Adnan Oktar`ın 9 Mayıs 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:“Kanada sular altında” diye bir haber vardı Hocam. Son 150 yılın en büyük sel felaketleri olmuş. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bildirdiği gibi, ahir zamanda doğal afetler sık sık görülüyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Akıllı bakan ahir zamanı çok iyi görür. Samimi bakmak lazım, Peygamberimiz (s.a.v)’e sevgiyle bakmak ve onun ihbarlarını Allah’ın bildirdiği bir bilgi olarak çok önemli görmek, Resulullah (s.a.v)’in ihbarına önem vermeyen, haşa Allah’a, dine de uzak demektir. Peygamberimiz (s.a.v) çok güzel, kapsamlı tarif etmiş, çok büyük bir nimet. Ne olacağını biz bilmeyebilirdik, birçok şeyi, bilmiyoruz zaten, bilmeyiz yani, insan olarak bilmeyiz ama Cenab-ı Allah yardım olarak bildirmiş. “Şu vakitte şu olacak, şu vakitte şu” diyor, hatta vakti o kadar netleştirmiş ki Peygamberimiz (s.a.v), iyice kolaylık olsun diye; 7 bin yıllık bir takvim veriyor, “bunun 5600 yılı geçmiştir” diyor. Artık matematik bir düzgünlük var. 7000’den 5600’ü çıkaracaksın o kadar, 1400 kalıyor. 1400 bir kere çok net bir rakam olmuş oluyor; 1400, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış tarihi. Peygamber (s.a.v) net bir tarih vermiş, 1400. “1500’e kadar görev yapacak” diyor, o kadar. 1400 ile 1500 arasında da başka vakit yok, zaman yok. Bir tane, iki tane, dört tane değil hadis; 8 tane hadis var ve İmam-ı Hanbel bildiriyor ve Suyuti bunu naklediyor. Suyuti gibi bir hadis alimi, İmam-ı Hanbel gibi mezhep imamı bildiriyor, bu kadar net ve bu kadar açık. Sonra görünür olsun diye, diyor ki Peygamber Efendimiz (s.a.v); “kuyruklu yıldız çıkacak” diyor. Bakıyoruz, kuyruklu yıldız gökte duruyor, gidiyor alenen, kuyruğunu falan da gördük; net, görmedim yok. “Arkasından iki uçlu kuyruklu yıldız çıkacak” diyor. Baktık, onu da gördük; iki uçlu, alenen öyle. “Diğer kuyruklu yıldızların tersi yönüne gidecek” diyor, o da oluyor. Adama diyoruz ki; “kardeşim, bak Peygamber (s.a.v)’in dediği çıktı, görüyor musun?” Acayip sesler çıkartıyor. Bir daha söylüyoruz, yine acayip sesler çıkartıyor. Bir daha söylüyoruz, yine anlamıyor. Bu, Allah’ın bize yardımı, Allah ne kadar güzel mucize meydana getirmiş; istese bildirmezdi Allah, hiç bildirmezdi. Çok detaylı bildirmiş. İmtihana uygun olarak bildirmez, haberimiz de olmazdı. Hz. Mehdi (a.s)’ı bildiriyor; mesela çok muğlak bırakabilirdi Allah, bırakmamış muğlak, saçından ayaklarına kadar tarif etmiş ki tam kanaat gelsin. Saçı şöyledir, gözleri böyledir, burnu şöyledir, vücudu böyledir, sırtında ben vardır… en ince detayına kadar. Vakti rakam olarak da bildirmiş Peygamber (s.a.v) ayrıca. 7000’den 5600’ü çıkaracağımız üzere iki rakam vermiş; biri 7000, biri 5600. Bunlar istiyor ki Peygamber (s.a.v) onun hesabını da yapsın, bunların önüne koysun. 7000 varsa 5600’ü çıkarırsın; çok net hesap bu, anlaşılmayacak ne var bunda? Konu biter. Ümmetin üzerindeki gaflet perdesi Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametidir. Bu hadiselerden bir tanesi bile olmuş olsa yer yerinden oynar. İnsanlar buna gaflet perdesi kalkarak bakmış olsalar, Avrupa’da bir gazete bunu anlatsa, mesela Amerika’nın en büyük televizyon kanalı, “Peygamber (s.a.v) böyle bir hadis bildirmiş, bu da gerçekleşmiş” dese, Obama da gündeme getirse, bütün İslam aleminde yer yerinden oynar. Bütün İslami gazeteler yazar, bütün Müslüman televizyon kanallarında çıkar, birinci haber olarak çıkar. Haberin geliş yerine göre hareket ediyorlar. Haberi Peygamber (s.a.v) veriyor, biz de bildiriyoruz, doğru çıkmış. Ama Obama söylese veyahut herhangi bir bakan bile söylemiş olsa, İngiliz Dışişleri Bakanı söylemiş olsa yer yerinden oynar. “Peygamberimiz (s.a.v) söylemiş” diyorum. Peygamberimiz (s.a.v)’in hadisini bildiriyorum, tahakkuk ettiği halde anlamazlıktan geliyor epey bir kitle, farkına varmamış gibi davranıyorlar. Kardeşlerimiz de; “Hocam, biz anlatıyoruz ama dinlemiyorlar” diyor. Kardeşim, zaten bu olacak. Bu olsun ki ahir zaman alameti olsun, onun için Cenab-ı Allah böyle yaratıyor. Biz anlatır anlatmaz herkes kavramış olsa, Mehdiyet ne olur o zaman? Mehdiyet niye zorlu bir mücadelenin içine girsin? Niye çile çeksin? Hangi imtihan, ne imtihanı olacak? 40 yıllık çileli bir imtihandan bahsediyor Peygamberimiz (s.a.v). “Deccalin ömrü 40 yıldır” diyor, bunlar olmazdı o zaman. Kuran ayetlerine bakıyoruz, hakimiyet ile ilgili ayetler, hangi ayete baksak, ebcedi ahir zamanı veriyor. Bak, herhangi bir sayfa açtım, gördünüz, değil mi? Özel açmadım, herhangi bir sayfa açtım. Zuhruf Suresi, 61;“Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir alamettir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın.” Ebcedi kaç? 2026. Tam Hz. İsa (a.s)’ın vakti. Bu harikalar yabancı bir gazetede çıkmış olsa, çok büyük bir olay olur veyahut herhangi bir kişi söylese çok büyük bir olay olur. Onun için kardeşlerimizin biraz sabırlı olmaları lazım. Bu, vakit alacak bir süreç. Bir zaman gelecek, bütün dünya bu harikanın üzerine gidecek ve çok şaşıracaklar ve “bu kadar harikayı neden görmedik, neden anlamazdan geldik” diye de kendilerine hayıflanıp, şaşıracaklar. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız hayret ve sevinçle, büyük bir coşkuyla anlatıyor. Enaniyet yapmıyor, gurur yapmıyor. Çok rahat, samimi bir candanlıkla anlatıyor. Kardeşlerimiz anlatmaya başladılar her yerde. Dün gelen kardeşlerimiz vardı, aslında hemen hemen herkes, anlattığım herkes fevkaladeliğin farkına varıyor ama şimdi bir Hz. Mehdi (a.s) tespiti yapmak istiyorlar. Halbuki bu zaten olmaz, böyle bir şeye kimse yeltenemez zaten. Hz. Mehdi (a.s)’ın bizzat kendisi de böyle bir şey diyemez, karşısındaki kişi de “sen Hz. Mehdi (a.s)’sın” diyemez. Mehdiyet hissedilir, anlaşılır, kalpte kalır. Yani anlarsın, o kadar. Alenen “sen Hz. Mehdi (a.s)’sın” deyip ortaya çıkılmaz, öyle bir konu yoktur. Bir faydası da olmaz bunun. Hissettiysen, yardım et işte. Ben mesela Hz. Mehdi (a.s)’ı hissettim, kitap basıyorum; Darwinizm, materyalizmle uğraşıyorum, ona karşı mücadele veriyorum; Allah’ın varlığını, birliğini anlatıyorum. A9 TV’yi kuran kardeşlerimiz, dindar çocuklar, dindar insanlar; hiçbir çıkarları yok. Reklam almıyor zaten, görüyorsunuz; yani saf imana hizmetle yükümlü, siyasi bir çalışma da yok, hiçbir partinin destekçisi değil A9. Herkese sevgiyle yaklaşan bir bakış açımız var. Ahir zamanda olacak olayların ancak çok ciddi şekilde, ancak “bu var, bu olay oldu” dersen dikkat çekiliyor. Halbuki o kadar çok olay var ki...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler