Adnan Oktar`ın 29 Nisan 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Hocam, Kazım Güleçyüz Ağabeyimiz; “Cemaatler Maksatta Birleşmeli” başlıklı bir yazı yazmış. Üstad’ın ortaya koyduğu İttihad-ı İslam düşüncesinin, 21. yüzyılın dünyasının en büyük ihtiyacı olduğunu ve İslam toplumundaki tüm farklı cemaatlerin bu hedefte birleşmesi gerektiğini belirtmiş. Ancak Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetmemiş. Ehl-i dalaletin dayanışmasından bir şahs-ı manevi meydana geldiğini, buna karşılık Müslümanlar’ın dayanışmasından da bir şahs-ı manevi meydana gelmesi gerektiğini ve bu şahs-ı manevinin gücüyle Hakk’ın hâkimiyetinin gerçekleşeceğini belirtmiş.
ADNAN OKTAR: Ben yıllar önce Kutlular Ağabey’i bize, yemeğe davet etmiştim. O zaman söylemiştim. “Ağabey” dedim, “bütün Müslümanlar birleşsin. İttihad-ı İslam’ı isteyelim, ona gayret edelim” dedim. “Biraz zor” dedi, “daha önce de birçok kişi girişimde bulundu. Pek netice alınmadı” dedi. “Sen” dedi, “girişimde bulunuyorsun ama pek bir şey olmaz, pek netice alamazsın” dedi. Netice alınıyormuş bak. Oluyormuş demek ki. Ben ağabeyimin ellerinden öperim, Kutlular Ağabey koç yiğittir. Ama hakkı söylemede tabii ben öyle biraz rahatım. Kazım Güleçyüz, mübarek, muhterem bir insan, Allah razı olsun, çok güzel, o sözü söylemiş ama şahs-ı manevi, küfürde bir lider aramaz. Onların lideri şeytandır, onları birleştirir, ittifak ederler. Müslümanların birleşmesini şeytan önler, küfrün birleşmesini de teşvik eder, kolaylaştırır. Şeytanın bu engellemesi için bir şahsa ihtiyaç vardır. Şahs-ı manevi birleşmiyor. Yani Kazım Güleçyüz istediği kadar söylesin. Daha önce de Kutlular Ağabey de söylemişti; “biz de” dedi “girişimde bulunduk. Birleşmiyorlar” dedi. “Olmuyor” dedi, “şahs-ı maneviyle.” Demek şahs-ı maneviyle olmuyormuş. Sahibine iltica etmek lazım. Hz. Mehdi (a.s.)’a bağlanmak lazım. “Yok, biz kabul etmiyoruz” derlerse, bu konu uzar. Ne kadar uzar? Altı, yedi sene uzar. Sonunda kader yine olacak, inşaAllah. Onlar direnecekler, “şahs-ı manevi” diye direnecekler. Biz de; “Hz. Mehdi (a.s.)” diye sürekli anlatacağız. Sonunda Mehdiyet galip gelecek. Şahs-ı manevinin olsa, kırk yıldan elli yıldan beri ağabeylerimiz uğraşıyorlar, gayret ediyorlar. Bilakis, paramparça oldu. Yeni Asya’da bir bütünlük vardı, Yeni Asya da parçalandı. Defalarca parçalandılar. Kendi içlerinde yeniden parçalara ayrıldılar. Ve hizmet durdu adeta. Zayıfladı, gücü çok azaldı. Oluyor ama bana göre durma. Çünkü Bediüzzaman’ın sözünü dinlemiyorlar, Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözünü dinlemiyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’e güvenmiyorlar. Bediüzzaman’a güvenmiyorlar. Bediüzzaman diyor; “benden yüz yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.) gelecek” diyor. Tevil edilecek gibi değil ki. “1400’de gelecek” diyor. “Birinci vazifesi” diyor, “Darwinizm ve materyalizme karşı mücadele edecek” diyor. “İman hakikatlerini anlatacak, iman hakikatlerini anlatan kitaplar yazacak” diyor. “Birinci vazifesi budur” diyor. “İlk çıktığı vakit, kendisi dahi kendisini bilmez. İmanın nuruyla tanınır” diyor. “Benim zamanımda Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelmesi mümkün değil” diyor. “Hayatın dairesi dar” diyor. “Ta hayatın geniş dairesinde Hz. Mehdi (a.s.) gelir” diyor. Yani işte; “televizyonların olduğu, radyoların, bu iletişim araçlarının güçlü olduğu bir dönemde gelecektir” diyor. “Ben de mezarda olacağım, mezarda seyredeceğim” diyor. “Yok” diyorlar, “Bediüzzaman tevazusundan söyledi.” Peygamber (s.a.v.)? “Peygamber (s.a.v.) da öylesine söylemiştir” diyor, haşa. Peki kim bilir bunu? “Benim ağabeyim bilir” diyor. Nereden biliyor, delili var mı? “Yok. Mantık. Mantıken, mantıken öyle olması gerekir” diyor. Kardeşim din mantıkla olur mu? Sen Hz. Mehdi (a.s.)’ı hiçe sayarsan, Hz. İsa (a.s.)’ı hiçe sayarsan, Allah sana İttihad-ı İslam’ı nasip etmez, etmiyor da. Ama bütün bunlara rağmen, bu dirence rağmen Mehdiyet sonunda kendini göstertecek. Çünkü anlayacaklar şahs-ı maneviciler, şahs-ı manevi ile bir yere varılamayacağını görecekler. Kırk yıldan, elli yıldan beri milim santim ileri gidemediler. Şahs-ı manevide Allah yol vermiyor. Çünkü “şahs-ı manevi” diye Peygamberimiz (s.a.v.) böyle bir Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetmiyor; şahıs olan Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsediyor. Bediüzzaman da şahıs olan bir Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsediyor. Bediüzzaman’ı da Peygamberimiz (s.a.v.)’i de tekzip eden bir açıklama oldu mu Allah bütün yolları kapatıyor, bir bereketsizlik, uğursuzluk etrafı sarıyor. Kazım Güleçyüz iyi, bu aşaması. Mesela Dabbetül Arz’ı fark ettiler, bir kısmı. Duman zuhurunu anlattık anlattık yaklaşık yıllardan beri, on yıldan beri özellikle yoğunlaştırdık, son iki üç yıldan beri yoğunlaştırdık. Nihayet, onu da kabul ettiler; duman zuhuru Çernobil’dir, işte Japonya’da olan olaydır, İzlanda’da olan olaydır. Yani gökyüzünü o devirde çeşitli yerlerden dumanların saracağı ve insanlar bu dumandan rahatsız olacağı, olay bu. Daha önce, tarihte olmuş mu? Dünya tarihinde nükleer duman hiç dünyayı sarmamış. İlk defa dünyayı bir nükleer duman sardı. Ahir zamanda ve Hz. Mehdi (a.s.) devrinde. Bunun farkına varmışlar, kabul ediyorlar; güzel, Allah razı olsun. “Şimdi Hz. Mehdi (a.s.)’ı kabul edince seni kabul etmişiz anlamına gelir” diyor, üslup olarak. Nereden çıkarıyorsun bunu, nereden çıkarıyorsun? Ben defalarca yemin ettim. “Benim öyle bir iddiam yok” dedim. Sen Hz. Mehdi (a.s.)’ı ara, Allah senin karşına çıkarır. Sen bana niye kafanı takıyorsun? Yani kitlendi bana birçoğunun kafası. Sen beni bir kenara bırak. Sen ara. Allah sana Hz. Mehdi (a.s.)’ı gösterecek. Yani Allah’ın vaadinde dönme olmuyor. “Allah vaadinden dönmez” diyor. Allah sizi kandırmadı, Allah size doğru söyledi. Allah kullarına yalan söylemez, doğru söyler. Güvenin Allah’a siz. Arayın, bulacaksınız siz Hz. Mehdi (a.s.)’ı. Gard almış vaziyettesiniz. Yani ant-Mehdi bir hareket gelişmiş durumda. Hz. Mehdi (a.s.)’ı reddedenler baş tacı ediliyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ı savunanlar adeta aforoz ediliyor bazı yerlerde. Bu, Mehdiyet’in bir alametidir zaten, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerde belirttiği, bildirdiği bir olaydır. Ama bu da kader işte, bunun da olması gerekiyor. Kabul etmiş olsalar, Mehdiyet erken gelişir. Halbuki Bediüzzaman öyle demiyor. Hadislerden de bunu çıkaramıyoruz. Mehdiyet’in kırk yıllık çileli bir devri var, zorlu bir devri var. O dolduktan sonra Hz. Mehdi (a.s.)’ı kabul edecekler. Şimdi birer birer gerçekleri görmeye başladılar. Bir süre sonra hepsi hakkı kabul edecektir, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...