Adnan Oktar`ın 24 Haziran 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Onun için sarıkla, cübbeyle tebliğ ancak medreselerde yapılır; halk içerisinde halka benzemek lazım, insanlara benzemek lazım. Onlarla aynı kıyafet, aynı yemekler, aynı ortam olması lazım ki üzerlerindeki iblisi yakalayabilelim. Onları o acıdan, beladan kurtarabilelim, değil mi? İnşaAllah. Başka türlü olmaz. “Hocam, siz alenen yapıyorsunuz.” diyor. Benim ayrı, benim hususiyetim var o konuda. Ben ruhsatlıyım, inşaAllah. Ama genelde olmaz. Mesela bir genç kızla konuşurken, oturup çarşafla yaklaşırsan darmakeşan edersin. Olmaz, konuşmaz seninle, değil mi? Şeytanını kudurtursun, olmaz. Şeytan üzerine çöker onun. Normal, onun gibi normal yaklaşacaksın. Sevgiyle yaklaşacaksın, muhabbetle yaklaşacaksın. Bak, diyor ki ayette, şeytandan Allah’a sığınırım; “Bana uyun, size doğru yolu göstereyim.” Bak, daha doğru yol gösterilmemiş, dikkat et. “Bana uyun, size doğru yolu göstereyim.” Önce ona uyacak, sonra doğru gösterecek. Uyması için şefkat ve dostluk gerekir. Resulullah (s.a.v)’ı acayip seviyordu Ehl-i Kitap. Müşrikler de, ‘Muhammed-ül Emin’ diyorlardı. Herkes emin güzel ahlaklı olduğundan. Sözünü, sohbetini beğeniyorlar. Sonra iman hakikatlerini anlatıyor Peygamberimiz (s.a.v). Kuran’dan, Kuran mucizelerinden bahsettikten sonra kalpleri yumuşuyor ve İslam’a dahil oluyorlar. Sert yaklaşmıyor, acımasız yaklaşmıyor. Mesela; Hıristiyanları görüyor, cüppesini çıkartıyor, altlarına seriyor. Bu nedir? “Ben size karşı saygılıyım, nezaketliyim, şefkatliyim” mesajıdır bu. Bir insan cüppesini serer mi bir insanın altına, değil mi? Sonra alıp giyiyor cüppeyi üstüne. Bu ne demektir? Derin bir şefkat, derin bir nezaket, derin bir saygı demektir. Müşrikler de sarık takıyordu, Peygamberimiz (s.a.v) de takıyordu. Hıristiyanlar da sarık takıyordu. Müşrikler, Hıristiyanlar, Museviler, her üçü de sarık takıyordu, Resulullah (s.a.v) de takıyordu sarık. Hepsi cüppe giyiyordu; müşrikler, Hıristiyanlar, Museviler, Peygamber (s.a.v) de cüppe giyiyordu. Şimdi olsa, ahir zamanda olsa, insanlar ne giyerse Peygamberimiz (s.a.v) de onu giyerdi; avcı çünkü aynı zamanda. Hz. İsa Mesih (a.s) da öyle; sarıkla, cüppeyle gezmez Hz. İsa Mesih (a.s); böyle, bu tarz. Şaşılacak bir şey yok. Teknolojinin bütün imkanlarını kullanır. Şık, takım elbiseyle de gezer, söyleyeyim. Bilemezsiniz. Hz. Mehdi (a.s) da öyle, başında sarıkla gezmez. “Ben buradayım” der gibi hareket etmez. Hz. Mehdi (a.s) da avcı, fark edemezsin. Fark edilememesinin nedeni nedir? Herkes gibi olmasıdır. Yoksa hemen fark edilirdi Hz. Mehdi (a.s). Yani alenen “ben buradayım” der gibi bir şey olurdu. Sarık yok, sarık onu işaret edenlerde. Belki evinde gizli giyer, ayrı mesele; namazında takar. İbadet kıyafetidir zaten o, ibadetlerinde giyebilir. Dolayısıyla yaklaşmada sevecenlik esastır. Yıldıran bir üslup olmaz, çünkü Müslüman olduğunda hürriyet, ferahlık, bilgi, kültür, sanat, neşe, mutluluk, sevinç gelecek üstüne ve güzellik olacak. Durduk yere adamı niye tedirgin ediyorsun? Ne gerek var?
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler