Adnan Oktar`ın 27 Nisan 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Ağaç resimleri gösteriyorum Hocam. Ağaçların kökleri çok mucize, maşaAllah. İhtiyaçları olan potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sülfür gibi tüm mineral ve besinlerini topraktan alıyorlar. Bu maddeler toprakta tek ve ayrı şekilde bulunmadığı için, ağaç kökü bunları iyon, yani artı, eksi atom olarak emiyor. Toprakta bulunan çok sayıdaki iyon arasından, kökler sadece ihtiyaçları olan 14 tanesini alıyorlar. Geride kalan ve ihtiyaçları olamayan minerallere ait iyonları ayırdedip, geri bırakıyorlar. Bunu tanıyan bir sisteme sahipler.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi şu şu atom iyi, şu şu atom değil. Şu atomlar bana yarar diye küçük hücre karar alıp, bunu yapabiliyorsa yani insan aklından milyonlarca kere daha güçlü bir akla sahip hücre, bitkinin hücresi. Ot gibi diyor ya, otun aklı insan aklından milyonlarca kez daha güçlü. İnsana desen, burada bunun içerisindeki demiri ayır, fakat cıvayı alma, magnezyumu al ama kurşunu alma, bilemez insan. Bak atomları tek tek seçiyor adam, birer birer. Hah, bu demir atomu, bu olur. Bu kurşun, bu yaramaz, bu zehirli ben bunu almayayım, diyor. Bu cıva, bunu da almayayım, diyor. Şu tamam, bundan alayım, diyor. Çokça alayım, ihtiyaç var, diyor. Mesela muzda potasyum çok yüksek. Genetik olarak bütün muzlarda böyledir. Günlük potasyum ihtiyacı için zaten muz tavsiye edilir. Patateste de mesela olağanüstü yüksek potasyum. Çünkü hücre emir veriyor, diyor ki çok fazla potasyuma ihtiyaç var, bizim genetik planımız böyle diyor. Ha öyle mi diyor. O zaman ben bolca alayım potasyumu, diyor. Aldıktan sonra, yeterli miktara ulaştık, artık bundan sonrada alma, diyor. Ondan sonra da almıyor. Tam o kararlı olan belirli bir karar var, o kadar potasyumu aldıktan sonra artık almıyor. Magnezyumda da, mesela şu oranda magnezyum bulunuyor muzda, belli. Onu aldıktan sonra tamam diyor, yani onu taşırtmıyor, eksik de tutmuyor, ama tam ayarında alıyor magnezyumu. Mesela derler ya, açar kitaba bakarsın. Muzda şu kadar şu bulunur, şu kadar şu bulunur diye yazar listede, hiç şaşmaz, değil mi? Vitaminler şunlar şunlar, tek tek hepsi çıkar. Vitamini mesela çok fazla da yapmıyor, eksik de yapmıyor. B vitaminini tam ihtiyaç kadar yapıyor. B vitamini, çok karışık kompleks bir vitamin. Adam kusursuz yapıyor, mükemmel. C vitaminine ihtiyaç var, değil mi? Mesela insan bunu elde etmek için acayip uğraşıyor. O, C vitaminini tam ayarında yapıyor ve yeteri kadar, onun dışında müsaade etmiyor. Mesela çok yüksek C vitamini yapmıyor, alçak da yapmıyor, ayarında. Proteinler, hangi proteinleri yapacağı belli, o kadar yapıyor. Mesela onda olmayan bir protein bilgisi varsa, o proteinleri yapmıyor. Farz edelim arpa, arpada bulunan protein diğer bitkilerde yok, bir tek arpada var. Mesela mısırda olan bir protein cinsi var, diğerlerinde yok, bir tek o yapıyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin o biliyor onu. Onun için Peygamberimiz (s.a.v.) buğdayın içine arpa da karıştırtıyor, çünkü eksik oluyor o zaman eğer arpa konmazsa. Protein içersindeki aminoasitlerde eksiklik meydana geliyor, o eksikliği gidermek için arpa, çok az arpa konuyor Resulullah (s.a.v.) zamanında. Arpa biliyor aminoasiti yapmayı, ama insanlar suni yapamıyorlar.
Web siteleri
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Makaleler
Devamı ...