Adnan Oktar`ın 7 Mart 2011 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Samimiyet, bulut gibidir, insanın üzerinden kayar gider, duman gibi kayar, insanların üstünden gider. Sürekli tutulması gerekiyor samimiyetin. Gerekirse her on dakikada bir, on beş dakikada bir insanın toparlanması gerekir. Çok çabuk unutulur samimiyet. Hemen insan sokağın stiline gidebilir, insanların stiline gidebilir, yapmacıklığa gidebilir, doğal olmayan üsluba doğru gidebilir ama kendisini toparlarsa, kendisini toparladığında, ‘beni konuşturan Allah’ der. ‘Ben kaderde Allah’a teslim olmuş, Allah’ın Ruhuyum’ der. ‘Allah beni Ruhundan yarattı, ben bir hiçim’ der. ‘Allah’ın gariban bir kuluyum. Benim kaderimi Allah yaratıyor, beni Allah konuşturuyor, benim konuşacak bir gücüm olamaz, sesi ben yaratamam, sesi ben duyuramam, bütün güç kuvvet Allah’ındır. Ben Allah’ın söylediklerini, bana ilham ettiklerini aktarıyorum’ diyecek. Allah’ın verdiği güçle, inşaAllah. Dolayısıyla o zaman güzel konuşur, doğru konuşur, kalplere de etki eder. Çünkü kalplere etki ettirecek de Allah’tır. Anlatırsın etkilenmez adam, boş boş durur. Ama kalplere etki eden de Allah olduğu için, bu bir duadır yani samimiyet bir duadır. Sürekli samimi olmak bir ibadettir, mühim bir ibadettir samimiyet. Mesela namaz kılıyor, ne kadar sürer namaz? 10-15 dakika sürdüğünü düşünelim, ama samimiyet sabahtan akşama kadar devam eden bir ibadettir, sürekli diri tutulması lazım. Allah ayette; “ancak samimi olan kullarım kurtulur” diyor. Bu durumda samimiyetin ana konu haline getirilmesi gerekiliyor. İbadet olarak ana konu haline getirilmesi gerekiliyor. Samimiyet de sık sık insandan gideceğine göre; unutulursa gider, sürekli bu ibadetin içinde olması gerekiyor, bir zikirdir bir nevi, çünkü Allah’ı zikrederek samimiyet duruyor, devam ediyor, inşaAllah. Allah’ı zikretmekle samimiyet iç içedir, beraberdir, ayrı değildir. Samimi olan adam, Allah’ı anmadan samimi olamıyor. Allah’ı anarak samimi olabilir. Dolayısıyla da zikirdir yani sürekli Allah’ı zikretmektir. Makbul bir ibadettir samimi olmak, çünkü Allah ayette diyor, şeytandan Allah’a sığınırım “ancak Allah’ın samimi olan kulları kurtulur”. Yani hepsini onun içine almış Allah, samimiyetin içine almış. Bir tek samimiyet, çünkü samimi olan, helale harama da dikkat ediyor, güzel ahlaka da dikkat ediyor, Allah’ın emirlerine de dikkat ediyor, hepsine dikkat eder. Tevazu içindedir, mahviyetini bilir, şirkten kaçınır, yapmacık olmaz, dürüst olur, gerçekleri gizleyemez, gerçeği açıkça söyler, yalan söyleme gücü olmaz, Allah’tan korkar, yalan söylemekten çekinir. Bütün Peygamberler çok samimiydiler. Allah hep dikkat çekmiştir Kuran’da, dikkat edin “Allah’ın samimi bir kuluydu” diyor Allah onun için mesela, “ihlaslıydı” diyor Allah, ihlas, o da samimiyet demektir. “Salih” diyor, mesela “salih Peygamberler” yine samimi demektir, salih. Birçok kelime vardır, aynı anlama gelir hepsi, hepsi samimiyet üstüne kuruludur. Dolayısıyla, samimi olduğunda, insanın beyni açılır, etki gücü artar, hikmet gelir, hikmetli konuşur ve etkileyici konuşur. Bizim de bu kadar sarsıcı olmamızın nedeni, inşaAllah samimiyetimiz. Avrupa’da başkaları da yapıyor konferans, Darwinizm ile ilgili çok konferanslar yapıldı, kimsenin umurunda bile değil, dinlemiyorlar, adam da gelmez, etkisi de olmuyor. Allahualem pek samimi olmuyor, yapmacık oluyor. Mesela Darwinistler’in yaptıkları konferanslar oluyor, Darwinizm’i savunan, kimse gelmiyor. Çay verelim size, tatlı verelim diyorlar, yine gelmiyorlar. Türkiye’de kaç defa yaptılar, biz fotoğraflarını çektik, bomboş, hiç kimse gelmemiş. Defalarca yapıldı, kimse gelmedi.
MAHMUT TUNCER:Rüşvet verdikleri halde gelmiyorlar.
ADNAN OKTAR:Evet. “Açık büfe var, çay var” diyor. Adam hiç olmazsa ona tamahen gelir zannediyorlar. Adam öyle bir eziyet çekiyor ki, “ben size vereyim çayı, oradaki sandviçler sizin olsun, yeter ki gelmeyeyim” diyor. Çünkü en zor şey nedir, biliyor musun? Yalan dinlemektir. Doğru olmayan bir şeyi dinlemek insanı çok sıkar. Yalancı dinlemek çok ızdırap vericidir. Ben Türkiye’dekileri tenzih ediyorum. İnsanın içini en çok sıkan, rahatsız eden şeylerden birisi de budur. Samimiyetsiz bir insanı dinlemek, doğru olmadığını bile bile, bir şeye ikna etmeye çalışan birisini muhatap almak çok zordur, onun için de konferanslarına kimse gitmiyor. Ama biz gittiğimizde, mutlaka delil gösteriyoruz, mutlaka samimi bir anlatımımız var. Hedefimiz samimi, anlatımımız samimi, çünkü hedefimiz ne? İnsanlar birbirini sevsin diyoruz. Yahudi’si, Hıristiyan’ı, müşriki, Budist’i, hepsi Müslüman olsun diyoruz, ama zor olarak değil, zorlayarak değil, sevgiyle, şefkatle, merhametle, dostlukla, isteyerek ve severek. Bütün dünya kurtulsun istiyoruz, bütün dünya barış içinde olsun diyoruz, demokrasi olsun diyoruz, bütün devletler özgür olsun, bütün milletler özgür olsun, bütünlüklerini korusunlar yani üniter yapılarını korusunlar, bölünmesinler, parçalanmasınlar, huzur içerisinde yaşasınlar, biz bunu istiyoruz. Birbirlerine yardımcı olsunlar, destek olsunlar, kimse kimseyi üzmesin, bu çok kolaydır, aksi zordur. Ama Darwinizm hallolmadan, bu bela hallolmuyor işte. Darwinizm’in olduğu yerde mutlaka, felaket, acılar, belalar oluyor, ızdıraplar oluyor...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler