Adnan Oktar`ın 11 Haziran 2011 tarihli saat 11:00’daki A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:İnternet sitenizi tanıtıyorum, inşaAllah. www.evreninvarolusu.comAllah Zariyat Suresi’nin 47. ayetinde şu şekilde buyruluyor."Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.”20. yüzyılın başında keşfedilen Big Bang teorisi ile kainatın yoktan yaratıldığı bilimsel olarak anlaşıldı. Big Bang teorisine göre kainatın sıfır hacim, sonsuz yoğunlukta tek bir noktadan hızla genişleyerek var olduğu anlaşıldı. Sıfır hacim aslında tam anlamıyla yokluk demek. Yani kainat Allah tarafından yoktan var edilmiştir. Kardeşlerimiz bu sitede Big Bang ile ilgili bilimsel açıklamaları okuyabilirler. Bu patlamada bilinmesi gereken çok önemli detaylar var. Patlamadan sonraki genişleme hızı milyar kere milyarda bir oranda bile farklı olsaydı evren asla oluşamayacaktı. Biraz daha yavaş genişlese, çekim gücü nedeniyle içine çökecekti. Biraz daha hızlı genişlese kozmik materyal tamamen dağılıp gidecekti. www.evreninvarolusu.comsitesinde bu ve buna benzer kainattaki ve kainatın yaratılışındaki hassas dengeler anlatılıyor. Ayrıca bu gerçeklerin 1400 sene önce, Kuran’ı Kerim’deki ayetlerde nasıl bildirildiği de açıklanıyor, inşaAllah. Sitenin ismini tekrar ediyorum www.evreninvarolusu.com
ADNAN OKTAR:Bu, evrenin varoluşu ne kadar acayip yani çok çok acayip. Şimdi, en başta boşluk var, bomboş boşluk var. Birden boşluğun içinden “küt” diye bir patlama oluyor, saniye hesabıyla kainat meydana geliyor ve uçsuz bucaksız, ucu bucağı yok. Katrilyonlarca kilometre genişlikte, ucu bucağı olmayan mükemmel bir kainat. İlk başlangıcına bakıyorsun, şu kadar (kalem ucu) bile değil, şu kadar bile değil. Hiçbir şey yok, boşluk. “Küt” diye patlayıp çıkıyor, bir anda. Allah “ol” diyor, hemen başlıyor. Bir noktadan sürekli yayılıyor. Zaten kainatın başlangıcını anlamak için alim olmaya gerek yok ki. Bir şey bir noktadan itibaren etrafa doğru genişliyorsa, başlangıcı olduğu belli değil mi bunun, değil mi? Bir noktadan sürekli genişliyor. Başlangıcı olmadan mümkün değil genişlemesi zaten. Tabii bunların çok dikkatli tefekkür edilmesi lazım. Oradaki o ince hesaplar, ince detaylar, arkasından proteinin yapısı, kofulların, mitakondrinin yapısı, her şey çok acayip. Görüntünün bu kadar net olması, beynimizde böyle bir görüntü oluşması tam renkli, sesin stereo olması, görüntünün üç boyutlu olması ve şu kadarcık yerde olması yani, Allah çok nefis yaratıyor. Her şey çok acayip, çok şaşırtıcı. Ne güzel, yokluk olacakken varlık olmuşuz. Bir de mümkün değil bir daha yok olması, var olan bir şeyin yok olması mümkün değil. Mesela hiçbir konuşmamız yok olmuyor. Allah ayette “konuşmalarınızı, hatalarınızı örteceğim” diyor, bakın “yok edeceğim” demiyor, “örteceğim” diyor. Hiçbir şeyin yok olması mümkün değil. Bir insan bir suç işlediğinde o yok olmuyor, Allah sadece onu örtüyor. O, sonsuza kadar yok olmaz, o kalır. Allah’ın bilgisinde kalıyor. Bilgisinde diyeyim, öyle anlayın. O görüntü, şekil olarak, hayat olarak aynen durur, hiçbir şekilde değişmez. Mesela şimdi biz bu konuşmayı yapıyoruz, bizden ışık ışınları uzaya yayılıyor. 10 yıl sonra benim bu konuşmama ait ses dalgaları, görüntü başka bir galaksiye ulaşmış olacak. 10 yıl sonra ben daha yeni konuşuyor oluyorum onlara, daha yeni beni görecekler, 10 yıl sonra. 50 yıl sonra bir başka gezegene ulaştığında ses dalgaları ve görüntüm, onlara da daha ben yeni sohbete başlamış oluyorum. Tabii dünyanın ömrü olsa, 1 milyon sene sonra ben daha yeni konuşmuş oluyorum onlara, yeni yeni görüntülerimi görüyor. Güneş’te patlama oluyor, buraya gelişi bir hayli vakit alıyor. Uranüs’te, Neptün’de, Plüton’da bir olay oluyor buraya gelişi muazzam vakit alıyor, daha yeni olmuş gibi seyrediyor insanlar. Halbuki mesela bazı yıldızlarda 1 milyon sene önceki olay olmuş oluyor. Bazılarında 10 ay önce olmuş olay oluyor. 10 ay önce olmuş, ama daha yeni geliyor dünyaya görüntüsü...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...