Adnan Oktar'ın 21 Kasım 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Az da olsa böyle samimi candan Müslüman kardeşlerimiz, bu oyunu fark edip, deccalin hipnozunu kırarlarsa, çok çabuk netice alırız, zannettikleri gibi olmaz. Çok büyük kitlelere ihtiyaç yok. Hemen netice alırız. Türk-İslam Birliği çok makul bir inançtır, çok makul bir birlikteliktir. Kardeşim savaş istememek ne kadar güzel bir şey, bu kadar düşünülecek bir şey mi bu? Kan dökülmesini istememek bütün dünyanın kabul edeceği bir şeydir. Biz savaş istemiyoruz, kan da istemiyoruz, kardeş olmak istiyoruz. Hıristiyanları, Musevileri doğramak istemiyoruz. Kollamak istiyoruz, biz onlara yardımcı olmak istiyoruz. Alevi, Şii, Bektaşi, Caferi bütün kardeşlerimizi bağrımıza basmak istiyoruz. Mümin ve muttaki görüyoruz onları, düşman olmak istemiyoruz. Bunda anormal, çarpık olan bir şey yok. Var güçleriyle bize düşmanlık empoze etmek istiyorlar, gelen maillerde de var bu, deccalin etkisindeler. Biz de buna karşı akılcı cevap veriyoruz. Yüzlerce mail geliyor. Musevilerin katledilmesi, Hıristiyanların katledilmesi, Alevi ve Şiilere karşı düşmanlık, Şiiler’de Sünniler’e karşı düşmanlık. Bir çılgınlık derecesinde deccal muazzam telkin yapmış. Kardeşim “La ilahe İllAllah Muhammeden Resulullah” diyen adamı ben kardeşim diye bağrıma basarım. Musevi Allah bir diyorsa, o benim Lailahe İllAllah kardeşimdir. Niye düşman olayım? Bak mesela Murat Yiğit kardeşimiz yazmış. Yalnız bunlar bilmediklerinden ve cahilliklerinden deccaliyete hizmet ediyorlar, bilmiyorlar. Bakara Suresi, 120. Cenab-ı Allah ayet vermiş, şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir.” Peki biz Hıristiyanlardan razı olur muyuz bizim dinimize uymazlarsa? Biz de onlardan razı olmayız, bu normal olan bir şey. Herkes kendi dinini haklı olarak görür. Razı olmamak ayrı, düşman olmak ayrıdır. Tabii ki razı olmayız, düzelmesi için, iyi olması için gayret ederiz, hakka, İslam’a girmesi için, gayret ederiz. “De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." İslamdır, Kurandır doğru. “Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan,”onların inancını kabul edersen, teslis inancını kabul edersen veyahut Tevratta ki yanlış olan hükümleri kabul edersen “senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.” Zaten haramdır bu. Biz Hıristiyanların inancına uyalım mı diyoruz teslis inancına uyalım mı diyoruz. La İlahe İllAllah’da, Allah’ın birliğinde onlarla ittifak edeceğiz, kardeş olacağız. La İlahe İllAllah’da kardeş olacağız. Çarpık olan, yanlış olan bir inançta kardeşiz, o konuda sana ittiba ediyorum, bağlanıyorum denir mi? Tabii ki denmez...
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler