Adnan Oktar`ın 21 Nisan 2011 tarihli A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Selamun Aleykum Hocam.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Sizi kanalınız A9 TV sayesinde buldum. Ben 19 yaşında üniversiteye hazırlanan bir gencim. Sizi bize nasip ettiği için Allah’a şükrediyorum ve bu çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum.” Allah’a hamd ediyoruz. “Hocam, kafama çok takıldı; siz TV programınızda kötü insanları, Deccaliyeti savunan insanları, Allah yarattığı için öyle olduklarını söylediniz. Tabii ki her şeyi Allah yaratıyor ama bu dünyada adil bir sınav olması için insan iradesini öne koymuyor mu? Yani insanlar kötülüğü seçtiği için kötü değiller mi? Bu kafama çok takıldı Hocam, inşaAllah cevaplarsınız. Hayırlı geceler” diyor kardeşimiz. Şimdi gidin bir komüniste, dinsize sorun, var ya internette ateist siteler; “hemşerim, sen bu yazıları yazıyorsun ama bunu yazarken böyle elini tutan bir güç var mı senin, zorla mı yazıyorsun, nasıl oluyor yani, kafana baskı yapan bir güç hissediyor musun, elini o şekilde yazdıran bir güç var mı?” dersin. “Sen ne diyorsun” der adam, “olur mu öyle şey, tabii ki bilerek ve isteyerek yapıyorum” der. Herkes bilerek ve isteyerek yapar. Allah’ın gücünü, Allah’ın sırrını kavramak mümkün değil. Bir avuç beyinle ki o bir avuç beynin de şu kadar kısmı kullanılıyor zaten, şuur kısmı şu kadardır, Allah’ın sırrını kavramak mümkün olmuyor. Şimdi kardeşim, ben daha değişik bir şey söyleyeyim; sonsuz kısa zamana an deniyor, bakın sonsuz kısa zaman. Sonsuz kısa zamanda sonsuz zamanı yaratmış Allah ve olup bitmiş sonsuz zaman. Sonsuzluk biter mi, bitmiş işte. Bitmiyor ama anlamanız için bitmiş diyorum. Biter mi, bitmez tabii. Ama sonsuz kısa zaman içerisinde onu bitirmiş Allah. Anlayabildin mi? Anlayabilen olmaz. Sonsuzluğu bir kere kavrayamıyorlar ki, onu kavrasınlar. Yok, sonu yok; git, git, git, sonu yok. Mesela, bin katrilyon çarpı bin katrilyon sene tekrarlasan, bir rakam tekrarı meydana getirsen, meydana gelen rakam sonsuzluğun başına konduğunda daha hiç başlamamış hükmünde oluyor. Sıfır hükmünde oluyor. Milyarlarca katrilyon sene olsa, ne kadar zaman geçti dersen sonsuzluğa göre, sıfır hükmündedir, hiç. Şimdi bunu akıl almıyor ama böyle, doğrusu da böyle. Bilimsel açıdan da doğru ama akıl almıyor. Mesela, şimdi beni televizyonda seyrediyor kardeşlerimiz, değil mi? Televizyonda seyrediyorlar. Ne kadar uzak televizyonları? 2 metre, 3 metre uzakta. Yok öyle bir şey. Akıllarının almayacakları bir şey söyleyeyim, yeminle de söylüyorum, ben beyinlerinin içindeyim şu an, hepsinin. Televizyon o kadar uzakta değil, beyinlerinin içinde, aynı yerdeyiz. Akıl alıyor mu, almıyor. Ama doğru. Doğru olan da bu, bilimsel olarak doğru olan bu. Onun için iki kere iki dört eder şeklinde, ben bunu anlarım diye bir şey yok. An içerisinde hepsi bunu yapıp bitirmişler. Ben mesela şu an zorlanmıyorum dini anlatırken, bir güç beni zorlamıyor ama kaderimdekini konuşuyorum. Ne zaman ben bunu konuştum biliyor musunuz? Daha Hz. Adem (a.s)’ın çamuru karılırken ben bunu konuştum, bu konuşmayı ben yaptım. Hz. Adem (a.s) daha balçıktandı, daha o heykel haline gelirken ben bunu konuşmuştum ve tamamı bitmişti. Akıl alıyor mu? Almaz ama doğru, bilimsel olarak doğru. Tek bir an var, izafi fizik bu gerçeği daha yeni kabul etti, bu bilimsel gerçeği. Eskiden zaman bağımsız bir güç zannediliyordu, bağımsız bir varlık zannediliyordu zaman. Bir de baktılar ki, zaman beynin bir ürünü, algı biçimi; inanç, inanca zaman deniyor. Serbest uzayda zamanın olmadığını anladılar, zaman yok. Gerçek anlamda mekan da yok. Mesela diyoruz ki, Samanyolu acayip büyük. Bir başka varlık avucunun içinde bakıyor Samanyolu’na, “bu toplu iğne başı kadar şey nedir?” diyor, “Samanyolu” diyorlar. Bir başkası için, bütün evrenin tamamı, bardağının içindeki küçük bir toz olur, ufacık bir toz, evrenin tamamı. Haberi bile olmaz, mesela parmağıyla şöyle alır kenara koyar bütün evreni. İzafidir mekan; zaman da izafidir, mekan da izafidir. Einstein söyledikten sonra, “doğruymuş” dediler. Kuran 1400 sene önce söyledi. Onun için, Allah; “onlar akletmez bir kavimdir” diyor. Darwinist ve materyalist insanlar o kadar akledemezler, akılları çok zayıftır. Ufukları dardır, çok dar düşünürler. Sizin zannettiğiniz gibi değil; havalı, afili hareketlerinden dolayı siz onları bir şey var zannediyorsunuz ama değil. Biraz konuşsanız akıllarının çok zayıf olduğunu anlarsınız, hayret edecek şekilde akılları zayıftır. Fakat onlar böyle entel dantel falan takıldıkları için, insanlar da biraz avami baktıkları için fark edemiyorlar. Halbuki biraz konuşup, sohbet etseniz, analiz etseniz; zeki olduklarını ama akıllarının çok zayıf olduklarını görürsünüz. Kuran’da da Allah söylüyor, “akletmez bir kavimdirler” diyor.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler