Adnan Oktar`ın 26 Haziran 2011 tarihli A9 Tv ve Tv Kayseri röportajından
ALTUĞ BERKER: Şöyle söylediniz, “En uydurma, en anormal hurafeleri bile ballandıra ballandıra anlatan adamlar, açıkça ve alenen Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerinin tahakkuk ettiğini gördükleri halde, bilimsel olarak, açık, net olarak tek kelime bahsetmek istemiyorlar. Ağırlarına gidiyor. Çünkü kendi şeyhi fark edemediği için, kendi hocası fark edemediği için; ikincisi, kendi şeyhinin Hz. Mehdi (a.s.) olamayacağını düşündüğü için; üçüncüsü, keyfi kaçacağı için; dördüncüsü, itaat ağırına gittiği için; beşincisi, hurafelerini artık anlatamayacağı için; altıncısı, yerleşik saltanatı darmadağın olacağı için; sayarız da sayarız. Hiçbir şekilde Mehdiyet’i gündem yapmak istemiyorlar. Onlar kapattıkça biz de çok fazla gündem yapıyoruz ve yapacağız.” dediniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, deccalin kudurmasından da zaten Hz. Mehdi (a.s)’ın çıktığını anıyoruz. Güneydoğu’da deccal kudurdu, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde bir kudurma var deccalde ve görülmemiş bir azgınlık var, görülmemiş bir pervasızlık var. Sevr Antlaşması’ndan önce, yabancı ülkeler Türkiye’yi paramparça etmek şeyindeydiler. Sonra Sevr Antlaşması’nı yaptılar, tam bu kafalarını ortaya koymuş oldular. Şimdi Sevr takımı, tam takım yine, hani tam saha pres mi diyorlar böyle, tam takım ayaktalar aslında. Güneydoğu’yu bölerek oradan işe başlamayı düşünüyorlar. Yani Anadolu’yu, Türkiye’yi parçalamaya kesin karar vermiş adamlar. Biz de diyoruz ki; hodri meydan o zaman. Şimdi bir Kurtuluş Savaşı daha yaşanıyor. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i yok etmek için Sevrci takım ayakta. Eskiden askeri dışarıdan getiriyorlardı, şimdi içeriden asker kullanıyorlar. İddia edilen Ergenekon terör örgütünü kullanıyorlar ve onların yetiştirdiği hampaları, it-kopuk takımını ve PKK’nın kiralık katillerini kullanıyorlar, azgın katillerini kullanıyorlar ki onların çoğunu Avrupalı uzmanlar yetiştirdiler, dağlarda. Onun için milletimiz aynı Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi devletten yana, milletten yana, askerden yana, polisten yana tavrını net koyacak. Siyasi manevralar ve politik oyunların vakti değil, hayat memat meselesi çok önemli günlerdeyiz; devletin yanında bütün milletimizin kilitlenmesi lazım. Öyle oldu mu ne olur? Hiçbir şey yapamazlar. Bütün mesele kenetlenip bütün olmakta, öyle bir sistemde onların oyunu işlemiyor. Çünkü Kurtuluş Savaşı döneminde o kadar namüsait şartlar vardı ki; ordu dağılmış, silah fabrikalarına el konmuş, çok acayip zor bir ortam vardı. Bir avuç askerle, bir avuç silahla, sağlam iman ama kararlılıkla; çünkü herkes devletin yanında kilitlendi, yekvücut oldular, darmakeşan ettiler, bitti. Şimdi yine aynı mantığın olması lazım, çünkü o döneme göre şu an kat kat güçlüyüz, yani kıyası kabil olmayacak şekilde güçlüyüz. Bütün mesele devletin yanında kilitlenmekte ve el birlik olmakta; politik manevralarla, politik düşüncelerle ayrıya gayrıya düşmemek lazım. Yani bu iş, hükümet-parti işi falan değil; devletin yanında kilitlenme meselesi. Konu bu, bu oldu mu, evelAllah tozuna, kılına zarar gelmez milletin. Hiçbir şey yapamazlar, inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler