Adnan Oktar`ın 14 Mayıs 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: ‘Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım.’”Tek başına, o devrin Mehdisi Hz. İbrahim (a.s); bütün halk ona karşı, babası da karşı. Kuran’ın anlatmak istediği şu; Hz. Mehdi (a.s) talebesi veyahut Mehdiyet ortaya çıktığında aileler de karşı olur Hz. Mehdi (a.s) talebelerine. Kuran’ın işareti budur. Babası da karşı olur, annesi de karşı olabilir, kardeşi de karşı olabilir. Mehdiyet zorludur, Kuran’ın anlatmak istediği işaret bu, inşaAllah. “Babasına ve kendi kavmine demişti ki: ‘Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım.’” “Sizin inancınızda değilim.” “(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir." Hidayete yöneltme ne demektir? Mehdiliktir, sözlük karşıtı budur. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” 1999’u veriyor ebcedi. Kendi soyunda kalıcı olarak tevhid inancını bırakıyor. Kendi soyunda kim var? Hz. Mehdi (a.s) var. Hz. Mehdi (a.s) kimin soyundan? Hz. İbrahim (a.s)’ın soyundan. “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Ebcedi 2015 ayetin. Devam ediyor ayet, peş peşe. Tenvinli 1999, şeddeli ve tenvinli 2029, 28. ayet, 2029 tarihini veriyor. 29. ayet, 2015 tarihini veriyor, şeddesiz. 30. ayet, 1990 tarihini veriyor, şeddeli. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: ‘Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona karşı kafir olanlarız.’” “Ona karşı mücadele edeceğiz” diyorlar, devrin Mehdisine. Şu anda da, asrımızda da aynı şeyler yaşanıyor. Kardeşlerimiz diyor ki; “Biz Mehdiyet’i anlatıyoruz, adamlar dinlemiyor veyahut karşı geliyor.” Peki, dinlerse, karşı gelmezse Mehdiyet olur mu? Direnecek ki Mehdiyet olsun, karşı gelecek ki Mehdiyet olsun. Her anlattığını adam kabul ediyorsa, her dinleyen ikna oluyorsa Mehdiyet diye bir şey olmaz. Mehdiyet direnilen demektir. Hz. Mehdi (a.s) ezendir, eze eze ilerleyendir ve direnilendir. Direnen yoksa Hz. Mehdi (a.s) da yoktur. Deccaliyet direnecek, cahil cühela direnecek, o da eze eze hakkı anlatacak, inşaAllah. O zamanın yobazları diyorlar ki; “Ve dediler ki: ‘Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?’” Şimdi Türkiye’nin iki büyük şehri ne var? Ankara ve İstanbul var, değil mi? “Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?” Veyahut Mekke ve Medine’nin büyük bir alimine indirilmeli değil miydi? Peygamberimiz (s.a.v)’in Peygamberliğini kabul etmiyorlar. Niye? “Ebu Kasım’ın yetimi mi Peygamber olacak?” diyorlar. Orada alimler var, hocalar var, o devrin ileri gelenleri var, “onlardan biri olması lazım” diyorlar. “Okuma, yazması da yok onun, ümmi” diyorlar. Okuma yazması yok, ümmi, “nasıl Peygamber oluyor?” diyorlar. Şimdiki cahil cühela ne diyor? Peygamberimiz (s.a.v) hadiste ne diyor; “Hz. Mehdi (a.s) Arapça bilmez, ümmi.” “O zaman nasıl Hz. Mehdi (a.s) olacak” diyor adam. İşte, Allah dileğinde oluyor...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler