Adnan Oktar`ın 3 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR:... Şeytandan Allah’a sığınırım. “Bu mektubumla git” diyor 28’inci ayette, “onu kendilerine bırak, sonra onlardan uzaklaş, böylece bir bak, neye başvuracaklar?” Mektup; o devrin kitabı, yani tebliği içinde barındıran bir açıklama. Kaç sayfa olduğu belli değil. Mektup; orada imani, Allah’ın varlığını anlatan açıklamalar ve İslam’a uymanın önemini anlatan açıklamalar var ve uymaları söyleniyor. “Onu kendilerine bırak sonra onlardan uzaklaş”. Kitap verdikten sonra, bir şey anlatıldıktan sonra ısrar edilmez; bir uzaklaşırsın. O, Kitapla baş başa, o düşünceyle baş başa kalması lazım, bir düşünmesi lazım. “Böylelikle bir bak, neye başvuracaklar?” Sonra bak, yani ne etkisi oldu, nasıl oldu etkisi bir bak. “(Sebe Melikesi Belkıs) Dedi ki: “Ey önde gelenler”. Şimdi demek ki devlette, yönetimde insanlar, kültürlü, daha aklı başında gördüğü, daha tecrübeli olan insanları esas alacaklar, yani onlarla istişare edecekler. “Gerçekten bana oldukça önemli bir mektup bırakıldı.” Bunun analizini yapacak ama istişare yapmak istiyor toplulukla. “Gerçek şu ki, bu, Süleyman’dandır” o devrin Mehdi’si “ve şüphesiz Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla (başlamakta)dır.” Her işe Allah’ın adıyla başlamanın önemi mesela bak. “Bismillah” da denir ama “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” aslı odur. Bak, ayette nasıl diyor? “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” başlamaktadır. “(İçinde de:) ‘Bana karşı büyüklük göstermeyin”. İlk yapılacak şey neymiş? Enaniyetin kalkması. Büyüklük insanı delirten, basiretini ferasetini bağlayan, samimiyetsiz kılan, doğal davranmasını ortadan kaldıran, akli dengesini bozan vahim bir beladır büyüklük. Onun için en büyük belayı önce söylüyor; “büyüklük göstermeyin” diyor. Büyük olan Allah çünkü. “Ve bana Müslüman olarak gelin". Müslümanlık Hz. Süleyman (a.s.) zamanında var mıymış? Var. Hz. İbrahim (a.s.) zamanında var mı? Var. Hz. İsa (a.s.) zamanında, Hz. Musa (a.s.), Hz. Musa (a.s.)’a tabi olan Ben-i İsrail o zaman Müslüman mıydı? Müslüman’dı. Hz. İsa (a.s.)’a tabi olan havariler Müslüman mıydı? Hz. İsa (a.s.) dahil hepsi Müslüman’dılar. “Dedi ki: ‘Ey önde gelenler, bu işimde bana görüş belirtin”. Devletin istişare ile yönetilmesi gerektiğini Kuran gösteriyor. Devlet yönetiminde önde gelenlerden oluşan bir istişare heyetinin gerekliliğine Allah dikkat çekiyor, yani müsteşar ve müşavirlerin önemine. “Siz (her şeye) şahitlik etmedikçe ben hiçbir işte kesin (karar veren biri) değilim." “İstişare yapmadan kesin karar vermem” diyor. Devlet yönetiminde bu çok hayatidir. “Ben, kafam esti böyle yaptım” olmaz. Mutlaka istişare edilmesi lazım, çünkü bütün milletin sorumluluğu üzerinde. Hz. Mehdi (a.s.)’ın da yapacağı odur, Peygamberimiz (s.a.v.)’in de yaptığı odur. Peygamberimiz (s.a.v.)’e de, Cenab-ı Allah istişare etmesini söylüyor. İnsanlar da istişare edecekler. İstişarede karşı tarafın fikrine saygı esastır. Şimdi bazı adamlar istişare yapar ama karşı taraf iyi fikir verdiğinde ağrına gider, yanlış olan fikrini yine ısrarla yapar. Dinlemez. Kendi kafasına göre hareket eder. O yanlış, yani karşı taraf haklıysa onu yerine getirmek lazım...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...