Adnan Oktar`ın 3 Mart 2011 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Rabbinin nimetini durmaksızın anlat” diyor Cenab-ı Allah, biz de Cenab-ı Allah’ın verdiği her türlü nimeti durmaksızın anlatmak durumundayız. Mesela ben diyorum ki; “benim sevimli kedilerim çok güzel.” Ne yapıyorum? Allah’ın nimetini anlatmış oluyorum. Ertesi gün yine söylüyorum. Masanın güzelliğinden bahsediyoruz, evin güzelliğinden bahsediyoruz; çiçeklerin, hayvanların güzelliğinden, kedilerin güzelliğinden bahsediyoruz. Bu sevincimizi ifade etmemiz gerektiğini söylüyor Allah. Mesela güzel bir hanım vardır, kadın kendine çok güzel bakıyor, marula bakan inek gibi adam karşısında ona bakıyor. Emek vermiş o, o kadar süslenmiş, o kadar kendine bakmış, tek tek takdir edilmesi lazım oradaki bütün güzelliğin. Yani akıllı bir kadınsa, onu bekler. Yani o takdiri bekler. Çünkü görmüyorsa, boşa yapmış gibi bir şey gibi oluyor. Allah da ne diyor, bakın; “Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.” “Benim size sunduğum nimeti anlatın, gördüğünüzü duyayım” diyor Allah. “Hissettiğinizi duyacağım, bundan mutlu olduğunuzu duyacağım” diyor Allah. Mesela üzüm geldiğinde, “Ya Rabbi, ne güzel yaratmışsın” diyeceğiz. Adam, muşmulayı yiyen maymun gibi yiyor, haberi bile yok. Arkasından Darwin muhabbetine geçiyor. Kendi kafasına göre tesadüfen olmuş. Şekeri muhteşem, kokusu muhteşem, görünümü çok estetik, vitaminler, mineraller hepsi mükemmel, toksit madde yok içinde, suyu menba suyu gibi, kupkuru incecik bir dal. Toprağın içine girmiş, çamurun içerisinden geliyor, sana oradan üzüm sarkıtıyor Cenab-ı Allah, dal dal kilolar hesabı, bir buçuk kiloluk sarı sarı üzümler bal gibi. Nerenin tesadüfü bu? Üzümün herhangi bir dalının, herhangi bir iplikçiğinde, o üzümün bütün detayları, dalı ne kadar uzun olacak, ne kadar şekerli olacak, hangi mevsimde şekeri ne kadar artacak, suyunun kalitesi nasıl olacak, mineral ve vitamin dengesi ne kadar olacak, C vitamini ne kadar, B vitamini ne kadar. Kardeşi B1 vitamini, B2 vitamini yani eczane gibi. Vitamin imal ediyor, C vitamini imal ediyor. Tahta dal, C vitamini imal ediyor. A vitamini, beta karoten; bir tek D vitamini olmuyor, hepsi var. Şimdi adamı bu ilgilendirmiyorsa, Cenab-ı Allah o zaman ahirette ona, cehennem bitkileri meydana getiriyor. Cehennem bitkilerinde vitamin, mineral, tat hiçbir şey yoktur. Bilakis çok berbattır. Madem “tesadüfen olduğunu söylüyorsun” diyor Cenab-ı Allah, yani lisan-ı halle, “o zaman bunu yersin” diyor Cenab-ı Allah. Çünkü şükretmiyor. Adam yine tesadüf olduğu kanaatinde. Diyor ki; “Rabbinize söyleyin de, bize size verdiği nimetlerden versin” diyor. Yine haşa Allah ile muhatap olmak istemiyor. Böyle bir kafa. O yüzden de Allah ahirette Darwinist, materyalist düşüncenin gerektirdiği dünyayı onlara sunuyor. Yani bir Darwinistin kafasında kainat nasıl oluşabilir? Onun için bir meyve nasıl oluşur, bir bitki nasıl oluşur, arazi nasıl olması gerekir? Arazinin magma olması gerekir, her yer kaynıyor olması gerekir. Madem her şey tesadüf onun kafasına göre, ki tesadüfü de Allah yaratır, bitkilerin de eciş bücüş olmaları lazım, insanların da eciş bücüş olmaları lazım. Onun için insanlar, cehennemde yamuk yumuk olacaktır ve görünümleri çok itici olacaktır. Yani onların iddiasına uygun olarak yaratacaktır Allah onları. Yani senin inancına göre işte böyle oluyor mantığı ortaya konmuş olacak, inşaAllah, Cenab-ı Allah tarafından.
Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...