Adnan Oktar`ın 24 Haziran 2011 tarihli A9 Tv ve Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Gereksiz detaylara giriyorsunuz. En önemli konu İttihad-ı İslam’dır, Türk-İslam Birliği’dir. Türk-İslam Birliği, İttihad-ı İslam olduğunda zaten anlattığınız detayların hepsi hallolur. Siz toprağın altında debeleniyorsunuz. Çıkın toprağın üstüne, toprağa bir hakim olun. Onlar zaten hallolur. Altta karınca gibi küfrün ayağının altını gıdıklıyorsunuz. Hiçbir şey çıkmaz ondan, öyle yöntem olmaz. Boş işlerle uğraşıyorlar. Asıl konu İttihad-ı İslam’dır, Türk İslam Birliği’dir. Onu yaptın mı sosyal konular da hallolur, siyasi konular da hallolur, her şey hallolur. Siyasete de ahlaki yönden çok güzel bir düzen gelir, İslam ahlakı hakim olacağı için. Tıpta da her şey yerli yerine oturur, ekonomi yerli yerine oturur. Çünkü güzel ahlak her şeye çok olumlu etki yapar. Bunu düşünmesi lazım kardeşlerimizin. Haklı mıyım Şeyhim?
ALTUĞ BERKER: Çok haklısınız Hocam. Allah razı olsun, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet. Yani en zayıf noktalardan olaya giriyorlar. Bir şeye tepeden yaklaşmak lazım. Arkadaşlar topuktan yaklaşıyorlar. Bir şey elde edemezsiniz öyle. Oturuyor, hiç alakası olmayan boş işlerle uğraşıyor. En hayati konuyla uğraşsana, Kuran’ın bütününü ele alsana. Kuran’ın bütünü sizi niye ilgilendirmez? Hurafeyle ilgileniyor, hurafelerle uğraşıyor, hurafelerle boğuşuyor. Hurafeyi bırak; Kuran ahlakının dünyaya hakim olması için uğraş, İttihad-ı İslam’ı iste. Çok zor bir şey zannediyor; gayet kolay, gayet kolay. Siz istemediğinizden olmuyor. İsteseniz hemen olur. Bir hafta da bile olur. İstenmeye bağlı olan bir şeydir. Misafir istenmeyen yere geliyor mu? İslam'da istenmeyen yere gelmiyor işte. Davet edilirse gelir, Allah’ın izniyle. Davet etsin İslam alemi, yüzde onu davet etsin; gelir. Davet etmedikleri için de gelmiyor, Allah göndermiyor. Çoktan İttihad-ı İslam olurdu. Her biri ayrı bir dertteler. Kimi kendi vatanını kurtarmanın peşinde, kendi kendine. Hepsini düşünsene, genel düşünsene. Egoist düşünüyorlar. “Kurtarınca olacak?” diyoruz. “Nargile içeceğiz denizin kenarında.” Kadın oynatsın, işine gücüne baksın, oyun oynasın, tenis yapsınlar… Yani, “amacın ne?” diyorsun; amacı yok adamın. Tek kelime İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyorlar. Yeri göğü yarıyorlar, bayağı bağırıyorlar, sloganlar atıyorlar. Zannediyorsun esaslı bir şey çıkacak, güzel bir şey söyleyecek zannediyorsun. Altı fos, hiçbir şey yok. Mesela bir yerde bir hareketlenme oluyor. Diyorsun; “herhalde bunlar İttihad-ı İslam’ı istiyor.” “Yok” diyor, “rahat etmek istiyoruz” diyor. Allah size rahatlık vermez, belanızı verir. Bu dünyaya rahat etmeye gelmediniz siz. Allah’a kul olmaya geldiniz. İttihad-ı İslam’ı istemeyen adama Allah rahatlık vermez. Dünyanın hiçbir yerinde de huzur olmaz. İttihad-ı İslam’ı isterseler hemen peşinden huzur ve rahatlık.
ALTUĞ BERKER: Bu konuda Türkiye’den bir beklentiye dair Suriye’de bir gösteri sırasında pankart açmışlar, Türkçe.
ADNAN OKTAR: Ne diyor pankartta?
ALTUĞ BERKER: “Ey Müslüman Türk kardeşlerimiz; çocuklarımız öldürülüyor, kadınlarımıza tecavüz ediliyor, dinimizle savaşıyorlar, nerdesiniz?”
ADNAN OKTAR: Arkasından ne diyecekti? “Allah, İttihad-ı İslam’ı nasip etsin” diyecekti. Türkiye hangi birine yetsin? Sırf Türkiye ile olur mu? Türkiye’den öncülük isteyecekler. Türkiye’ye bağlanacaklar, Türkiye öncülük edecek. Türkiye tek başına, bir gücü olmaz Türkiye’nin tek başına. Türkiye’nin emrine girecekler İslam alemi. Yani itaat edecekler, sevgi duyacaklar. Emir derken, nedir? Mesela biz belediyeye tabi oluyoruz, belediye ama bize hizmet ediyor; bu tarz. Bir belediye hizmeti yapacaktır Türkiye; ama bağlanmaları lazım, İttihad-ı İslam’ı istemeleri lazım. Dönüp dolaşıp o sözü söylemiyorlar. Söyleyin, İttihad-ı İslam’ı isteyin, yani bunu söyleyeceksiniz. İttihad-ı İslam’ı söyleyince tabii Hz. Mehdi (a.s.)’ı da söylemiş olacaklar; onu söyleyemiyorlar. Zehre döndü bu söz adeta. Ağızlarına almıyorlar, yakıyor ağızlarını bu söz. Onu uzun uzun anlatacağına, “Ya Rabbi bize İttihad-ı İslam’ı nasip et” desene. Allah sana hemen yardımı gönderecek. Söyleyin, yüzde onu söylese bitecek, inşaAllah. Tevrat’ta da var. Allah’a soruyorlar, Hz. İbrahim (a.s.) soruyor. “İnsanların” diyor, “yüzde onu olsun” diyor, “insanlardan on kişi olsun” diyor, “yine hakim ederim” diyor. Bak; “on kişi”, “içinizden on kişi olsun.” İstenmesi çok önemli bak. Doğrudur, Suriye’de komünist idare olduğu için, Baas Rejimi olduğu için, buradaki komünistler destekliyor onu zaten. Komünistler hakikaten Müslüman genç kızlara, kadınlara tecavüz ediyor, çocuklara tecavüz ediyorlar. Akıl almaz bir zulüm var. Derin devlet hakimiyeti var. İddia edilen Ergenekon terör örgütünün en güçlü kalesi orada, Suriye’de. Mahvediyorlar milleti. Muazzam bir Müslüman düşmanlığı var, muazzam bir ehl-i imana karşı nefret var. Dinsiz imansız Suriye askerleri küfrederek, pis ağızlarıyla kudurmuş gibi saldırıyorlar. Ayaklarıyla çiğniyorlar, kurşunluyorlar; alışmışlar psikopatlığa, suikastlara alışmışlar. Fakat tırsıklar, mesela İsrail’den it gibi korkuyorlar, it gibi. Ama bak Müslüman’a kabadayı. İsrail’in adını dahi ağızlarına alamıyorlar. “Yamulturlar” diye korkuyorlar. Ama Müslümanlar’ı bak nasıl ayakları altında eziyorlar. Delikanlıysanız çıkın, İsrail’in karşısına çıkın bakayım. Çıkın, Amerika’nın karşısına çıkın. İtlik yapan Müslüman’a yapıyor. Afganistan’da da öyle. Afganistan polisi mahvediyor Müslümanlar’ı, Müslüman polis. Mısır’da da, Mısır polisi mahvediyor Müslümanlar’ı. Fas, Tunus, Cezayir hepsinde, Libya’da mahvediyorlar Müslümanlar’ı. Direkt suratına kurşun sıkıyorlar çocukların. Yalvarıyor. Geçende de gösterdik, burada da gösterdik. Yalvarıyor çocuk “yapma” diye. Direkt suratına sıkıyor piyade tüfeğiyle, G3’le. Böyle alçak herifler, birçoğu böyle. Tabii içlerinde iyi olanları da var, onları tenzih ederim. İttihad-ı İslam’ı istemedikleri için bir felaket furyası her yerde var. Aklı başında birçok Müslüman da görüyorum, söyleyemiyor. Niye söylemiyorsun? “İttihad-ı İslam’ı söylersek” diyorlar, “Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsetmiş oluruz. Hz. Mehdi (a.s.)’dan da bahsedersek seni ima etmiş oluruz.” Benim kadar kafanıza taş düşmesin. Tevbe estağfirullah. Benim zorla ağzımı bozduracaklar şimdi, yağmur gibi yağdıracaktım. Ne alaka? Manyak mısınız siz? Şu mantığın çarpıklığına bak, bu deliliğin şiddetine bak. Yemin billah ediyorum, yani daha ne diyeyim? Sarıkla, cübbeyle de karşınıza gelmiyorum. Bak mesela; “Hz. Mehdi (a.s.)” diyor, “sarıklıdır” diyor rivayette. Kafama sarık sarıp çıktım mı karşınıza? Yok. Bak, Hz. Mehdi (a.s.) olmadığımın ispatı bu işte. Olsam, karşınıza Cübbeli gibi kafama sarık sarar çıkardım, değil mi? İma ederdik öylece. Yok, öyle bir şey yapmıyorum. Bırakın bu densizliği. İttihad-ı İslam’ı savunun siz, ben gideyim Konya’da yaşayayım tek, gideyim nereye istiyorsanız. Oraya gitsek, orada daha da şüphelenirler bu sefer. Bir acayip kafaları var. Haydi Türkiye’de çekiniyorsunuz, Filistin’de zorunuz nedir? Orada deyin. Mısır’da deyin. Libya’da deyin. Demiyorlar. Allah Allah. Her şeyi diyor, her türlü slogan, her türlü konuşma var; Hz. Mehdi (a.s.) konusu geldi miydi çıt yok. Ahir zamanda deccaliyetin hakim olduğu devirde alamettir, Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedilemiyor.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler