Adnan Oktar`ın 9 Mayıs 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Bir haber vardı, daha önce sizin üzerinde durduğunuz konulardan. “Nebahati de koruyamadık” diyor haberde. Savcılık tarafından korunmaya alınmış olmasına rağmen; bir adam onunla evlenmek istiyormuş, karşılık alamayınca, 15 yaşında Nebahat’i, babası ile birlikte öldürmüş.
ADNAN OKTAR:Böyle şeylerde otuz kere söylüyorum; savcılığa bildir, tamam; polise de bildir, tamam, bu çok güzel. Polis 24 saat kapıda beklemez. Mutlaka komşulara, sevdiklerine, arkadaşlarına haber ver ve millet olarak birbirimize bu konuda yardımcı olmamız lazım. Genç kızlar, kolay bulunuyor bu tipler tarafından, böyle alçaklar tarafından, acımasızca şehit ediliyorlar. Halbuki mahallesinde dese ki, mahallesinin gençlerine, ihtiyar heyetine, kadınlara; “bu adamın niyeti bozuk, böyle bir şey var” falan dese, herkes bu adamı gözetim altında tutar ve hiçbir şey de yapamaz, söyleyeyim. Bizim mahallemizde olacak da adam, bir genç kız olacak, adam gelecek elini kolunu sallayarak hanımefendiye zulmetmeye kalkacak, olmaz. Gidin, herhangi bir yere, git Konya’ya git, Eskişehir’e git, Samsun’a git, bütün milletimiz bizim delikanlıdır, polise yardım eder, kanun ve hukuk ölçüsünde durdurur. Adamın elinde silah varsa, gider elinden alırsınız silahı. Sıkıysa kullansın bakalım silahı, kullanamaz; öyle bir şey olmaz çünkü o, oraya hedeflenmiş, o çocuğa hedeflenmiş, onun gücü ona yeter. Tutarsın, bükersin bileğinden, alırsın elinden. Seyredilmez böyle bir şey. “Ya bir şey yaparsa?” Yapsa ne olur, kaç yazar? Gözümüzün önünde mazlum bir çocuğun şehit edilmesi daha mı makul, değil mi? Sıkıysa da vursun bakalım, nasıl oluyormuş bir görelim. Olmaz öyle bir şey. Milletimizin cesareti bilinir, yiğitliği bilinir. Polise yardımcı olur, savcıya yardımcı olur. Haber veririz; “adam çıktı” deriz, “gidiyor” deriz, hanımefendinin evine yaklaşıyorsa haber veririz, değil mi? Gideriz, “hemşerim ne işin senin burada? Bu çocuğa karşı olduğun biliniyor senin, niye buraya geldin?” falan diye sorulabilir, değil mi? Toplarsın mahallenin çocuklarını, gençlerini; 155’e haber verirsin, hemen polis gelir, Rahatsız edersin adamı, belli olacağı bunun. Kardeşim, tehdit varsa böyle psikopatlardan zaten yapar. Kaç defa savcıya haber verilmiş de olay bitmiş, kurtulmuş? Öyle bir şey olmuyor. Savcı eylem bittikten sonra el koyar olaya. O aşamada çok zordur. Yahut şöyle olur; savcılık emniyete yazar, emniyet yanına bir polis verir ama 24 saat bekleyemez ki polis, beklemiyor polis. Akşam olur ve polis evine gider ama adam akşam geliyor. Orada çok titiz bir koruma gerekiyor. Olayın vehametiyle ilgili bir durum tespiti gerekir. Aslında kanunların değiştirilmesi gerekiyor, bu konuda kanunun çapı geliştirilmesi lazım. Sürekli bu haberleri duyuyoruz. Gidiyor elin hanzosu, 15 yaşında, terü taze, o dünya güzelini çekip vuruyor. Adam yatar, çıkar yarın bir gün. Olan çocuğa oluyor, tabii. Söylemiyorlar da, aile içi sır. Kardeşim, söyleyin. Git, sokak sokak anlat, bir şey olmaz. O zaman zaten herkes sorumlu da olur, vicdani sorumluluk altında bırakırsın herkesi. Korumayan herkes kendi sorumluluk altına girsin. “Bana ne?” denir mi? Çok büyük vicdansızlık, ahlaksızlık olur o.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler