Adnan Oktar`ın 5 Mayıs 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selam güzeller güzeli, yakışıklı arslanlar arslanı Muhammed Adnan Hocam. Rabbim, gücünüzü kuvvetinizi arttırsın. Yaptığınız faaliyetler çok çok güzel.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Rabbim Türk İslam Birliği’nin kurulmasını bir an önce nasip etsin. Bugün yine çok şıksınız maşaAllah, yakışıklı Muhammed Adnan Hocam. İçimdeki sıkıntının geçmesi için ne yapabilirim, Senem.” Sıkıntı, insan çok düşündüğünden oluyor, her şeyi kendine dert ediniyor. İnsan zayıf hassas bir varlıktır, ufku çok geniştir, acayip akıcı düşünür. Hemen şüpheye de açıktır, bu niye baktı, şu niye şöyle düşündü, işte bakarken biraz ilgisizdi, kızgın gibi baktı, niye kapıyı sert kapattı? İşte pencereyi neden açtı? Sokağa neden çıktı? En güzeli; her şeyi hayra yormak, hayır gözle bakmak, her şey olacağına varıyor zaten, kaderde olan şekle gelir, Allah’ın dediğinin dışında bir şey olmaz. Gönlümüz rahat olacak, Allah’a kendimizi bırakacağız, kendini sıkmak akıllı bir hareket değil, vücudu yıpratır, Allah’a karşı bir isyan gibi olur. Biz Allah’a kendimizi bırakacağız, Allah bizi konuşturacak, Allah bize hatırlatacak, Allah bize güzel hitap ettirecek. İşte ‘ne yapsam daha iyi olur’; her şeyden şüphe etmek, her şeyden kuşku duymak, insan böyle imtihan oluyor. Cennette böyle bir şey yok. Cennette kafa rahattır, alabildiğine rahattır yani hep huzur, hep neşe, hep iyilik, güzellik vardır. Mehdiyet, insanları bir nebze Cennet ortamına yaklaştıracaktır, korkular izale olacaktır, gerginlikler izale olacaktır, güven ortamı olacaktır, insanlar birbirlerine güven ortamı kuracaklardır. Geçenlerde bir kız arkadaşımla konuşuyordum, “Hocam dışarıya çıktım” dedi, “gezmeye, bir insan bir insana bakmıyor, hiç kimse gülmüyor, ne oldu bu insanlara böyle?” dedi. Dünyanın her yeri böyle. Bakın isterseniz, dikkatle bakın. İtinayla birbirlerine bakmıyorlar, itinayla, hiç bir şekilde. Neşeli insan bulmak, parmakla sayarsın, çok zordur. Hep karamsar. Mesela gidip konuşunun, bir haline şükreden, neşeli olan bir insan bulmak, çok çok güç rastlarsınız böyle bir insana. Hep şikayetçidir, hep karamsardır. Bu Mehdiyet’in liderliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Halbuki bir telkinle, bu rahatça ortadan kalkar. Bizim genç kızlarımız, acayip güzeller çok sağlıklılar, çok zindeler ne güzel. Allah uzun ömür versin. Delikanlılarımız aslan gibiler, yakışıklılar, dedelerimiz çok sevimli, anneanneler çok sevimliler, insanlarımız kalender, sevecenlerdir. Vatan acayip güzel, Karadeniz ayrı güzel, Tokat Turhal ayrı güzel, Akdeniz ayrı güzel, Adıyaman, Urfa, Siirt ayrı güzel, kardeşim ne oluyorsunuz, İzmir dünya güzeli, Trakya ne güzel, her yerde camilerimiz var. Kardeş olsak, kavgaya gerek yok. Ondan sonra herkes birbirlerine yardım etse, birbirlerini sevse koruyup kollasa, hem ekonomi güzelleşir, rahatlar, hem insanlarımızın yüzü güzü güler, hem rahat ederiz. Kimse kimseden korkmasın, herkese güler yüzle bakalım, dışarıda herkes birbirine baksın, sevsin iltifat etsin, gönül alsınlar, dünyadan korku kalksın. Mesela adamlar İtalya’ya gidiyor, herkes tembihliyor; “aman hırsızdırlar çok dikkatli olun, herkes çantasına dikkat etsin” diye, bütün turistler uyarılıyor. Amerika’ya girişte adamlar vize verecek, soru soruyorlar, akıl almaz aşağılayıcı sorular. Ben gördüm. Bana vize alınması için sorulan soruları söylediler. İmtihan gibi bir şey yapıyorlarmış. Oradaki sorular, hakaret gibi. O kadar aşağılayıcı ki sorular, rezalet. Ben onu yırtar atarım. Normalde, adamın suratına atmaları lazım. Öyle soru olur mu? Yani ben söylemeye utanıyorum. Rezalet yani. Beni sorgulamaya, senin ne hakkın var? Benim neyimi sorguluyorsun? Değil mi? Biz seni sorguluyor muyuz? Neyini sorguluyorsun yani? Her insanın iyisi ve kötüsü var. Amerika’nın da kötüsü vardır, gangsteri de var, iyi insanı da var. Türkiye’de de gangster de çıkar, iyi insan da çıkar. Sen güvenliği sağlamakla mükellefsin, değil mi? Milleti öyle sorgulamak olur mu? Yani sen öyle imtihan edince bir şey mi değişiyor? Terör yapacak adam, yine yapıyor. Bu neyi değiştirir? İş mi şu yani? Bacakların aralarına varıncaya kadar, makineyle tepeden tırnağa her yerde, güvenlik aramaları. Mesela ben öyle bir yere gideceksem de, hiç gitmem. Asla da ben kendimi öyle arattırmam. Allah’ın dilemesiyle öyle bir şey olmaz. Gidiyorum mağazalara, direkt geçip gidiyorum. Ben öyle bir konu olmaz yani. Belki tanınan birisi olduğum içindir. Sureti katiyetle öyle bir şey kabul etmem ben. Mesela geçenlerde gördüm, alenen kadıncağızın, üstünü başını arıyorlar. Bu nedir yani? Ne kadar mahcup oluyor. Bütün millet durmuş bakıyor. Bu ne demek? Bu çok gurur kırıcı bir şey. Genç kızları oturup, üstünü başını arıyorlar. Bir kadın ne yapabilir? Ne yapacak? Ne yapmasını bekliyorsun? Suç işleyecek adam, zaten işler. Mağazaya girene kadar onu mu bekleyecek? Sonra mağaza arabalarına bakıyorlar. İsteseler yine bomba sokabilirler. İstese küçük, mesela 100 gram bile bomba sokmuş olsa, bina birbirine girer Allah vermesin, olacak yine olur. Onun yerine; kalplere Allah korkusunun, Allah sevgisinin konması önemlidir, inşaAllah. Mesela birbirimizi sevelim. Allah’tan korktuğu için, Allah’ı sevdiği için, kimse kimseye kötülük yapmasın. Egoist, bencil olmayalım, iyi olalım. Mesela birbirlerine laf oturtuyorlar. Genç kızlar da bazen birbirleriyle uğraşıyorlar, ben görüyorum. Genç kızlar birbirlerinden çok çekiniyorlar. Konuştukça onları tanıyorum. Birbirlerinden, acayip çekiniyorlar. Genç kızlar, birbirlerini çok kıskanıyor, bunu gördüm. Kovboy kasabası gibi var ya hani böyle filmlerde olur, acayip gerilimli sahneler olur, ringo içeri girer, herkes kasılır. İnanılmaz birbirlerini kıskanıyorlar. Kediler hani var ya yabancı bir kedi gelir, böyle hemen kabarmaya başlarlar. Halbuki ne güzel onlar için bir nimet, mesela güzel bir genç kızın olması, güzel bir arkadaşlarının olması iftihar edici. Yok işte bacakları biraz paytak, yok işte burnu şöyle sağa doğru yamuk diyorlar. Güzellik arasana. İlla birbirlerine ya laf sokacaklar, ya dedikodu yapacak keratalar. Doğru mu? Onun için, birbirlerinden çok çekiniyorlar. Onlar bile birbirlerine dert oluyor. Ben mesela aralarında rahat ederler diye düşünüyorum, öyle bir konu olmuyor. Delikanlılar bir araya geldiklerinde, gerilimli ortamlar oluyor, o ona laf sokuyor, o ona çirkin şakalar yapıyor. Ama işte başta böyle bir güzel insan olursa, Hz. Mehdi (a.s) olursa; o sevgiyi, o dostluğu, kardeşliği sağlaması, gün saat meselesidir. “Ne yapıyorsunuz böyle birbirinizi sevin. Niye böyle yapıyorsunuz” dese, herkes birbirini sever. Bir iradenin bunu başta sağlaması gerekiyor. O kadar başka bir şey yok. Yoksa insanlar, hemen sevmeye açıktır. Mesela genç kızlar toplandığında, niye birbirinizle öyle uğraşıyorsunuz? Sevin birbirinizi arkadaş olun, sarılın birbirinize. Ne alakası var desen, “doğru” derler, konu biter. Değil mi? Savaşta da öyle. Mesela Libya ne alaka? Mesela Kaddafi. Bırakın elin delisini, gariban, ne oturup uğraşıyorsunuz desen. Sen de bırak milleti bombalamayı işine gücüne bak, mesela Türkler de buraya gelenler de siz de gidin, işinize devam edin, bir şey yok, ortalık yatışsın desen, konu biter. Bayağı kangren oldular. Ortada fol yok yumurta yokken, iş çıktı. Türklerin yapacakları işleri yattı, oradaki insanların işleri olmadı, ülke mahvoldu. Muazzam bir korku hâkim. Belli ki berbat olacak Allahualem, kötüye gidecek Allahualem.
ALTUĞ BERKER:Az önce mesaj gönderen, Seren Hanımın; “siz benim için çok büyük nimetsiniz, inşaAllah. Sıkıntımın sebebini tam tarif ettiniz, birebir, Allah razı olsun” diye bir mesaj göndermiş Hocam.
ADNAN OKTAR:Bayağı sıhhatli güzel genç kızlar var. Kim bilir nasıl mutludur diyorum, bir konuşuyoruz, dünyanın en dertlisi o çıkıyor. Ortada hiçbir şey yok, kendine iş çıkarıyor, dert ediniyor, her şey ona dert oluyor. Bir şey yok. İki günlük dünya, imtihan oluyorsun. Ne güzel. Bırak kendini Allah’a, tevekkül et. Değil mi? Her şeye sevgiyle bak. Hayır gözüyle bak. Her şeyde hayır vardır. Mutlaka hayırla yaratılır. Allah’ın öyle hayret edilecek şekilde, mükemmel bir sistemi var. “Siz şer zannedersiniz, hayır vardır” diyor Allah, “Hayır zannedersiniz şer olur” diyor Allah. Müslüman için, her şeyde hayır vardır. Küfürde de, her şey için şerdir. Yediği şerdir, içtiği şerdir, hep ona şer. Müslüman’a hepsi hayırdır. Her ne olursa, olsun hayırdır, inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler