Adnan Oktar`ın 24 Mart 2011 tarihli A9 Tv ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Ben 16 yaşındayım, Almanya’da yaşıyorum Hocam. Telefonla canlı yayına bağlanma imkanı var mı Hocam?” diyor. Olur da, şimdi telefonda adam çıkar, bir densizlik yapar, bir münasebetsizlik yapar, bu sefer bunu düzeltme imkanımız da olmaz. Suç işler; özellikle Almanya’dan bağlanıyorsa, bizim orada mağdur olacağımız belli, çünkü muhtemelen Almanyalı olduğunda, daha pervasız oluyorlar tabii, daha rahat. Adamlara bütün yollar Roma’ya çıkıyor, acayip pervasızlar, deli deli ağızlarına ne gelirse söylüyorlar. Herkesi tenzih ederim tabii, buradaki delikanlıyı kastediyorum, keratayı, hissediyorum ne konuşacağını. Bir kere, dinin, İslam’ın menfaatini akılcı olarak değerlendiremiyorlar. Yıkıcı ve akılsızca dalmak istiyorlar. Rezil kepaze olduktan sonrada kurtarın bizi diyorlar, mesela Kaddafi de öyle. Bakın rezil, perişan olduktan sonra; pardon, Türkiye hemen gelsin kurtarsın, diyor. Biz seni uyarmadık mı başında? Paşa paşa, efendice gelecekti, hiçbir şey olmayacaktı. Şu an adamlar ne diyorlar? Katli vaciptir dedi Avrupa, katli kanunen hakkımız şu an, canı bize helal diyorlar. Ne demek? Öldüreceğiz, diyorlar. Bu akılsızlığa ne gerek var? Ucuz kahramanlık yapıyorlar, başı belaya girdiğinde de, kurtar bizi Türkiye. Olmaz, inşaAllah. Ben çok akılcı davranan bir insanım, Müslümanların menfaatini en iyi şekilde koruyup, kolluyorum. Fitneye sokmadan, başlarını belaya sokmadan, en güzel şekilde, sevgiyle, akılla, bilimle, Kuran’ı ve İslam’ı anlatıyorum. Bazı ahmaklar balıklama dalıyorlar, tepesinin üzerine betona çakılıyor, oldu bir kere, diyor. Olmaz öyle şey. Sonra da Marlboro satıcısı oluyorlar, Amerikan askerlerine kadın, kız satmaya başlıyorlar. Bıraksınlar dangalaklığı, akıllı hareket edecekler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hep akılcı tavır almıştı. İllaki Yahudi ve Hristiyan düşmanlığı istiyorlar. Kardeşim okuyorum, Peygamber (s.a.v.)’in uygulamasını gösteriyorum, mektubunu okuyorum, daha nasıl anlatayım? Kütüb-i Sitte’den anlatıyorum, Kuran’dan anlatıyorum, Kuran’ın birçok ayetini yok hükmünde kabul ediyorlar. İllaki Yahudileri tuttuğu yerde kesecek, Hıristiyanları tuttuğu yerde kesecek, dinsizleri tuttuğu yerde kesecek. Kesip biçme, böyle bir şey yok. Anlatarak, şefkat, merhamet, akıl ve bilimle anlatım vardır. İster kabul eder, ister kabul etmez, dinde zorlama yok, ayet var.
Atatürk hakkında abuk sabuk konuşup, zırzopluk yapmaya hazırlanan bazı tipler var. Tevbe estağfirullah, dangalak herifler, benim konuştuklarım doğru, samimi konuşuyorum, anlatıyorum. Ne geçiyor eline Atatürk düşmanı olunca, ne geçecek eline, boyun mu uzayacak? Vefat etmiş bir insan, kendini koruyamıyor, değil mi? Eserlerine bakıyoruz, dindar olduğu ortaya çıkıyor, konuşmalarına bakıyoruz dindar. Sırf bir kere la ilahe illAllah dese bile, Müslüman olduğuna hükmediliyor, değil mi? Hatta, musalla taşına gelse bile Müslümanlığı için yeterli diyorsunuz. Bu insan sürekli la ilahe illAllah Muhammeden Resullullah diyor, her gün Kuran okuyor. İmam Hatip’leri açtırmış, İlahiyat Fakültelerini açtırmış, Diyanetleri kurdurmuş, değil mi? Elmalılı tefsirinde 7 madde üzerinde madde açıklamış, titiz bir Müslümanlık anlayışı var. Yok içki içiyormuş, sana ne? Baban içmiyor mu? Senin baban da içiyor, deden de içiyor, şu iş mi? İçki içtiyse günahı ona, ne alaka yani? Biz genel tavrına bakarız. Genel tavrına göre Müslüman. La ilahe illAllah Muhammeden Resullullah dediğine göre Müslüman. Ucuz kahramanlık yapıyorlar. Bunları bırakacaklar, akıl değil bu, vefat etmiş bir insan. Kendi dedesi oluyor, şaraptan ölüyor, içmiş artık şişip ölüyor, konuşsana ondan, ondan konuşma yok. Milyonlarca insan içki içiyor, Müslüman değil mi bunlar? Müslüman, olabilir, günaha da girer, tevbe eder, Müslüman’dır, değil mi? Sanki ana konu buymuş gibi, böyle durup durup ucuz kahramanlık üslupları falan, insan şaşırıyor. Kardeşim kaç tane sayıyorum, bunlardan bir tanesini bile yapmış olsa yeterli. Sürekli cebinde Kuran taşıyan bir insana vefat ettiğinde ne denir? Müslüman denir. Her gece köşkte Kuran okutturuyor, bu nedir, Müslümanlık alameti değil mi bu? Ayrıca elinize ne geçecek?...
ADNAN OKTAR:... Olabilir, günahı da olabilir, Atatürk ben evliyayım, Peygamberim demiyor ki. Günahkar, Allah’ın bir kuluyum diyor, değil mi? Akıllarını başlarına alsınlar, böyle laf olmaz. Benim anlattıklarımı gece gündüz anlatıyoruz, sürekli Allah’ı övüyor, dini övüyor daha ne istiyorsun? Ne güzel. Senin deden böyle övmüş mü, bir bak bakalım; kerataya diyorum, ufaklığa. Dedesi şarabın türlerini, envaini bilir, kafayı çekip yatan tipler oluyor, ona bir şey yok. Atatürk gizli içmiyordu ki, bütün milletin gözü önünde içiyordu içtiğinde, böyle saklısı gizlisi yoktu, ben içiyorum diyordu, değil mi? İnşaAllah. Ne olur? Günaha girmiş olur. Dinden mi çıkar? Yok. Baksana, genel icraatına bak, inşaAllah...
ADNAN OKTAR: Bizim çocukluğumuzda Atatürk’ü bambaşka anlatırlardı, ben ilkokuldayken, ortaokuldayken. Ben sonra öğrendim Atatürk’ün dindar olduğunu, bilmiyordum ben, bize bambaşka anlatıyorlardı.
ALTUĞ BERKER: Komünist tanıtmaya çalışıyorlardı Doğu Perinçek’in dergisinde falan, 2000’li yıllarda.
ADNAN OKTAR: Tabii. Hutbe verdiğini bilmiyorduk camiide, namazlarını kıldığını bilmiyorduk. Kuran’ı gayet güzel okuyabilen bir insan, çok güzel tefsir yapıyor, hocalarla konuşuyor, onların göremediği birçok şeyi görüyor, açıklıyor onlara, anlatıyor. Benim anlamadığım, mesela dedeleri oluyor, meyhaneden çıkmıyor, hayatlarında bir kere, iki kere Cuma namazlarına gidiyor, elhamdulillah Müslüman’dı dedem diyor. Peki, Atatürk’ün suçu ne, niye orada hüsnü zan etmiyorsun? Bir de vefat etmiş bir insan, kendini koruyamıyor da. Hayattayken söyle bakalım, söyleyebiliyorsan? Almanya’dan telefonla katılabilir miymiş, kerata oradan atıp tutacak. Nasıl olsa kanunlar oraya yetişemiyor, ondan sonra biz de onunla cedelleşeceğiz. Sen anlatsana İttihad-ı İslam’ı, Türk-İslam Birliği’ni, Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetsene, Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın inişinden bahsetsene, bahsetmiyorsun kerata. İllaki kavga olsun; ona kafir desinler, buna münafık desinler, şuna şu desinler, sürekli suçlama ile nereye varacaksın? Ağzınızdan sevgi çıksın, bir muhabbet çıksın, bir güzellik çıksın...
ADNAN OKTAR: ... Ağızlarına sevgi alsınlar. Facebook’taki sayfalarını açıyorum, hep nefret, ya küfür, ya hakaret, ya biriyle dalaşma, ya saldırı. Allah sevgisinden bahset, Allah korkusundan bahset, kardeşlerin arasındaki muhabbetten bahset, Müslümanların latif olmasından bahset, affediciliğin güzelliğinden bahset. Güzel olan şeyleri anlat, çiçeklerin, böceklerin, insanların güzelliğinden bahset. Doğru mu Berker’im?
ALTUĞ BERKER: Çok doğru Hocam, inşaAllah. Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Hep abus çehreler, abus konuşmalar, saldırgan üsluplar, mafya kılıklı tipler böyle. Tabii iyi insanlar, güzel insanlar da var, ama ne gerek bunlara kardeşim? Baktığımızda içimiz açılsın, herkesin ağzında sevgi olsun, merhamet olsun, muhabbet olsun...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler