Adnan Oktar`ın 18 Mayıs 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Ben yine sizin sözünüzü hatırlatmak istiyorum. “Biz beynimizin içinde mercimek kadar yerde görüntüleri görüyoruz, sesi duyuyoruz; yani şuur denilen yerde, bunları şu an yaşıyoruz. Temiz havayı Allah gösterir, araba seslerini Allah gösterir, sokaktaki simit satıcılarını Allah gösterir, insanların kavgalarını gösterir. Allah dünyada bize görüntüler verir ama gaflet içinde kalmaya gayretli olan insanlar düşünmeme konusunda direnirler. Var gücüyle direnir. Allah düşüneceği şeyleri sürekli verir, onlar düşünemezler. İşte o zaman Allah zaman zaman bela veriyor, hastalık veriyor düşünsünler diye. Yine düşünmüyor” dediniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tabii, insanın yaratılışı çok acayip. En ufak bir şeyde birbirleriyle dalaşmaya kalkıyor insanlar. Halbuki gerçeği öğrendiklerinde öyle utanacaklar ki. Bakın, şu kadarcık yerde yaşıyorlar, şu kadarcık yerde, beyinlerinin içinde. Kavgayı onun içinde yapıyorlar; hasetliği, kıskançlığı onun içinde yapıyorlar, dünya hırsını onun içinde yapıyorlar. Dışarıda madde vardır ama insanların muhatap olduğu dünya mercimek kadar falandır. Mercimek kadar yerde yaşar insan. Onun ofisi orasıdır, evi de orasıdır. Onun dışına çıkamaz insan. Sülalesi de orada olur, ailesi de orada olur, çocuğu da orada olur, hepsi orada olur. İş yeri, yatı, katı, arabaları, hepsi beyninin içinde olur. Konuşuyoruz şu an, beynimizin içinde konuşuyoruz. Bizi seyrediyorlar şu an televizyondan, televizyon seyrediyoruz zannediyorlar, halbuki beyninin içindeki şu kadarcık yerde seyrediyor. Herkesin televizyonu kafasının içindedir, herkesin özel televizyonu vardır. Allah’ın yarattığı özel televizyonu seyreder herkes. Dışarıdaki televizyonu hiç kimse seyredemez. Dışarıdaki televizyonun ışığı yok ki seyretsinler. Simsiyah karanlıktır, saydamdır. Dışarıdaki televizyon elektro manyetik dalga yayar. Herkes beynindeki özel, şahsi televizyonunu seyreder. O da şu kadar yerde olur. Tam renkli olarak seyrederler ve stereo sesle seyrederler. Herkesin ayrı, özel mülküdür, Allah tarafından özel yaratılır kafasının içinde. Ama görüntüden mülk; ne kadar mülk olur onlar için, düşünemiyorum tabii. Mülk Allah’ındır, mülk Allah’a aittir., Şeytandan Allah’a sığınırım, Allah “Siz fakirsiniz, zengin olan Allah’tır” diyor. Her insan fakirdir. Çünkü hiç malı yoktur. Her şey görüntü olarak yaratılır kafasında, şu kadarcık yerde. “Ne kadar apartmanın var?” diyorsun. Adam bakıyor beyninin içinde, “şu kadar büyük bir yerde apartmanım var” diyor. Yandan gözünde bastırsa, apartmanı bir böyle gider, bir böyle gelir. Hani orada apartmanın vardı senin? Gözüne bastırınca niye oynuyor o apartmanınsenin o zaman? “Yatım var” diyor. Bastırınca gözüne yandan, yat bir böyle gidiyor, bir böyle geliyor. Hani dışarıda yatın vardı senin? Dışarıdaki yat onun işine yaramaz, saydamdır ve simsiyah karanlıktır. Allah yatın görüntüsünü yaratır beyninde, onu görür insan. Yat onun için odur. Eşi de, arkadaşları da, hepsi beyninin içinde yaratılır. Facebook, interneti; herkes kafasındaki internete girebilir. Hiç kimse dışarıdaki internete giremez. Dışarıdaki bilgisayar saydamdır ve simsiyah karanlıktır. Elektromanyetik dalga yayar sadece. Beynin içindeki bilgisayarla muhatap oluyor insan, Allah’ın yarattığı bilgisayarla. Dışarıdaki bilgisayarla muhatap olamaz. Çünkü onda saydamlık ve karanlık var, başka bir şey olmaz. Dışarıdaki maddenin aslını insanların birçoğu bilmiyor. Ne diyorsun Berker’im bu anlattıklarıma?
ALTUĞ BERKER:Hocam, Allah razı olsun. “Dışarıyla kimse muhatap olamıyor. Beynin dışına kim çıkmış ki?” demiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hiç kimse beyninin dışına çıkamaz. Herkesin evi şu kadarcık yerdedir; iş yeri, mahallesi, hepsi. Buna rağmen hırs yapıyor insanlar. Buna rağmen kavga ediyor, savaşlar yapıyorlar. Savaşı da Allah meydana getiriyor kafalarında. “Amerika ile baş edemeyiz” diyor. Amerika dediğin şey beyninin içinde, şu kadarcık yerde, Allah’ın yarattığı bir görüntü. Gariban, et-kemik görüntüleri. Şu kadarcık yerde yaratıyor Allah. Rusya dediğin de, beynin içinde şu kadarcık görüntüdür. CIA, KGB falan diyor; onlar da şu kadarcık yerde Allah tarafından yaratılır. Hepsi Allah’ın emrindedir, görüntülerin tamamı. Allah ne derse, o görüntü olur. Hz. Mehdi (a.s)’a da, Allah “çık” dedi mi, insanların beyninde Hz. Mehdi (a.s) görünür. Hz. İsa Mesih (a.s)’a da “in” dedi mi, insanların beyninde görünür Hz. İsa (a.s). Şu an bunları anlatıyoruz ama bu yakın bir zamanda bütün insanlar tarafından tam kavranacak, tam anlaşılacak, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: ... maddenin gerçekliği ile ilgili bahsettiğiniz konuda İmam Rabbani Hazretleri şöyle diyor; “Bu fakire göre, bu dünyada olan her şey suret ve hayaldir. Burada matlubun (isteklerin), maksudun (arzuların) kokusunu bile duymuyorum. Dünya ahiretin tarlasıdır ve tohum ekecek zamandır. Matlubu burada aramak boşuna uğraşmaktır, geçmez yahut başka şeyleri matlub sayarak, insan rüya ile, hayal ile oyalanıp kalır. Nitekim birçok kimse bu hale düşmüştür.” (İmam Rabbani, 263. Mektup)
ADNAN OKTAR:İmam Rabbani, “sağlam keşifle anladım” diyor. “Madde dışarıda var ama hayalini görüyoruz” diyor. “Sağlam keşifle anladım” diyor. Ta o zamandan biliyor ama Hz. Ali (a.s) zamanında söylemiş; “mercimek kadar yerde” diyor. MaşaAllah.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Bedenimizdeki Ayetler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler