Adnan Oktar`ın 14 Mayıs 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:İsrail’in Jerusalem Post Gazetesi’nde, sizin misafir ettiğiniz İsrail heyeti ile yapılan görüşmeler Perşembe günü haber yapılmıştı. Dün bu konuyla ilgili başka bir haber daha yapılmış yine bu gazetede. Onu göstereyim. Jerusalem Post, İsrail’in en köklü günlük İngilizce gazetesi. Merkez sağ görüşlü. Dünya çapında dağıtımı var. Gazetenin okuyucu kitlesi politikacılar, yabancı gazeteciler ve yabancılar olmak üzere geniş çaplı. Şöyle diyor haberde; “Çeşitli dinlere mensup liderler, İstanbul’da radikalizme karşı birlik içinde mücadele etmek için taahhüt verdiler.” Eyüp Kara; “80 milyon Müslüman’ı dostumuz yapma fırsatına sahibiz” demiş. Haber devam ediyor; “Türkiye’de bu yıl toplantıyı organize eden kişi Sayın Oktar olacak ve 1200 kişi için ev sahipliği yapacak. Forumun ikinci toplantısının Kudüs’te gerçekleşmesi hedefleniyor. Burada, Sayın Oktar’ın yaygınlaştırdığı Türk-İslam Birliği vizyonuna paralel bir barış anlaşması ilan edilecek ki bu birlik Türkiye’de kurulacak ve İsrail ile diğer Müslüman olmayan devletleri de dahil eden, bölgedeki düzinelerce ülkeyi içerecek ve bu ülkeler Türkiye’nin korumasından yararlanacak.” Kara, The Jerusalem Post’a şöyle dedi; “Giderek yükselen dini radikalizm ile mücadele etmek için Türkiye’de dinler arası bir kongre oluşturmaya karar verdik. Buna dini sorunları bulunan Libya, Suriye, Mısır, Yemen ve diğer Arap ülkeleri de katılacak, İsrail de dahil. Kongre aynı zamanda Orta Doğu’da ve Müslüman dünyasındaki anlaşmazlıklara hakemlik edecek dini bir mahkeme de oluşturacak. Kara aynı zamanda İsrail’in barış içinde konmuş sınırlar içinde yaşama hakkı olduğunu vurguladı. Kara bu yılki heyetin ümit oluşturduğunu belirtti.” İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, biz tabii laik, üniter bir sistem içerisinde olduğumuz için dini mahkeme tabii ki olmaz da fakat Türk-İslam Birliği bölgeyi kurtaracak sistemdir. Türkiye’nin adaleti, Türk askerinin adaleti dünyaca ünlü. Bizim askerimiz nereye gitse oraya bir huzur geliyor, güven geliyor. Bir alay asker yetiyor, bizim yöneticilerimizden 3-5 kişi yetiyor. Türkiye’nin sevecenliğini, sevgisini bütün dünya bir tatsın, güzelliği tatsın, huzuru tatsın. Efendi millettir, nezaketlidir, hürmetkardır, misafirperverdir, şefkatlidir. Bosna’ya gitti bizim askerlerimiz; bak, her yere camiler açtılar; halk sevinç içinde, askerlerimizi gördükleri yerde bağırlarına basıyorlar. Afganistan’da öyle, gördüklerinde Mehmetçik’i bağırlarına basıyorlar. Seviliyor bizim milletimiz. Barıştan yana, huzurdan yana, kargaşa istemiyoruz, kan istemiyoruz, acı istemiyoruz. Niye çocuklar yaralansın, ölsünler? Niye insanlar dövülsün? Niye kadınlar yerlerde sürüklensin, rezalet çıksın? Huzur olsun, ne gerek var? Huzur çok kolay, sevgi çok kolay. Milletin cesaretini kırmaya çalışanlara kimse itibar etmesin. Yok 700 yıl sonra, yok 650 yıl sonra; bunlar şeytanın etkisinde kalıyorlar biraz, haberleri yok. Öyle bir şey yok, hemen olacak bir şey o. Kardeşim, düğün olmasına karar verdi mi insanlar, taraflar toplanıyorlar, düğünü oluşturuyorlar, değil mi? Bu da Müslümanların düğünü işte. Bir araya getireceğiz Türk-İslam alemini, kardeş olacağız, kavgayı kaldıracağız. Zaten az bir şey var kıyamete; huzur içinde, rahat yaşayalım, güzel yaşayalım...
ALTUĞ BERKER:Yine 13 Mayıs’ta İsrail’de başka bir gazete bu konuyu haber yapmış. Haber çıkan gazetenin adı; Bakaila. Haredi Musevilerin haftalık İbranice gazetesi. Haredi; Allah’tan titreyerek korkanlar anlamına geliyor. Ultra Ortodoks Musevilerin genel adı bu. Dünyada 1.3 milyon sayıları. İsrail’de de 700 bin civarındalar. Haberin başlığı; “Kudüs, İstanbul, Şam hattı.” Alt başlıkta; sizinle toplantı için İstanbul’a gelen hahamların isimleri sayılıyor. Ruhani lider Haham Ovadia Yosef’in oğlu aracılığıyla mektup gönderdiğinden bahsediliyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, onlar yüksek dereceli hahamlardı, gelenler. En yüksek dereceli hahamlar; İsrail’in en etkili, sözü en çok geçen hahamları. İsmi geçen zat da orada en büyük haham olarak bilinen kişi; oğlu da gelmişti, güler yüzlü bir insan. Biz Musevilere şefkat duyuyoruz, Hıristiyanlara şefkat duyuyoruz. Mesela Katoliklerin temsilcisi olan kişi; “Hocam, ben bir Allah’a inanıyorum, tek Allah’a inanıyorum” dedi. Ne güzel bak, maşaAllah. “Teslise inanmıyorum” dedi. Katolik, “tek Allah’a inanıyorum” dedi. Demek ki oluyor bak, anlatırsan oluyor, konuşursan oluyor. Kendi haline bırakırsan, olmaz. “Bir Allah’a inanıyorum” dedi, net konuştu, inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler