Adnan Oktar`ın 15 Mayıs 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Selamun Aleykum Muhammed Adnan Hocam. İslam Birliği çok yakın İnşaAllah” diyor. “Hocam, Yecüc ve Mecüc ile ilgili soruma vermiş olduğunuz cevap için, teşekkür ederim” diyor. Allah’a hamd ediyoruz. Allah’a teşekkür ediyoruz. İnşaAllah “Hocam, Yecüc ve Mecüc konusunu arkadaşlarıma anlatırken, set meselesi ve Hz. İsa (a.s)’ın duasıyla ölecek olmaları gibi konuları sordukları zaman, tam olarak anlatamıyorum.” İyi, tamam, ben anlatayım, inşaAllah. Set; mesela ziyaretine gittiğimizde, Sungur Ağabey diyor ki: “Sen” dedi, “deccaliyete karşı, dinsizliğe karşı, Sedd-i Zülkarneyn oldun,” dedi “ve seni aşıp, bize gelemiyorlar” dedi. “Sen olmasaydın, aşıp, bize gelirlerdi ama seni aşamıyorlar” dedi. Muhteşem bir açıklama. Bediüzzaman nedir? Sedd-i Zülkarneyn’dir. Set engeldir. Yaratılış Atlası nedir? Sedd-i Zülkarneyndir. Yani dinsizliği, ateizmi engelleyen her türlü set, Sedd-i Zülkarneyn’i oluşturur. Ama orada kastedilen, bir set var, Yecüc ve Mecüc’ün engellendiği set. Ne kullanılıyor? Demir kullanılıyor. Hz. Mehdi (a.s) ne kullanacak? Bütün tankları, topları kitleler halinde, büyük demir kitlelerini, eritecek mi? Hz. Zülkarneyn (a.s)’ın yaptığının daha kapsamlısı. Ama bir de şu ihtimal var; Hz. Zülkarneyn (a.s)’dan kasıt; doğrudan Hz. Mehdi (a.s) olabilir. Çünkü geçmiş ve gelecek, Allah Katı’nda birdir. Geçmiş olarak anlatılan, gelecek de olabilir. Gelecek olan, geçmiş de olur. Mesela Allah; cennetten bahsediyor, bizim için gelecek vakit, değil mi? Geçmiş vakit olarak anlatıyor. Cenneti de, cehennemi de, geçmiş vakit olarak anlatıyor. Hatta Ebu Lehep daha sağken, cehennemde neler yaptıklarını anlatıyor Allah; “karısı da odun hamalı” diyor. Değil mi? Geçmiş zaman olarak anlatıyor. Geçmiş ile gelecek, Cenab-ı Allah Katında birdir. Hz. Zülkarneyn (a.s)’dan kasıt, çünkü oradaki anlatımda, Hz. Zülkarneyn (a.s)’ın, televizyon başında olduğunu görüyoruz. Bir baktı şunu gördü. Bir baktı, şunu gördü diyor. Bir Sultan, bir güçle bunu yapıyor. Bir Sultan, bir güç; ve baktığında ”güneşi, kara çamurlu bir gözede batarken buldu” diyor. Televizyonlara bir baktık, simsiyah kara çamurlu bir gözede Japon bayrağı batıyor. Batmayan İmparatorluk, batıyor. Allah orada, bir fotoğraf karesi gibi anlatıyor. Yani görüntülerden bir görüntüden bahsediyor. Yani bu çok acayip bir şeydir demiyor Allah. Yani ahir zamanda görülecek karelerden bir kareden bahsetmiş. Mesela “bir baktı” diyor, “insanlar çıplak.” Şimdi bakıyoruz, bütün insanlar, denize mayoyla giriyorlar. Güneşe karşı korunmuyorlar. Bu ne zaman oldu? Ahir zamanda. Daha önce böyle bir şey oluyor muydu? İnsanlar kitleler halinde denize giriyorlar mıydı? Böyle bir deniz turizmi var mıydı? Yoktu. Bütün sahiller çıplak veyahut yarı çıplak insanlarla dolu. ”Bir baktı, onları gördü” diyor. Ahir zamanın özelliği. Ahir zamanda olacak bir olaydan bahsedilmiş oluyor. Yani bütün sahil kentleri, hatta içlerde bile, o şekilde. Yani güneşe karşı, insanlarda bir koruma yok, ki eskiden insanlar için, güneş bir sorun. Yani başlarını sarıyorlar, yüzünü sarıyorlar, kapatıyorlar. Çünkü güneş öldürür. Ama şimdi olağanüstü tedbirler aldıkları için, işte tentede kalıyorlar denize giriyorlar, kremler sürüyorlar. Yoksa hayatidir. Denizde mesela, denizi kullanmasalar, mesela bir süre bazı tedbirler almasalar, denize giren bir insan, orada güneşlenirken ölebilir. Mesela akşama kadar güneşlenmiş olsa, Allah vermesin, tansiyonu çıkıp, ölür. Veyahut derisi kavrulur, perişan olur. Ahir zamandan, karelerden gösteriyor Allah. Bir bakıyor, orada o kareyi görüyor, bir bakıyor, karede onu görüyor, bir bakıyor, onu görüyor. Ayette, seri geçişlerden bahsediyor...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler