Adnan Oktar`ın 1 Mart 2011 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Mehmet Tezkan, Hürriyet Gazetesi’nde Erbakan Hocamız hakkında yazdığı yazıda üç konu üzerinde durmuş. Birincisi; AK Partililerin Erbakan Hocamız’ı ve Milli görüş felsefesini övmelerinin büyük bir samimiyetsizlik ve riyakarlık olduğunu söyleyerek, madem öyle neden ayrılıp yeni bir parti kurdunuz diye sormuş ve sadece Allah rahmet eylesin deyip geçmeleri gerektiğini söylemiş. Ayrıca Genelkurmay Başkanımız’ın Erbakan Hocamız hakkında, ülkemize yaptığı büyük hizmetler daima anılacaktır, diyerek büyük bir hizmet adamı olduğunun da altını çizmesinin de samimiyetsiz ve riyakarca bir açıklama olarak tanımlamış. İkincisi; Erbakan Hocamız’ın partiyi Numan Kurtulmuş’a kaptırmamak için ayakta duramaz haldeyken başa tekrar geçtiğini, bu uğurda Saadet’i de bitirdiğini söyleyerek, Numan Kurtulmuş’un akil ve görmüş geçirmiş bir insan olduğu için dilini kontrol ettiğini, ancak yalnız kaldığında neler düşündüğünü bilemediğimizi söylemiş. Üçüncüsü de; Fatih Erbakan’ın başa geçmesi durumunda partinin bir daha asla sırtını doğrultamayacağını söylemiş.
ADNAN OKTAR: Şimdi Mehmet Tezkan, nerede yazıyor bu?
ALTUĞ BERKER: Milliyet’te Hocam.
ADNAN OKTAR: Milliyet’te, yani Aydın Doğan böyle diyor anladığım kadarıyla ve bu benim gördüğüm Aydın Doğan ekibinin toplu görüşü, toplu görüşü. Şimdi ben onların toplu görüşüne bir toptan cevap vereyim. Şimdi baştan al.
ALTUĞ BERKER: Birinci husus: AK Partililer’in Erbakan Hocamız’ı ve Milli görüş felsefesini övmelerinin büyük bir samimiyetsizlik ve riyakarlık olduğunu söylemiş.
ADNAN OKTAR: Şimdi bak söylemiş değil, direkt okuyarak söyle, ben onlara cevap vereceğim.
ALTUĞ BERKER: Madem öyle neden ayrılıp yeni bir parti kurdunuz, diye sormuş ve sadece Allah rahmet eylesin deyip geçmeleri gerektiğini söylemiş.
ADNAN OKTAR: Kime sormuş?
ALTUĞ BERKER: AK Partililer’e hitap ederek yazmış.
ADNAN OKTAR: Onu özel belirt yani, AK Partililer’e hitap ettiğini belirt, ondan sonra söyle.
ALTUĞ BERKER: Madem öyle neden ayrılıp yeni bir parti kurdunuz diyerek AK Partililer’e hitap etmiş, ifadelerini de samimiyetsiz bulmuş.
ADNAN OKTAR: Şimdi AK Parti iktidar olabilmek için böyle bir modele mecburdu, yoksa hiçbir şekilde iktidar olamazlardı ve ezip geçerek, ezip geçerek çok güçlü bir iktidar meydana getirdiler. Ve iddia edilen Ergenekon örgütünü, Erbakan Hocamız’a kafa tutan, çakallık yapan, itlik yapan iddia edilen Ergenekon örgütünü rezil rüsva edip aşağıladılar ve tepe taklak yere yatırdılar ve kafasını binlerce kere yere vurdular. Bu bir ledün ilmidir. Gayet de güzel yaptılar, çok doğru yaptılar, isabetli yaptılar. Her partiden, her görüşten insan aldılar yanlarına. Tayyip Erdoğan, Erbakan Hocamız’ın adeta kopyasıdır. Bak diyor ki Tansu Çiller, inatçıydı, diyor. Acayip güzel açıklıyor Erbakan Hocamız’ı. Evet inatçıydı. Davasının inatçısıydı, acayip kararlıydı, azimliydi. Yani “azimliydi”yi, inatçı şeklinde söylüyor. Taviz vermeyen, kararlı, azimlinin özetini inatçı olarak açıklamış. Kabul, doğru ama bu anlamda. Azimli, kararlı ve asla dönmeyen. Tayyip Erdoğan’ın da öyle bir özelliği vardır, ben biliyorum. Gururludur, doğru bildiğinden asla dönmez. Ama bu Erbakan Hocamız’dan onlara geçen bir özelliktir. Hep, bütün talebelerinde vardır, bakın tek tek. Bak istisnasız bütün talebelerinde bu terbiye vardır, bu kişiliği, bu karakteri vermiştir onlara, çok benzerler Erbakan Hocamız’a. Stil, üslup, ses tonu, vurgular tıpatıp aynıdır. Bakın, hemen anlarsınız. Erbakan Hocamız’ın terbiyesinden geçmiş diyebilirsiniz. Onun böyle adeta manevi damgası vardır üstlerinde, görülür. Şimdi bu birincinin cevabı tamam mı?
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Geç şimdi ikiye.
ALTUĞ BERKER: Genelkurmay Başkanımız’ın Erbakan Hocamız hakkında; ülkemize yaptığı büyük hizmetler daima anılacaktır, diyerek büyük bir hizmet adamı olduğunun altını çizmesinin de samimiyetsiz ve riyakarca olduğunu açıklamış.
ADNAN OKTAR: Şimdi bak, bunda samimiyetsiz ve riyakar üslup bizzat kendinde var, çünkü devletin içini, devletin özünü, devletin politikasını bilemez. MİT’in görüşlerini, özel harp dairesinin görüşünü, Genelkurmay’ın görüşünü, hükümetin özel kararlarını, gizli dış siyasetini bilemez. Bilemeyince de böyle konuşması münasebetsizlik olur. Devlete çok büyük hizmet etmiştir Erbakan, bilen bilir. Asker bunu bildiği için gerçeği söylüyor, var olan şeyi söylüyor. Devlete çok büyük hizmet vermiştir. Gerek Kıbrıs Savaşı’nda, gerek ondan sonra, ondan sonra, ondan sonra, yüzlerce konuda çok büyük devlete hizmet vermiştir. Hepsi açık değildir ki, herşey söylenmez ki. Ordu bunu bildiği için, bu güzel yönlerini takdirle yad ediyorlar. Bu kadar yeter mi? Yeter, inşaAllah. Evet.
ALTUĞ BERKER: Partiyi, Numan Kurtulmuş’a kaptırmamak için ayakta duramaz haldeyken başa tekrar geçtiğini, bu uğurda Saadet’i de bitirdiğini söylemiş, sonra da Numan Kurtulmuş’u övmüş.
ADNAN OKTAR: Saadet bitecekken, Aydın Doğan’ın müdahalesiyle Saadet Partisi bitecekken ve bunların kafasıyla Saadet bitecekken, birden darmakeşan oldular ve Erbakan Hocamız aslan gibi kükreyip partiyi kurtardı.
ALTUĞ BERKER: Siz de vesile oldunuz.
ADNAN OKTAR: Lime lime edeceklerdi partiyi, darmakeşan edeceklerdi. Böyle sol görüşe teslim edeceklerdi. Adam zaten açık açık söylüyor, biz sosyalistlerle ittifak halindeyiz, diyor. Milli Görüş’ü de kabul etmiyorum, diyor. Milli Görüş’ü de ortadan kaldıracaklardı, partiyi de ortadan kaldıracaklardı, darmakeşan edeceklerdi. Erbakan Hocamız’ın aslan pençesi gibi tek pençesiyle darmakeşan oldular. Şu an Saadet Partisi en güçlü, en dinamik, inancı en güçlü yapıyı oluşturuyor, yapılardan birini oluşturuyor. Dolayısıyla Saadet’in bundan sonraki atağında da çok güçlü bir zemin olduğu için, bunun üzerine muazzam atak yapacaklar. Eğer Numan Kurtulmuş’un elinde olsaydı parti bitmişti şu an. Yani yüzde 1 bile oy alamazdı, tamamen bitmişti; Allah esirgesin, eritip yok edeceklerdi. Allah korudu.
ALTUĞ BERKER: Sizi de vesile etti, inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Yani naçizane, tarih bunu yazdı. Kendilerince sessiz sedasız Erbakan Hocamız’ı köşeye alacaklardı. Kardeşim kimsenin gıkı çıkmadı; başta Cübbeli olmak üzere, birçok insanın gıkı çıkmadı. Bazı ses çıkaranlar oldu ama çoğunun sesi çıkmadı. Ben yeri göğü birbirine kattım ve bir daha böyle bir oyun yapamadılar ve yerle bir oldular. El mi yamanmış bey mi yamanmış Allah onlara gösterdi. Bak şu an manen tir tir titriyorlar. Şimdi de Fatih’ten korkmaya başladılar. Hakikaten korkularında da haklılar, oraya da geleceğim. Sen devam et.
ALTUĞ BERKER: Üçüncüde de, Fatih Erbakan’ın başa geçmesi durumunda partinin bir daha asla sırtını doğrultamayacağını söylemiş.
ADNAN OKTAR: Bakın Fatih Erbakan başa geçerse, parti ezerek iktidar olur söyleyeyim, ezerek iktidar olur. Fatih Erbakan demek, ne demek biliyor musun? Türk-İslam Birliği demektir, İttihad-ı İslam demektir, modern Türkiye demektir, aydın Türkiye demektir, genç ve dinamik Türkiye demektir. Anlamı budur. Silindir gibi ezer. Halep oradaysa, arşın burada derler. Gün gelince görecekler dediğimi. Benim her dediğim çıkıyor ama onların dedikleri çıkmıyor. Evet.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler