Adnan Oktar`ın 31 Mart 2011 tarihli A9 Tv ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Mesela “illa savaşacağız” diyorlar, biz de illaki savaş olmasın diye uğraşıyoruz. Dün buraya yine Musevi hahamlar geldiler. İsrail ile Türkiye arasındaki gerilim ve bölgedeki gerilim, Filistin ile aralarındaki gerilimi konuşmak için çağırdım. Çünkü büyük bir operasyon yapmayı düşünüyorlar Filistin’e karşı, o konuda ikna ettim, konuştum. Savaşın doğru olmadığını, Hz. Mehdi (a.s) devrinde olduğumuzu yani Shiloh, Kral Moşiah, Kral Mesih’in devrinde olduğumuzu; Tevrat’ta, o devirde savaş olmadığını yazdığını söyledim. Uzun uzun onu anlattım gelen hahamlara. Bayağı kanaatleri geldi, çok olumlu izlenimleri oldu. Bu kişiler siyasete, parlamentoya etki eden kişiler. Çünkü İsrail bir din devleti. Değilmiş gibi görülüyor ama işin doğrusu öyle, din devleti. Yani Tevrat’a göre yönetiliyor ve hahamların görüşü devlet politikası oluyor, ona göre hareket ediyorlar. O savaşın durdurulması için, katliamın durdurulması için akşam özel görüşme yaptık, özel sohbet ettik. Bir de İsrail başhahamını buraya davet edeceğiz, inşaAllah; özür dilemesi için, Marmara Gemisi’ndeki katliam için. Oradaki bütün dindar Museviler adına, hepsi adına özür dilemek için gelmeyi düşünüyor. Konuştuk, kabul ettiler onu; güzel buldular, inşaAllah. Önümüzdeki günlerde bu Şas Partisi milletvekilleri, başhaham olan o kişi de gelecek, inşaAllah. İyi olması için gayret edeceğiz. Bu, Tevrat’ın da hükmüdür ama Kuran’ın da hükmüdür aynı zamanda, inşaAllah. Ben, İsrail ile Türkiye’nin gerginlik yaşamasını istemiyorum, şahsım adına. Yani savaş olsun istemiyorum, Filistin’e operasyon istemiyorum. Çünkü bu bir fayda değil ki. Filistin sürekli oraya roket atıyor. Onlar da diyorlar ki; “bunlar bize sürekli roket atıyor biz de kendimizi savunacağız, ne yapalım?” diyorlar. Savunacaksın ama havadan bombardıman yapmayacaksın, orada çoluk çocuk var, herkes var. “Onlar da bize atıyorlar” diyor. Şimdi orada yapılacak şey affedici ve şefkatli olmak ve yatıştırıcı olmak ve konuşarak halletmek. Yani kanı kanla temizlemek olmaz. Bir de İsrail yaptı mı; birse bin karşılık veriyor. Ne bir olsun, ne bin olsun; biz bunun için uğraşıyoruz. Biz, hiç olay istemiyoruz. Çünkü bombardıman oluyor, evler yıkılıyor; çocuklar yaralanıyor, sakatlanıyorlar, vücutları enfeksiyon kapıyor, acayip ızdırap çekiyorlar; binlerce, yüzlerce kişi. Bu kahramanlık değil ki kardeşim; önü yok, sonu yok bunun. Niye olsun ki bu? Bölge herkese yetecek gibi, koskoca arazi; ucu bucağı yok. İsrail’in nüfusu çok az zaten. Bölge çok geniş, arazi çok geniş. Her zaman söylüyorum; yıkalım o surları, açalım, rahatlasınlar. Gelsinler, her yere yerleşsinler; Ürdün’e yerleşsinler, Mısır’a yerleşsinler. Fabrikalar kursunlar; tesisler, okullar, hastaneler kursunlar. Ne alaka? Filistin’i çeviren sınırlar da kalksın. Otuz parça neredeyse Filistin; bir orada, bir orada, olur mu öyle şey? Yıkın, açın; istedikleri gibi gezsinler. Güvenlik bölgeleri olmasın. Ama bu Moşiah, Hz. Mehdi (a.s) zamanında olacaktır. Bir türlü olmuyor onun dışında. Aylardan beri uğraşıyoruz Filistin’e operasyon olmaması için. Konuşuyoruz. Hem dua ediyoruz, hem yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onlar da istemiyorlar; mesela bizim konuştuğumuz hahamlar da istemiyorlar operasyonun olmasını, inşaAllah. Ama hükümetin içerisinde dinsizler de var, yani laf söz dinlemeyen tipler var. Adam gözü kapalı hareket ediyor, inşaAllah. Ama Moşiah’ın ruhu, Kral Mesih’in yani Mehdiyet ruhu dünyaya hakim olduğu için olmuyor. Tutturdular Armagedon, Armagedon, illa Armagedon. Armagedon’u yaparsan dünyada adam kalmaz, delirdiniz mi siz? “İncil’de geçiyor, Tevrat’ta geçiyor, illaki Armagedon’u yapacağız bölgede” diyorlar. Öyle bir şeyde atom bombası kullanacaksın, bütün büyük şehirlere atom bombası atacaksın; o sana atacak, sen ona atacaksın. Kimse kalmaz ki dünyada. Ve büyük bir felaket olur. “Onun arkasından Hz. Mehdi (a.s) çıkacak” diyor. İnsan kalır mı ki Hz. Mehdi (a.s) çıksın arkasından? Kimse kalmaz ki; medeniyet, insanlık hiçbir şey kalmaz öyle bir şeyde, mahvolur dünya. Yani 1. Dünya Harbi’ne, 2. Dünya Harbi’ne benzemez bu. Çok büyük felaket olur. Çünkü teknoloji acayip yüksek şu an, yağmur gibi. Ne kadar silah varsa hepsini birbirlerine karşı kullanırlar. Mesela İran, dünyanın silahını yığdı, hazırladı. İsrail de muazzam silah yığdı. İki tarafın da kabadayıları var. Hani “ah bir bulaşsalar da birbirimize girsek” kafalarındalar. Orada el kadar küçük çocuklar var; tatlı, ufacık; Filistinli çocuklar var, koşuşturuyorlar keratalar, dünya şekeri. Niye rezalet çıksın, niye kan aksın? Eğlence mi bu? Filmlerde, orada burada görüyorlar, ucuz kahramanlık yapmaya kalkıyorlar. Müsaade etmeyeceğiz, inşaAllah. Nefislerine barış zor geliyor. Barış asıl güzel, zevkli olan; barışı asıl istemeniz lazım. Savaş zevkli geliyor adamlara, eriyorlar. Eskiden de öyleydi, eski tarihlerde de öyleydi; birçok devirde öyle olmuştur. Savaş dedin mi adam eriyor, seviniyor, “hadi savaşa gidiyoruz” diyor, çığlık atıyor, koşuşturuyor, havalara sıçrıyorlar birbirlerini boğacaklar diye. Nesine seviniyorsunuz siz bunun?...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler