Adnan Oktar`ın 5 Nisan 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... “İstanbul'daki sevgili kardeşlerim” diyor Musa Jallow, Gambiya. MaşaAllah. “Yardım kuruluşunun teknoloji müdürü” diyor. Bir yardım kuruluşunun teknoloji müdürüymüş. “Ben Harun Yahya Hocamız'ın eserlerini İstanbul'da olduğum 1998-2004'den beri izliyorum. Sizi şimdi A9 Tv'den izliyorum. Bu üçüncü büyük gelişme. Allah sizin bu güzel çalışmanızı ödüllendirsin. Ben Batı Afrika'da, özellikle Gambiya ve Senegal'de evrim aldatmacası ile ilgili daha çok konferans yapmanızı istiyorum; çünkü buralar birçok materyalist felsefelerin yaygın olduğu yerler. Siz gerçekten çok güzel işler yapıyorsunuz. Allah işlerinizi hayır etsin, sizlere cennet nasip etsin. Çok güzel işler maşaAllah” diyor. Kardeşim, kitap dağıtacaklar. Her yere kütüphane kursun kardeşlerimiz. Bak, kardeşimiz Musa Jallow, bir insanın ömründe bir kütüphane kuracak kadar gücü olamaz mı, değil mi? Her gün kenara çok az bir para koymuş olsa çok rahat bir kütüphane oluşturabilir. Büyük bir şehirde, büyük bir merkezde evini, dükkanını, herhangi bir yerini kütüphane yapar ve herkese bu kitapları tavsiye ederse, gösterirse, bir kere okutturursa; alsın kitabı götürsün, adamın eline versin kitabı, okutsun, başında beklesin. 20 dakika, 25 dakika bile okumuş olsa yeter ona o. Resimlerine baksa yeter. Mesela Yaratılış Atlası'nı alsın götürsün. “Böyle bir kitap var, evrime cevap veriyor” dedin mi, adam okumasa dahi evrim kafasında yıkılır. Bak, nasıl bir çözüm vardır onun için biliyor musun? Ya o kitabı baştan sona okuyacak, başka türlü bir yol yok. Bak, aynı şekilde Müslümanlara da yapılmıştı bu zamanında. Abdülhamid döneminde, Abdülaziz zamanında dediler ki; “evrim teorisi diye bir teori var, Allah yaratmamış” dediler, haşa. “Tesadüfen olmuş canlılar” dediler. “Nereden anladınız?” Adam dedi ki; “Darwin denen bir adam var, kitap yazmış, 'Türlerin Kökeni' diye. Bilimsel olarak açıklıyor” diyor. Şimdi bunu duydu mu bir adam; ya o kitabı okuyacak, ya o kitabı okuyacak. O kitabı okuyup cevabını vermeden imanını muhafaza edemiyor. İllaki o kitaba bakıyor, hatta Erich Von Daniken mıdır nedir, bir adam vardı, onun kitapları vardı. Onları okuyanlar bile, bu kitabı okumadan karar veremediler. Birçok insan. Bu konunun usulü budur, yani “evrime cevap var burada” dedin mi adamın mutlaka onu okuması gerekiyor. Çünkü çok ciddi bir cevap. Yıkıcı bir cevap Yaratılış Atlası. Mesela kitabı gezdirse birkaç köy, kasaba; önemli insanlara bir kere gösterse ve dese ki, mesela nereden yazmış bu kardeşimiz? Gambiya'dan. Gambiya'da, gidersin bir profesör adama, “Selamun Aleykum Hocam” dersin. İngilizce Yaratılış Atlasını götürür, önüne koyarsın; “bana böyle bir kitap geldi ama ben bu kitabın kritiğini yapamadım. Doğru mu burada yazanlar? Bir baksanıza şöyle kısaca” dersin. “Bir gün sizde kalsın, ben yarın alayım sizden. Bir göz geçirin, ben ona göre karar vereceğim, bu kitabı okuyup okumamaya.” Bitti. Adam kitabı okudu mu, 10-15 sayfasına bakmış olsa konu biter. Sonra ne diyecek biliyor musun adam? “Baştan sona hurafe, inanma bu kitaba” der adam. Bu ne demektir biliyor musunuz? Dümdüz oldu demektir adam, konu bitti demektir. Özellikle öyle bir cevap, dümdüz olduğunu gösterir. Onun için kitap en etkili yöntemdir. Yani interneti açıp, bilgisayarı açıp; “alın, buradan okuyun,” bu biraz zordur ama kitabı tuğla gibi evine götürüp bıraktın mı, konu kökünden hallolur. Kitap en vurucu olaydır...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgeseller