Adnan Oktar`ın 23 Haziran 2011 tarihli A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Mesela ben evde de düşündüm, ben dedim ya, sizin gibi bir sanatçı bir daha gelmez dedim ya, yok doğru söylüyorum. Hakikaten insanlık gittikçe bozuluyor. Bir daha gelmez. Mesela Müslüm Baba diyorum, onun için görüşmek istediğim bir sanatçıdır, bir daha gelmez. Yani toplum bozulmaya doğru gidiyor, bir daha olmayacaktır. Bakın görün, bir daha öyle bir sanatçı gelmez. Mesela ünlü ressamlar gibi, ünlü müzisyenler gibi bir insan, bir daha gelmiyor, toplum gittikçe bozulmaya doğru gidiyor. Mesela Bediüzzaman gibi bir alim bir daha gelmez, Şeyh Nazım Kıbrısi gibi bir alim bir daha gelmez. Sizin bulunduğunuz dönem, çilenin acının yaşandığı dönemlerdi. Siz o acıyı yaşamasaydınız, bu derinliği alamazdınız.
OKTAY ERTUĞRUL: Hocam, sanatçının sesi belki vardır ama onu çıkartan da onun ruhundaki yine alabildiği şeyler oluyor galiba, değil mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Tabii tabii, o içliliği hissedemez. Mesela Umut Hanım’ın sesi çok güzel ama eğer o çileyi, acıyı bilmezse, onu öyle yorumlayamaz.
UMUT AKYÜREK: İdrak etmeden tabii onu icra edemez.
ADNAN OKTAR: Dümdüz bir ses olur. Mesela Müslüm Baba’nın acı çektiği yüzünden açık açık anlaşılıyor. Yani acılı insan olduğu açık açık anlaşılıyor. Mütevazi, mazlum ve çok içli söylüyor, çok içten söylüyor. Bir de o kadar parçayı insanın o kadar yorumlayabilmesi, metafizik bu normal bir şey değil. Yani insan takatinin üzerinde bir şey. Bir harikuladelik olduğu anlaşılıyor. Yani insan yeteneğiyle yapamaz onu. Bir tanesini yaparsın, iki tanesini yaparsın. Kusursuz bir yorumlama var, mükemmel bir yorumlama var.
UMUT AKYÜREK: Her tarz eseri de okur. Popüler şarkıları da kendine has okur. Bir taraftan da saygılarımızı yollayalım.
ADNAN OKTAR: Tabii o yönüyle çok şahane. Biz de evet, saygılarımızı sevgilerimizi yoluyoruz. Onda da ön yargılar oluşuyor, ondan dolayı etkili oluyor. Bir ara gençler orasını, burasını jiletle keserlerdi. Aslında o, coşkunun şiddetinden oluyor. Tabii tavsiye etmeyiz, yani öyle bir şey yapsınlar demeyiz ama o sevginin ve coşkunun bir ifade tarzı olmuş oluyor. Ama tabii çok yanlış bir yöntem.
UMUT AKYÜREK: Tabii o zamanki şartlar içinde değerlendirmek lazım, işin boyutu işin içine girer.
ADNAN OKTAR: Mesela Anadolu’da düğünlerde coşarlar silah sıkarlar, tabii gönül ister ki, kuru sıkı olsun, çünkü gerçek mermi tehlikeli ama o bir coşkudur, feryatlar da bir coşkudur, onun gibi. Ama sizin sevilmenizde ön yargı var. Onun üzerine o güzel ses, çok güzel olmuş oluyor.
UMUT AKYÜREK: Sağ olun, sağ olun.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Allah'ın İsimleri
Devamı ...Ses kasetleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...