ama sevdiğime hediye aldığımda, o seviniyor, o sevinçten ben acayip zevk alıyorum. Çok zevkli bir şey, bayağı güzel. İslam, bizim hep hoşumuza giden şeyleri bizden ister, sabaha kadar sayarım. Mesela affetmek ne kadar güzel. Affettin mi sevgin devam ediyor, arkadaşlığın devam ediyor. Affetmemek insanın kalbini rahatsız eder, bedeni de sarsar, kasılır insan, canı yanar. Affettin mi hemen ferahlarsın, çünkü kin yorucu bir şey, çok can yakıcıdır. Birine kin duyarak, nefret duyarak bir günü geçirmek, insanın beti benzi sapsarı olur. Sağlığını falan sarsar, çok zordur kinle yaşamak. Affettin mi ferahlarsın, kafan dinçleşir. Onun için Allah; “sizin için şifa olan ayetleri indiriyorum” diyor ayette. Şeytandan Allah’a sığınırım, Kuran’da ayette bakın “şifa” diyor Allah. Çünkü ruh bozulunca, beden de bozuluyor, şifadır...
Kuran Mucizeleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler