Adnan Oktar`ın 29 Ocak 2011 tarihli Aba Tv ve Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Hocam sorum; son yıllarda gelen nesil arasında bazı çocuk ve gençler indigo ve kristal çocuklar olarak adlandırılıyor.” Bu nedir? İndigo, kristal nedir?
ALTUĞ BERKER:Bilmiyorum Hocam.
ADNAN OKTAR: “İnşaAllah Hocam bu konuda sizin fikirlerinizi öğrenebilir miyiz? Bir de ilginç bir nokta daha var ki Hocam; 1971’den, 81’de itibaren birkaç yıl, özellikle 89’da doğanların çok fazla onlardan olduğu belirtiliyor. Oldukça farklı karakterler ve çok aktif beyinlere sahip. Barış getirecek bir nesil ve yeni dünya çocukları olarak adlandırılıyorlar. Sizce Mehdi (a.s)’ın gerçek talebeleri alakalı hikmeti var mıdır? Ya da aşağıdaki ayeti kerimenin bir tecellisi olarak yorumlayabilir miyiz inşaAllah? Ahzab Suresi, 9; şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey iman edenler Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti böylece Biz de onların üzerinebir rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.”Çok özür dilerim, cehaletimi bağışla şimdi bu indigo ve kristali bir araştırmam gerekiyor, bilmiyorum...
ADNAN OKTAR:... Kristal de görünmeyen falan mı anlamına geliyor? Nedir öyle? Bir bilen varsa Allah rızası için bize bir yazsın. Böyle süslü laflara gerek yok. Allah, ahir zamanda insanlara ‘Hadi’ ismiyle tecelli ediyor, karmaşık bir şey yok, yeni nesil, eski nesil diye fark etmez. Allah’ın kulları hep aynıdır, yaşına göre insanlara Allah muamele yapmaz. Yaşına, kilosuna göre değildir. Bir tane ruh vardır, O ruhun da yaşı yoktur, o ruh her zaman yaklaşık 33 yaşındadır, insanın ruhu, hiçbir şekilde değişikliğe uğramaz. Beden şekilden şekle girer, o önemli değil, ama ruh sürekli sabittir. Dolayısıyla ruh yaşını esas alırız biz Müslüman olarak. Dolayısıyla Müslüman için yaşlı, genç ayrımı yoktur. Ruh olgunlaşabilir sadece. Mesela, “kırk yaş olgunluk çağıdır” diyor, Cenab-ı Allah. Kırk yaşına doğru olgunlaşır insan; tecrübe, bilgi ve görgüsüne dayalı olarak. Bunlara inanmasınlar kardeşlerim, indigo diye öyle bir şey yok. Cam, kristal çocuklar falan öyle bir şey de yok. Bunlar hikaye, öyle süslü lafların hiçbirine inanmasınlar. Allah ‘Hadi’ ismiyle tecelli edip, insanlara hidayet veriyor. Mehdiliğin zıll ve gölgesi dünyayı kapladı. Mehdiyet ile insanlar bir şekilde muhatap olurlar; istesin veya istemesin. Şeytanla da bir şekilde muhatap olurlar. Mesela şeytan onların karşısına insan olarak çıkar, haberleri olmaz. Mehdi (a.s) da onların karşısına insan olarak çıkar, haberleri olmaz. Mehdi (a.s)’ın yüzüyle karşılaştığında haberi olmadan feyz alır ve hal alır, farkına varmaz o, adeta manevi bir bağ oluşur. Bir elektrik bağı oluşur ve sürekli onun etki alanına girer, Mehdi (a.s)’ın etki alanına girer. Şeytanla bağlantısı olan da sürekli şeytanın etki alanına girer, kurtulamaz ondan, yani şeytanla bağlantıya geçtiğinde. Allah, ‘Hadi’ ismiyle tecelli ettiğinde insanların Mehdi (a.s)’a karşı ruhlarında bir eğilim ve muhabbet olur. Tanısın veya tanımasın Mehdi (a.s)’ın etkisi altında kalırlar. Adamın Mehdi (a.s)’ı tanıması şart değil. Onun elektriği, onun feyzi bir şekilde onu bulur. Veyahut herhangi bir şekilde yüzüyle karşılaşması, herhangi bir şekilde bakışlarıyla karşılaşması yeterli olur ve ondan sonra onun etki alanına girer, bir daha da çıkmaz, sonuna kadar da öyle gider. Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v)’de öyle oluyordu. Tek kere karşılaştığında, bir kere baktığında hemen Peygamberimiz (s.a.v)’in etki alanına giriyorlardı. Bir daha etkilenmez artık şeytandan. Allah, ‘Hadi’ ismiyle tecelli ettiyse bir insana, simasını bir kere 50 metreden bile görmüş olsa yeterlidir o ve sahabi olur ondan sonra, inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler