Adnan Oktar`ın 3 Haziran 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Erbakan Hocamız’la son görüşmemizde sen var mıydın?
ALTUĞ BERKER:Kasırda görüşmüştünüz Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, kasırda.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Sen vardın, değil mi?
ALTUĞ BERKER:Uzunca bir şey anlatmıştı.
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:Tarihi şeyden alıp…
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Biz Hocamız’la kısaca görüşüp, gideceğiz zannetmiştik. Olay meğer öyle değilmiş. Ta Abdülhamit döneminden başladı Hocam. Yani anlatıyor, anlatıyor, saatler geçiyor, maşaAllah. Çaylar yenileniyor. Tek o vardı, gerçi başka kişiler vardı ama kasırda böyle uzun güzel bir sohbet etmişti. Rahmetli, sürekli Harun Yahya kitaplarını herkese tavsiye ederdi, her toplantısında. Çok şuurlu bir insandı. Mesela son röportajında da masanın üzerine koymuştu benim kitabımı.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, bizzat ben de makamında, odsındayken beni kaldırttı masadan, “git” dedi toplantı masasından, özel çalışma masasına, “aç çekmeceyi” dedi, açtım. Sizin ‘Siyonizm Felsefesi’ kitabınız vardı, “getir onu” dedi. Her zaman gösterirdi yani.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Yaptığı son röportajda da yine benim kitabımdan bahsetmiş, anlatmış. Röportajı yapan kişi de hem kitabı açıklamış, hem de resmini koymuştu, maşaAllah. Ama Hocamız’ın güzel yönü; çok şuurlu olması, asıl tehlikeye çok dikkat çekmesi. Darwinizme, materyalizme, ateist-siyonist düşünceye dikkat çekerdi ve Türk-İslam Birliği ve İttihad-ı İslam’a ehemmiyetle dikkat çeker ve mutlaka yerine getirilmesi gereken bir farz vazife olarak anlatırdı, maşaAllah. Harun Yahya kitapları da, aşağı yukarı her konuşmasında mutlaka tavsiye ettiği kitaplardı, maşaAllah. Hatta bir ara Harun Yahya kitaplarını Hocamız’ın yazdığı yayılmıştı etrafa; Harun Yahya kitaplarını, Erbakan Hocamız’ın yazmış. Ben de, “evet, Erbakan Hocamız yazdı” dedim. Öyle biliniyordu, bayağı yayılmıştı. Bizleri yetiştirenler onlar, dolayısıyla o yazmış oluyor, inşaAllah, maşaAllah.
Geleneksel ruhla baktığımızda birçok güzelliği görmüş oluyoruz. Osmanlı’nın güzelliği mesela; efendilik, misafirperverlik. Erbakan Hocamız’da da bu vardı. Yani Abdülhamit döneminden gelen o ruh üzerindeydi, maşaAllah. Böyle ağırbaşlı. Mesela İsrail Cumhurbaşkanı gelmişti, çok saygılı ve sevecen davranmıştı. Çok muhabbetle davranmıştı o devirde; bütün basın, herkes görmüştü yani. Kime nasıl davranacağını çok iyi bilen bir insandı.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah. Hatta Ahmet Hakan da yazısında o yönünü övmüştü. “Ben daha tıfılım, gençtim” diyor, “Gittim, beni ayakta karşıladı, çok büyük nezaketle elimi sıktı” diyor. “Hiç tanınmamış biriydim ben, ziyarete gittiğimde” diyor.
ADNAN OKTAR:Evet, çok Osmanlı, çok efendi bir insandı, maşaAllah...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler