Adnan Oktar`ın 9 Mayıs 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Kastamonu’da bir polisimizin şehit olduğu, terörist saldırısının sorumlularının bulunması çok önemli. Bu konuya yardımcı olursanız, Allah’ın izniyle çözülür, inşaAllah Hocam. Allah yardımcınız olsun Hocam” diyor. Mesela, Allah vermesin, bizim bulunduğumuz muhitte bulunan bir adama bir şey yapılsa, ben anlamıyorum, bir kere herkes polis olması lazım orada, herkes; şehrin tamamı polis olacak, tamamı asker olacak. Yeri göğü sökerim kardeşim, nereye kaçacak o, değil mi? Nasıl kaçar? Bütün yolları kapattırırsın, bütün herkes birbirinin evini arasın komşular, değil mi? O onun evine baksın, o onun evine baksın, “karşılıklı bakalım” desinler. Mazgallara varıncaya bakılır, yer altı tünellerine varıncaya kadar. Nereye kaçacak bu köpekler? Orada azim çok önemli. İhbar etmiyorlar, “belli olmaz” diyorlar, belli olmaz olur mu? Çakal, elinden yüzünden melanet akıyor. Zaten bu katiller belli olur; Allah, bunların yüzünü, simasını nursuz ve çok korkunç yapar, bunlarda bir pislik olur. Diyor ki; “şahitlik yaparsam ne olur?” Ne olursa olsun, en fazla şehit olursun, ne güzel şeref. Ne çekiniyorsun? Sen söyleyemiyorsan, bana söyle, ben söyleyeyim. Madem çekiniyorsun, gören biri var derim, gider söylerim. Ne çekiniyorsunuz? Görgü şahitleri bir kere mutlaka çok detaylı bilgi vermesi lazım polislere, çok büyük vicdansızlık ve ahlaksızlıktır söylememek, zulümdür. “Çoluğum çocuğum var,” bilmem ne. Memleketi ortadan kaldırmaya kalkıyor adamlar, vatanın tamamını yok edecekler; çoluğunu çocuğunu değil, tamamını yok etmeye kalkmış, böyle bir şeyde temkin olur mu, dikkatli olunur mu? Ben anlayamıyorum, bir yerde olay oluyor, arabalar vızırcık atıyor. Bütün yolların kapatılması lazım. Şehrin donması gerekiyor o anda, şehir donacak. Bir kere yurt dışı çıkışlar, havadan tamamen iptal, o adam yakalanıncaya kadar. Şehir girişi; giriş de, çıkış da yasaklanması lazım. Bir can gitmiş ve adamlar çakallık yapmış. Bu, adamların yanına kalacak demektir. Olur mu öyle şey? Şehri dondurursun, herkes ayaklanır, mutlaka bulunur. Herkesi ayaklandıracaksın. Nereye kaçacak bunlar? Köstebek olsa yine yakalanır, değil mi? En fazla çöp kutusunun içine falan girecektir bu hergeleler, köpekler; orada da yakalarız. Çöp kutusuna varıncaya kadar her yer aranması lazım, halkın da katılması lazım, polis ne kadar arayabilir?
SUNUCU 2:Herkes sizin gibi duyarlı olabilse Hocam.
ADNAN OKTAR:Tabii, inşaAllah. Polis nasıl baksın? Adam çakal, bir geceyi hakikaten bir çöp kutusunda geçirebilir adam. Büyük, dolu bir çöp kutusunun içine girer kenardan veyahut yer altı mazgalının altına girebilir. Polis hepsiyle baş edemez ki, değil mi? Polise yardımcı olmak lazım; polisin gözetiminde, devletin gözetiminde her yere bakmak lazım. Bütün mezbelelik gibi görünen yerlere, eski binalara falan, her yere bakacaksın, nefes aldırmamak lazım. Bak bakayım yapabiliyorlar mı? Mesela şüpheli adam, “ayıp olur;” Kardeşim bildir, bir şey olmaz, dursun emniyette bir gün, ne kaybedersin, eti mi kopacak? Biraz kuşkulanıyorsan, git söyle. O vatandaş gitsin, kendisi teslim olsun; ne olacak, bir iki gün kalsın. Böyle nefes aldırılmasa bu çakallara, konu biter. Adamların elini kolunu sallayarak hareket etmesinin nedeni, vatandaşın yardımının olmamasından kaynaklanıyor, yeteri kadar olmamasından kaynaklanıyor. Vatandaşların tamamının, istinasız tamamının ama 10 yaşındaki çocuğa varıncaya kadar devlete yardımcı olması lazım. Yedi yaşındaki çocuktan bile bilgi alacaksın. “Yavrum, buraya böyle bir adam geldi mi?” diye anlattırılacak, babası konuşturacak, söyleyecek; nasıl birisiydi, detay alacak yani, inşaAllah. Tamamen polise bırakılıyor, savcıya bırakılıyor. Polisin sayısı belli, devlete yardımcı olunması lazım. Şahit olmadan polis nasıl görev yapsın, değil mi? İhbarcı olmadan? Ne olur, beş dakikalık iş, tavan aralarına varıncaya kadar aranır. Olay oluyor, adam hemen evin bitişiğinde çıkıyor aylar sonra. Evin bitişiğini aramayı akledemiyorlar. Çocukları öldüren bir köpek vardı, alçak; evin bitişiğindeymiş herif. Adam çekmiş gitmiş gayet sakin. Çocukları torbaya doldurmuş cesetlerini, bütün milletin gözü önünde taşıyor, adamların haberi bile yok. Olaya bak sen. Yıllarca duran bir adam, durduk yere oradan taşınıyorsa ve olay yeri bak, olay yerinin bitişiğindeki adam taşınıyorsa, ilk akla gelen “burada ne oluyor?” demek akla gelmez mi? Gelmemiş akıllarına. Orada insan her şeyden kuşkulanır; şüphe serbest, bir şey olmaz. Hemen yakalanır Allah’ın izniyle. Benim vatandaşlarımın tabii hepsini tenzih ederim ama bir kısmı hakikaten duyarsız, polise bırakıyorlar. Ama yüzde 99’u delikanlıdır benim milletimin, coşkuludur, yiğittir. Böyle millet görülmemiştir, varsa söyleyin. Böyle delikanlı, böyle kabadayı millet yoktur, yiğittir. Türkiye’ye bir şey olmamasının kökeninde de bu var. Herkesi tokatlıyorlar, her şeye bir şey oluyor ama burası yiğit doludur. Karadeniz ayrı delikanlı doludur, İç Anadolu ayrı delikanlı, Güneydoğu çaka çaka delikanlı doludur. İzmir zaten malumdur, Aydın falan efeleriyle ünlüdür. Trakya hep delikanlıdır. Çekiniyorlar, kimse yanaşamıyor. Ama farfara bir kabadayılık değil, dürüst kabadayıdır bizim milletimiz, yiğit kabadayıdır. Çanakkale Savaşı’nda biliyorsunuz, geldiler işgal etmeye kalktılar, “Öyle mi?” dediler, adamlar yerleri kazıdı, sel gibi şehit verdik, sel gibi; delikanlı millet. Başka bir ülkede işgal olsa alkışlıyorlar. “Şak şak şak” alkışlıyor, ev kiralamaya kalkıyorlar onlara, sigara falan satıyorlar. Irak’ta falan gördünüz. Bizim millet öyle değildir; delikanlıdır, çok onurludur, izzeti nefsi yüksektir; ağrına gider, yani öyle şeyi kaldıramazlar, inşaAllah...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler