Adnan Oktar`ın 13 Mayıs 2011 tarihli saat 11:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Sizinle ilgili hem İsrail, hem de Türkiye’de bazı gazetelerde çıkan haberler vardı Hocam. Jerusalem Post Gazetesi’nde Şöyle diyor: “Aralarında, yüksek Hahamlık mahkemesi Hahamlarından, Haham Abraham Şerman, Haham Yeshayahu Hollander, Bedevi Şeyhi Atıf El Kranavi ve bir Dürzi Şeyhi ile Katolik Rahibin bulunduğu İsrail heyeti, Negev ve Galile Gelişme Bakan Yardımcısı Eyüp Kara’nın Başkanlığında İstanbul’a geldi. Grup, Harun Yahya adıyla da tanınan ve İslam dünyasında büyük bir kitle tarafından takip edilen, felsefeci ve teolog, Sayın Adnan Oktar ile görüşmelerde bulunacaklar.
ADNAN OKTAR:Hayırdır inşaAllah, öğrenciyiz, talebeyiz, başka bir özelliğimiz yok.
ALTUĞ BERKER:Hürriyet Daily News Gazetesi’nde, çıkan haberde şöyle diyor, başlıkta: “İsrailli yetkililer; ‘yardım filosu, silah değil gıda taşımalıdır’’ demiş. Haberde şöyle: “Adnan Oktar tarafından, Çarşamba günü İstanbul Princess Otelde organize edilen bir konferansta, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin giderilmesi için, görüşmeler yapıldı. Konferansta, İsrail’den aralarında Müslüman, Yahudi ve Dürzi topluluklarının liderlerinin de bulunduğu bir topluluk, din adamı ve İsrailli yetkili bir araya geldi. Dini liderler, Ortadoğu’daki çatışmalar ve bazı Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki mevcut durum hakkındaki duygularını dile getirirken, ‘dinleri ne olursa olsun, herkesin kardeş olduğunu’ ifade ettiler. Sürdürülebilir barışın sağlanabilmesi için, dini liderlerce ne gibi adımlar atıldığı hakkındaki bir soru üzerine, Sayın Adnan Oktar; ‘kardeşler olarak ne İsraillilerin, ne de Türklerin kin olmaksızın birlikte yaşamak istediklerini ve bu toplantının amacının da iki ülke arasındaki bağları kuvvetlendirmek olduğunu’ belirtti. İsrail Negev ve Galile Kalkınma Bakan Yardımcısı Eyüp Kara; ‘tarafların İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimi çözmek için, manevi bir yöntem bulmak üzere bir araya geldiklerini ve herhangi bir barışçıl hareketin yanında yer alacaklarını’ söyledi. Sorulan bir soru üzerine Eyüp Kara; ‘Gazze’ye başka bir yardım gemisi gönderilmesi durumunda, ilaç, yiyecek gibi Türkiye’nin göndereceği her türlü insani yardımın desteklediklerini’ bildirdi. ‘Türk hükümetiyle birlikte çalışmak istiyoruz, insan haklarını destekliyoruz ve bunda herhangi bir sorun yok. Ancak biz bölgeye barış sağlamayacak, herhangi bir provokatif eylemin olmamasını istiyoruz’ diyerek, sözlerini bitirdi” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Oradaki söylemi yanlış aktarmışlar. Öyle değil de, gıda maddesi, insani yardım olduğu müddetçe, bir sorun çıkmayacağı belli. Bir tek silahı engellerler, o ayrı. Yoksa onlar silah taşıyor, biz silahı engelliyoruz demedi oradaki konuşan kişi. Lafı öyle sırtından anlamasınlar, inşaAllah. Biz, İsrail ile Filistin’in ahbap olmasını, dost olmasını istiyoruz, dünya dostluğu. Arkadaş olacak, birbirini koruyup-kollayacaklar, kavga olsun istemiyoruz. İslam ahlakı, Filistin’e hakim olsun. Mesela El Fetih ile Hamas arasında, bir sürtüşme olmasın, birbirlerini sevsinler, şefkati esas alsınlar. Bir de Filistin’in kurtuluşu düğün bayram değil, İslam aleminin kurtuluşu düğün bayramdır. Bütün Müslüman aleminin birleşmesi esastır. O olduğunda, asıl mutluluk olur. Yoksa bölgenin, bir yerin bağımsız olması veyahut özgür olması yeterli bir konu değil, bütün İslam aleminin özgür ve rahat olması esastır. Dolayısıyla biz hepsinin rahat etmesini istiyoruz, İsrail’in de rahat etmesini istiyoruz, Ermenilerin de rahat olmasını istiyoruz, Hıristiyanların da, Katoliklerin de, Ortodoksların da, Protestanların da, herkesin huzur içinde yaşamalarını istiyoruz ama İslam ahlakı dünyaya hakim olmalı. Yani bir öncü olmadan, bu olmaz. Olsa, bunca sene içinde olurdu, olmuyor işte, mutluluk olmuyor. İllaki başta, iyi bir insanın olması gerekiyor, bu da; Hz. Mehdi (a.s)’dır ve İsa Mesih (a.s)’dır. Mesela Hahamlar konuşurlarken; “daha önce de Sayın Adnan Oktar söylüyordu, pek inanmıyordum” diyordu toplantıda, “İsa Mesih (a.s)’ın geleceğine, geldiğine, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıktığına, bu konu şu an bize yakın, artık inanıyorum” dedi. Yani bakın “İsa Mesih (a.s)’ın inişine, gelişine de artık inanıyorum” dedi. Kardeşim demek ki, emek verince, Allah netice getiriyor. Bunu söyleyen herhangi bir insan değil. Yani orada Sanhedrin Mahkemesi’nde başkanlık yapan insan bunu söylüyor, inşaAllah. O çok önemli bir adımdı. Şimdi “2011’de büyük bir toplantı için konuştum, İstanbul’da, bütün İslam alemini toplayalım, alimlerden 1200 kişi toplayalım” dedim. Şimdi oradaki toplantıda yardımcı olan İsrailli kadın dedi ki; “Birleşmiş Milletlerin de desteğiyle, katılımıyla bu toplantıyı yapalım” dedi. Yani “Birleşmiş Milletler de desteklesin” dedi. Bakın olay, gayet kolaylaşmaya başladı. Mesela “333 tane İslam alimi, 333 tane Hıristiyan alimi, 333 tane de Musevi alimini bir araya getirelim, Mehdiyet’i konuşalım, İsa Mesih (a.s)’ı inişini konuşalım, dünyanın kardeş olmasını konuşalım. 2012’de de Kudüs’te yapalım dedim, acayip hoşlarına gitti. “Tamam” dediler, “1200 kişilik büyük bir alimler topluluğu.” Bir de bu konuyu uzatmayalım, bu gayet makul bir şey. Yani insanların kardeş olması, barış içinde yaşaması mı kolay, birbirini kıtır kıtır doğrayıp, bombalaması, asması, kesmesi mi kolay? İnsanı asıp kesmesi rezalet, kepazelik, zulümdür. Barış içinde yaşamak, en güzeli, en tatlı olan budur. Bunda zor olan ne var?...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler