Adnan Oktar`ın 3 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR: “(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) ‘Ey önde gelenler, onlar bana teslim olmuş (Müslüman)lar olarak gelmeden önce, sizden kim onun tahtını bana getirebilir?’ dedi.” “Kadının tahtını bana kim getirebilir’” diyor, ama çok uzaklarda tahtı. Yani belki beş bin kilometre uzakta, çok uzakta. “Cinlerden ifrit: ‘Ben sen daha makamından kalkmadan, onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim’ dedi.” İşte bu tırnakta cin çağırmanın ilk kaynağıdır bu Kuran ayeti de. Zaten tırnak duasında “açıl Süleyman’ın tahtı açıl” denir, değil mi?
ALTUĞ BERKER: Evet, inşaAllah. Siz daha iyi bilirsiniz, estağfirullah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Evet, sonra da görüntü oluşuyor inşaAllah. Yani cin; “ben bunu görüntü olarak getireyim” diyor. Hakikaten de yapar Allah’ın izniyle. Yani üç metreye dört metre koskoca görüntü oluşur, net olarak. Etrafındaki adamlarla, seslerle olduğu gibi görebilir kadın, tahtın görüntüsünü. “Yanından Kitap’tan ilmi olan biri dedi ki”. O da, o devirdeki Kitap’ı çok iyi bilen bir alim var. "‘Ben, onu sana getirebilirim.’ Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: ‘Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (hiçbir şeye, hiç kimseye ihtiyacıolmayan)dır, Kerim olandır.” Allah’ın Gani ismi tecelli ettiği için Hz. Süleyman (a.s.)’da, hiçbir şeye ihtiyacı yok. Allah’ın o isminin tecellisi olarak malı kabul etmiyor. Hz. Mehdi (a.s.) devrinde halk malı kabul edecek mi? Etmeyecek. Birbiriyle bağlantılı olaylar, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Dedi ki: ‘Onun tahtını değişikliğe uğratın, bir bakalım doğru olanı bulabilecek mi, yoksa bulmayanlardan mı olacak?’ Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: ‘senin tahtın böyle mi?’ denildi.” Gösteriliyor Hz. Süleyman (a.s.). Benim anladığım sarayın bir cephesinde taht olduğu gibi görüntü olarak oluşuyor, etrafındaki insanlarla beraber, inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yani müthiş bir televizyon teknolojisi var bilinen, bu oluşuyor. Bunu cinler de yapıyor, ama o devirde Hz. Süleyman (a.s.) da biliyor bu bilimi. Mesela tırnak duasında olduğunu ben biliyorum. Yani bizzat benim yakınımdaki kişiler yaptılar, denediler, gördüler; biliyorum. Yani üç metreye dört metre görüntü aynı şahıslarla beraber, olaylarla beraber çok net aynı televizyon görüntüsü gibi görüntü oluşuyor. Önce küçük tırnağın üstünde, tırnağının bulunduğu şu sağ başparmak tırnağının üstünde. Yani aslında biraz açıklayayım. Tırnağın üzerine yağ gibi bir sıvı sürülüyor önce. Sonra muhtemelen bu ayetten alınan bir dua var, o yazılıyor. Ondan sonra Cenab-ı Allah’tan isteniyor, o cinlerin zuhur etmesi isteniyor. Önce, benim gördüğüm, parmak kayboluyor, yani parmağın görüntüsü kayboluyor. Sonra bir ekran oluşuyor, dörtgen bir ekran oluşuyor. Sonra net görüntü oluşuyor, sesler ve insanlar açık açık görülmeye başlıyor. İkinci aşamasında ekran tam genişliyor, üç metreye dört metre oluyor. Eğer suda çağırılırsa; adam, çağıran kişi görüntünün içine giriyor, kendisi giriyor görüntünün içine. Orada da kadın görüntünün içine girmiş. Hz. Süleyman (a.s.)’ın o zemini var ya; kadına diyor, ayağını sıyırıp içine girmeye kalkıyor ya kadın; Allahualem o olay yeri orası gibi görülüyor, inşaAllah.Yani müthiş bir teknolojiye sahip ama bizim bilmediğimiz, hayret ettiğimiz bir görüntüyü nakletme kanunu var, Allah’ın bir kanunu var, fizik kanunu. Yani bu böyle kapsamlı, televizyonda yapılan bu çalışmanın dışında çok çok daha basit, çok kolay bir yöntemle görüntü nakloluyor, ama bulunamadı daha bu. Cinler bunu uyguluyorlar. Cinlerinki ayrı, bu kitaptan ilim sahibi olan kişininki ayrı ama yaklaşık aynı yöntemi uyguluyorlar, anladığımız kadarıyla. Allah yaratıyor. "‘Senin tahtın böyle mi?’ denildi. Dedi ki: ‘Tıpkı kendisi” diyor. Görüntüye bakıyor, aynısı, inşaAllah, tıpkı kendisi. “Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz Müslüman olmuştuk zaten” diyor. Harika karşısında nefesi kesiliyor. Demek ki Müslüman olmada insanlar bazen tereddüt ediyorlar, böyle harika bir şey gördüklerinde aniden Müslüman oluyorlar.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: İşte Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın etkisi de bu şekilde olacaktır. İnsanlar aniden Müslüman olacaklar, meydana gelen harikadan dolayı, Hz. İsa (a.s.)’ın göstereceği harika mucizelerden dolayı. “Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu.” O da o zaman Darwinist, materyalistti kadın, o da o zamanlar o düşüncede. “Gerçekte o, inkar eden bir kavimdendi.” “O da materyalist bir kavimdendi” diyor Cenab-ı Allah. “Ona: ‘Köşke gir’ denildi. Onu görünce derin bir su sandı”. Bak normal bir su da değil, derin bir su sanıyor. “(Eteğini çekerek) ayaklarını açtı.” Yani suya girecek pozisyona geliyor, açıyor bacaklarını. “(Süleyman) Dedi ki: ‘Gerçekte bu, saydam bir camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir.’” “Su değil” diyor Hz. Süleyman (a.s.). Yani o kadar harika ki görünüş, kadın bayağı uyanık olduğu halde fark edemiyor, gerçekten su zannediyor, derin bir su zannediyor. Bacağını, ayağını açıp suya girmeye hazırlanıyor. Şu an öyle bir teknoloji yok, mükemmel bir teknoloji.
Kitaplar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Sizden Gelen Güzellikler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...