Adnan Oktar'ın 7 Mart 2011 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından
ADNAN OKTAR:... Mahmut Tuncer Hocam, bugün imzalı kasetlerinden verecek inşaAllah. Çok güzel Hocamızın sesi maşaAllah.
MAHMUT TUNCER:Allah’ın bize bir hediyesi Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, Cenab-ı Allah’ın tecellisi olarak oluyor tabii ki. Fakat sizin terbiyeniz çok güzel, üslup ve adabınız tam böyle Osmanlı değil mi? Adap, edep, nezaket, saygısı, hürmeti çok şahane. Bu unutulan bu güzel ahlakı, benim güzel milletim yeniden diriltecek, Türk milleti bütün dünyaya öğretecek. Urfa’dan gelen muhterem bir kardeşimiz, müthiş bir adap, edep var. Yukarda üslubunu da gördüm son derece nezaketli, son derece efendi, tavrı güzel, hitabeti güzel, her şeyi çok güzel. Adap, edep ve terbiye son derece önemli bir konudur. Avrupa’da edep, adap uçtu. Terbiye de uçtu, ahlak zaten yerle bir. İşte milletimiz, yeniden onlara bu güzelliği öğretecekler. Doğal öğretmenler onlar, tabii öğretmenler, inşaAllah çok güzel olacak.
MAHMUT TUNCER:Bunlar tabii siz değerli üstadların sayesinde, büyüklerimizin sayesinde bunlar yerleşiyor. Yoksa genelde baktığın zaman, hakikaten bizim Urfa’ya da ben zaman zaman gidiyorum, orada da sanki böyle adetler, gelenekler, görenekler yavaş yavaş kayıyor gibi ama İstanbul’a, metropol büyük illere göre baktığında yine yirmi sene gerideler.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah bozulmamışlar.
MAHMUT TUNCER:Yirmi sene gerideler. Ama orada da her gittiğimde değişik değişik artık şeyler. Bizim zamanımızda kızlar erkeklerle el ele, kol kola gezemezdi. Şimdi gittiğinde bazen görüyorsun. Örf, adetler sahip çıkılması gereken şeyler aslında.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Küçük köylerde çok güzel kalıyor. Küçük köyler, kasabalar. Şehirlerde daha çabuk dağılabiliyor, fakat köyler, kasabalar öyle. Fakat Mardin’de, Siirt’te, Urfa’da yine de aşiretler, aşiret büyükleri o şeyi devam ettiriyorlar. Çok iyi koruyup kolluyorlar. Tarikatlarda da var o adap ve edebi muhafaza bayağı güzel. Şu ana kadar diri tuttular. Az bir şey kaldı, inşaAllah. Medet ya Hz. Mehdi (a.s) diyoruz Allah’ın izniyle, Allah’ın dilemesiyle, Cenab-ı Allah’ın yardımıyla, bu vakte kadar getirdiler. Bundan sonrası kolay Allah’ın izniyle, inşaAllah.
TARKAN YAVAŞ:Hocam siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah. Onlar da; “bizim görevimiz mevcudu muhafaza etmek” diye söylüyorlar, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Adap, edep çok güzel oluyor. Mesela insan bir sevdiğini gördüğünde ayağa kalkması, hürmet etmesi, sarılması. Büyüklere özellikle hürmet görünüşü çok şahane oluyor. Çok çok zevkli oluyor. Bizim Batmantaş köyü var dedemin her zaman anlatıyorum. Dedem gelirdi böyle meydanlıkta köylüler otururlardı. Böyle harman gibi yerde kenarda dizilirlerdi çömelerek otururlardı. Dedem bastonuyla oraya giderdi. Dedem genellikle beyaz takım giyerdi. Çok havalıydı dedem, bayağı yakışıklıydı görünüşü. Geldiğinde dedemi görür görmez hepsi birden ayağa kalkarlardı. Bir şey kopardı, böyle gürül gürül herkes ayağa kalkardı. Çıtını çıkarmazdı kimse, konuşmasını beklerlerdi. O konuşurdu, herkes dinlerdi. Ancak o söz verirse veyahut birine bir şey sorarsa o şekilde birisi konuşmaya girerdi. Yanında sigara içmek, ayak ayak üstüne atmak mümkün değil yani tahayyül dahi edilemez maşaAllah. Bunun görünüşü çok şahane oluyor. Acayip güzel oluyor. Yani kim olursa olsun, yaşı büyük bir insana hürmet edilmesi, çok heybetli ve güzel görünüyor. Bayağı güzel görünüyor. Mesela evde tavuk keserdi dedem sık sık tavuk pişerdi. Oğlak keserdi, tavuk keserdi. Mutlaka misafir çağırırdı, komşuları çağırırdı. İşte çağırın Aslan’ı gelsin, çağırın şunu gelsin. Halbuki mesela küçük bir tavuk nihayet bir ev halkı yiyebilir. Ama mutlaka konu komşudan insanlar çağırırdı, onlar da olsun diye. Sabah kahvaltıya mesela yemek yerken biz köyün tanıdıkları gelirdi, onları mutlaka davet ederdi. Bayağı zevkli çok güzel oluyor komşu ziyaretleri. Bunlar çok büyük zevktir. Sonradan bunları öldürdüler, bambaşka bir hale getirdiler. İnsanlar yalnız kaldı. Halbuki o hayat çok güzel. İnsanın ruhunu asıl dengeleyen, insanın asıl beğeneceği hayat odur. Birbirlerini ziyaret edecekler, birlikte namaz kılacaklar, sohbet edecekler, gönül alacaklar, birlikte yemek yiyecekler, büyüğe müthiş bir hürmet olarak, küçüğe çok büyük bir saygı olacak.
MAHMUT TUNCER:Hocam şimdi sözünüzü şekerle kestim. Benim rahmetlik babam kalkardı sabahleyin, duadan sonra çıkarken, tam böyle eşikten çıkarken derdi ki; “kurban olduğum Allah komşularımızın rızkını kendi üzerimden gönder.” Böyle diyerek evden çıkardı. O sizin dediğiniz şeyler olurdu sürekli orada.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah...
Ses kasetleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...