Adnan Oktar`ın 21 Mart 2011 tarihli A9 Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Dünyadaki Şii ve Sünni Müslümanlar, sizce İsrail ve müttefiklerine karşı güçlerini birleştirmeye hazırlar mı?” Selamını almadığım kardeşlerimin hepsine Aleyna Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu diyorum. Şii ve Sünni Müslümanlar, tabii birleşip İsrail’i yerle bir etmeleri lazım; ne kadar Hristiyan varsa, ne kadar kafir varsa hepsini yerle bir edecek, sel gibi kan akıtacaklar. Sünni olmayanları doğramaları lazım! Bu deliliği, bu mantıksızlığı bırakacaksınız. İş birliği yaparak bilmem ne, öyle bir konu yok. Biz onlara sahip çıkıyoruz. Onlar bizim yedi emanımızda Allah’ın mazlum kulları. Ezim ezim eziyorlar Hristiyanları, Musevileri ezim ezim eziyorlar. Ağızlarını burunlarını kırıyor İsrail polisi, darmekeşan ediyor. Komaya sokuyorlar döve döve. Ne diye birleşiyoruz onlara karşı, niye birleşelim? Bilakis ittifak edeceğiz. Niye birleşmeyelim? Dinsizliğe karşı biz onları koruyup-kollayacağız, şefkat göstereceğiz. La ilahe illAllah kardeşiyiz. Muhammeden Resulullah demeleri için de dua ediyoruz. Muhammeden Resulullah dediklerinde de, la ilahe illAllah Muhammeden Resulullah kardeşi olacağız. La ilahe illAllah diyen insan ile ben, Allah yok diyen adamla aynı safta olur muyum? Tabii ki la ilahe illAllah diyeni ben üstün tutarım. Adam diyor ki; Allah yok diyen adamla, la ilahe illAllah diyen aynıdır. Olur mu öyle şey? La ilahe illAllah diyen ayrıdır. Onlarla ittifak vardır, onlara şefkat vardır, koruyup-kollamak vardır, merhamet vardır. Dinsize ne yapılır? Ona da zulüm yapılmaz. O da korunup kollanır, ona da merhamet. Allah vermesin, Allah seni de öyle yaratabilirdi. Bak sana Allah hidayet etmiş, dua etsene kurtulması için. Masonuna, komünistine, şununa bununa, hepsine biz sahip çıkıyoruz. Hepsi bizim kardeşimizdir. Hz. Adem (a.s)’dan gelen bir kardeşlikleri vardır. Kan kardeşiyiz, ama din kardeşi değiliz. İnşaAllah din kardeşi olacağız. Kan yönüyle aynı anadan, babadan geliyoruz; Hz. Adem (a.s)’dan, Hz. Havva (a.s)’dan geliyoruz, değil mi? Aynı evlatlarız, ama dalalete düşmüşler. Hidayet bulmaları için gayret ederiz. Mesela şimdi insanların çocukları dinsiz oluyor, kovuyor mu, sokağa atıyor mu? Dindar insanlar var; bir çok kişi var, kızı esrarkeş oluyor, uyuşturucu müptelası oluyor, uyuşturucudan ölenler var. Sokağa mı atmışlar çocuklarını? Var güçleriyle koruyup kolluyorlar. Şefkat gösteriyorlar ve iman etmesi için hem dua ediyorlar, hem gayret ediyorlar. Başkasının çocuğu olunca, paramparça olsun, diyorlar. Olmaz öyle şey. Kendi çocuklarına nasıl titizlerse, nasıl kurtulmaları için gayret ediyorlarsa, başkasının çocuğu da aynı hükümdedir, aynı şekilde kurtarmak için gayret edecekler. Ben bir çok mutasıp aile biliyorum, çocukları komünist, dinsiz, imansız, it kopuk olmuşlar. Kızları kötü yola düşmüş aileler var, biliyorum, çocuk dinsiz olmuş, dine imana, mukaddesata bayağı saldırıyor. Gece gündüz dua ediyorlar. Geldiğinde kızına karşı gayet saygılı, şefkat gösteriyor, hürmet gösteriyor, kimseye laf söyletmiyor. Başkasının çocuğu olduğu zaman niye ağzı bozuyorsun, değil mi? Hepsi bizim evladımız, hepsini korumakla mükellefiz; Hristiyanları da, Musevileri de yine aynı şekilde. Hz. Adem (a.s)’dan kardeşimiz onlar, aynı anne babadan gelen kardeşleriz. Din konusunda eksik yönlerini Allah, onlara güzellikle anlatın, diyor. Kötü bir söz söylemeyin güzellikle onlara hitap edin, diyor Allah. “En güzel bir tarzın dışında, onlar bir hitabınız olmasın” diyor Allah. Deyin ki “bir olan Allah’ta ittifak edelim” deyin diyor. Biz de işte onları, Hıristiyanları la ilahe illAllah’a davet ediyoruz. İttifakımız sevgi için, insanları boğmak için değil. Tabii ki Sünni’si ile, Alevi’si ile, Ceferi’si ile, Şii’si ile, Bektaşi’si ile Nur gibi Müslümanlarız, tertemiz kardeşleriz. La ilahe İllAllah Muhammeden Resulullah dedi mi, bitti zaten. Hem la ilahe İllAllah, hem Muhammeden Resullullah kardeşiyiz, bu konu açık. Ama Hristiyan kardeşlerimizin tabii ki teslis inancından dolayı biz mutazarrırız, rahatsızız, ondan kurtulmalarını istiyoruz, dua ediyoruz onlara. Ama nefretle aşağılayarak değil, şefkatle yaklaşıyoruz. Museviler; Allah bir diyorlar, cennete, cehenneme inanıyor, Hz. İbrahim (a.s) seviyor, Hz. İshak (a.s)’ı sever, Hz. İsmail (a.s) sever, Hz. Yakup (a.s)’ı sever, bütün Peygamberleri sever. Müslümanları Nuhi olarak görüyorlar, hak din olarak görürler Müslümanları. Biraz konuşulduğunda da; vicdanlı olan Musevi kardeşlerimizle konuşuyoruz, Hz. Muhammed (s.a.v) tabii ki hak Peygamber, belli diyorlar. Kuran’ın da hak din olduğu belli, ama biz Museviliği bırakmak istemiyoruz, diyorlar. Kardeşim biz de Museviyiz, Kuran’daki Tevrat’ın hükümlerine biz uymuyor muyuz; Kuran’da geçerli hükümlere? Hz. Musa (a.s)’ın söylediklerine biz uymuyor muyuz? Hz. Musa (a.s) söyledikleri ne? Aynı şekilde Tevrat’a uymak oluyor, değil mi? Çünkü Tevrat’ta da aynısı var. Tevrat’ta olan ile, Kuran’da olan aynısıysa, biz Tevrat’a da uymuş oluyoruz o durumda, ama Tevrat’ın gerçeğine uymuş oluyoruz. Tevrat’ın gerçeği nerededir? Kuran’dadır. İncil’in gerçeği nerededir? Kuran’dadır. Biz Kuran’a uyduğumuzda, hem Tevrat’a, hem İncil’e de uymuş oluruz, hakikatine gerçeğine uymuş oluruz. Bu yüzden vicdan azabı çekecek bir şey yok. Hz. Musa (a.s)’ı bırakın demiyor ki Kuran. Hz Musa (a.s)’ı daha çok sevin, hakkıyla bağlanın, Allah rızası için namaz kılın, Hz. Musa (a.s)’ın hükümlerini tam yerine getirin, diyor Kuran. Hz. Musa (a.s) namaz kılın diyordu, kılıyor mu Museviler? Kılmıyorlar. Kılın, diyor Allah işte. Zekat verin, diyor. Museviler zekat versinler, diyor Allah. İşte kurban kesin, diyor güzel. Oruç tutun, diyor, çok güzel. Hz. İbrahim (a.s)’ın mekanı Kabe’ye gidin, Hac edin, diyor. Hz. İbrahim (a.s)’in olduğu yerde, Hz. Hacer (r.a), Hz. İbrahim (a.s)’in olduğu yerler, Hz. İsmail (a.s)’in olduğu yerler, gidin oraya ziyaret edin, diyor Cenab-ı Allah. Gayet güzel işte, bunun Musevilikle çatışan neresi var? Gerçek Musevilik bu işte. Bir insan Kuran’a uydu mu, gerçek Musevi olmuş olur, gerçek Hristiyan olur ve gerçek Müslüman olmuş olur. Biz de gerçek Müslümanız, inşaAllah. Karışık bir şey yok. Dolayısıyla biz kafa, göz yarmak için değil, sevgi için birleşmek istiyoruz, dostluk için, kardeşlik için, barış için. Biz hiçbir ülkenin helakını istemeyiz, hiçbir devletin yıkılmasını istemeyiz. Mesela farz edelim İran, devleti de baki olsun, sistemi de baki olsun, nasıl istiyorsa öyle. Halkın istediği gibi, insanların istediği gibi olur, zorla dayatmayla hiçbir şey olmaz...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler