Adnan Oktar`ın 17 Mayıs 2011 tarihli A9 Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: “Esselamu Aleyküm çok kıymetli Adnan Hocam. Ben size bu maili kendim ve arkadaşlarım adına Amasya’nın Suluova ilçesinden Saadet Partisi Kadın Kolları İlçe Teşkilatı olarak yazıyorum.” Ve Aleyna Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Değerli Hocam, biz inşaAllah yıllardır hem manevi hem siyasi yönde İslam Birliği için bir şeyler yapmaya gayret ediyoruz. Bizler Saadet Partisi Kadın Kolları İlçe Teşkilatı olarak inşaAllah, her sene çeşitli kurum ve kuruluşların özel günlerini kutluyor ve hediyeler götürüyoruz. Hocam, bu sene yaptığımız bu çalışma için sizin kitaplarınızın mükemmel birer hediye olacağını düşündük, inşaAllah. Ve bunun için Tıp Bayramı’nda ilçe doktorlarımıza, Avukatlar Günü’nde de ilçe avukatlarımıza, Eczacılar Günü’nde eczacılarımıza, Hemşireler Haftası’nda ilçemizde görev yapan tüm hemşirelerimize sizin çeşitli kitaplarınızı hediye ettik.” Hay maşaAllah. Elhamdülillah. “Güzel tepkiler aldık ve bu bizi çok mutlu etti. Bunu sizinle paylaşmak istedik. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz inşaAllah. Bizler İslam Birliği’ni can-ı gönülden istiyor ve bir an önce oluşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İnşaAllah Allah-u Teala o Altınçağ’ı hepimize görmeyi ve yaşamayı nasip eder. Amin. Değerli Hocam size bu günlerde yaptığımız çalışmalardan birkaç fotoğraf gönderiyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Selam ve dua ile Esselamu Aleyküm.” Tuğba Hanım yazmış. Tuğba Doker. Allah razı olsun. Biz, Saadet Partisi’ni eskiden beri çok çok severiz. Ben, Erbakan Hocam’la sık sık görüşürdüm. Çok severdim Erbakan Hocamız’ı, çok severdim. Allah rahmet eylesin. O benim canım hocamdır. O, tam delikanlıydı, acayip, candan bir insan. Gülay Pınarbaşı’nı o zamanlar, Saadet Partisi’nin iktidara geldiği yıl, Gülay Pınarbaşı bizim kardeşimizdi, manevi kardeşimiz. O, kongrede konuşma yapmıştı. Yer gök inlemişti, acayip. Ayet okumuştu. Ben de o zaman çok seviyordum Saadet Partisi’ni. Manen, kalben desteklemiştim. Gürül gürül Hocamız başbakan olmuştu.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Allah’ın izniyle, vesile olduk.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Vesile oldum, nacizane. Acizane, nacizane. Bilen bilir. Şahsım adına. Elhamdülillah. Hatta dediler, “vitrin” dediler. “Vitrin güzel” dediler.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İsterseniz o günkü gazeteleri getireyim. “Vitrin güzel” dediler.
SUNUCU: MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Sonra da Hocamız iktidardan gidince dediler ki; “vitrine uymadı” dediler. İsterseniz getireyim gazeteleri. “Vitrine uymadı” dediler. Hocamız vitrine uydu da onlara vitrine uymamış gibi geldi. Vitrin dediği bizim görüntümüzdü. Zaten söylüyorlar. Bizlerin görüntüsüydü.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Hocamız çıktı; Atatürk’ü öven güzel bir konuşma yaptı. Hatırlıyorsun.
ALTUĞ BERKER: Çok iyi hatırlıyorum, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bütün konuşmasını onun üstüne serdetti, inşaAllah. Nacizane, vesile olduk. Bunları ileride tarih yazar.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Şimdi biz, Allah için söylüyoruz, Allah rızası için yapıyoruz, inşaAllah. Ama Erbakan Hocam benim canımdı. Şimdi de Fatih Erbakan’dan bizim ümidimiz var, inşaAllah. Fatih onun evladı. Onu da çok seviyoruz. Fatih’le ben daha önce görüşürdüm; çok mazlum, mütevazi, çok terbiyeli. Oğuzhan Asiltürk Ağabeyimiz, o da bizim evimize gelir giderdi, diğer ağabeylerimiz de, Saadet Partisi’nin ileri gelenlerinin hepsi. Hepsiyle samimiyiz. Hepsini çok severim. Allah muvaffak etsin. Parti olmanın da dışında, güzel bir hizmet kuruluşudur Saadet Partisi. Sıcak, güzel insanlardır. Sohbetleri güzeldir, evleri güzeldir, ruhları güzeldir. Ama şu Cübbeli’yi fazla yaklaştırmasalar çok güzel olur bence.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Erbakan Hocamız’ın o devirde o sözlerini de akılda tutsunlar. Mahmut Hocamız çok değerlidir, onu çok sevsinler ama Cübbeli bu partiye zarar verir. Koruyormuş gibi görünür ama zarar verir. Bence, benim naçizane şahsi kanaatim olarak diyorum. Hiç gerek yok. Hiç gerek yok. Çünkü Saadet Partisi, bütün milletimizi kucaklayan bir parti. Şiileri de kucaklıyor, Caferileri de kucaklıyor, Alevileri kucaklıyor. Hatta Hıristiyan kardeşlerimizi de, Şiilerin dışında, Musevi kardeşlerimizi de, hepsini kucaklayan bir parti, Osmanlı ruhu olan bir partidir. Türk-İslam Birliği ruhuyla hareket eder. Kucaklayıcıdır, dışlayıcı değildir. Dolayısıyla öyle insanlar biraz alerji meydana getirir. Tabii benim şahsi kanaatim. Kendime mahsus kanaatim.
ALTUĞ BERKER: Siz daha iyi bilirsiniz Hocam. Aslında o hükümetin oluşmasında başka detaylar da vardı ama.
ADNAN OKTAR: Ben onlara girmiyorum. Ben şahsi olarak vesile oldum, söyleyeyim. Şahsım adına vesile oldum. Bu yeterli bence. Bilen bilir yani.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Nitekim, mitingleri de bayağı kalabalık geçiyormuş Hocam. Şu an haberlerde var. Sayın Kamalak, Saadet Partisi Genel Başkanı’nın mitinglerinde, Karadeniz’in büyük şehirlerinden Samsun’da yapılan miting hem çok kalabalıkmış hem de kalabalığın pek çok yerinde “Tek Çare İslam Birliği” pankartları dikkat çekiyormuş Hocam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bak bu bereket getirir, bu uğur getirir, bu güzellik getirir. Mustafa Kamalak çok şeker, o partinin genel ruhunun, genel sıcaklığının, Anadolu sevecenliğinin bir yansıması; ama ben doğrusunu söyleyeyim; asıl bizim gönlümüz, Fatih Erbakan’ın partinin başına geçmesinden yana. Yani, şimdilik böyle olsun ama ileride öyle olmasının daha iyi olacağını düşünüyorum, şahsi kanaatim.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Kısa filmler - Mutlaka izleyin