Adnan Oktar`ın 6 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Kaçkar Tv, Aba Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bugün sabah düşündüm; evin tabanı ahşap, ahşabın altında beton, betonun altında toprak, toprağın altında ateş, kaynayan ateş. Evin temeli bunlardan oluşuyor. Fokur fokur kaynayan ateş, üstüne toprak, toprağın üstünde beton, betonun üstünde ahşap, ahşabın üstünde halı. Gayet rahat insanlar yatıyor. Fokur fokur kaynıyor. Dünya şu an böyle. Dünyanın kabuğu, elmanın kabuğu ne kadar ince? Elmanın içini düşünün, elmanın içi magma, fokur fokur kaynayan ateş, kabuğu kadar toprak, elmanın kabuğu kadar toprak. Bu toprak üzerinde adam bilardo oynuyor, futbol müsabakaları yapılıyor, bir başkası tencerede pirinç kavuruyor, anormal rahatlar. Neptün, Platon, Uranüs, o ona çarpıyor gökyüzünde, o ona çarpıyor. Akıl almaz çarpışmalar oluyor, güneşe çok büyük göktaşları çarpıyor, büyük dev patlamalar oluyor. Güneşte, dünyanın bin misli, 2 bin, 3 bin misli, 10 bin, 100 bin misli oluyor o patlamalar, dünyanın o kadar büyük, göklere saçılıyor, burada insanlar mastika oynuyor, gayet rahatlar. Uranüs’te, Neptün’de, gökteki gök cisimlerinde, kimin de sülfürik asit denizi hakim. Kiminde havadan nitrik asit yağıyor, ısı kiminde 2 bin derece, kiminde 3 bin derece, kiminde ısı 250 derece, gece eksi 300. Yer gök toprak. Cinler orada yakalamaca oynuyor. Cin sülfürik asidi ne takar. Acayip hoşuna gidiyor, onların gıdası. Nitrik asitten adam, gayet memnun oluyor, gıda oluyor. Nasıl bitkilere gıdaysa, onlara da gıda oluyor nitrik asit. Ama biz de bu küçücük dünyamızda, uçsuz bucaksız, bakın bu kadar çarpışmaların, altı ateş magma, havada akıl almaz bir hızda gidiyoruz. Bakın dünya bir kendi etrafında dönüyor, bir güneşin etrafında hızlı dönüşü var, bir de güneş sistemiyle beraber, topluca gidişimiz var, o akıl almaz derecede süratli, müthiş süratli. Hep beraber gidiyoruz. En ufak bir sarsıntı yok, gürültü yok. Dolmuşa, otobüse, uçağa binenler bayağı bir sallantı oluyor, dünyada sallantı yok. Ve ölüm de her gün bir adım ilerliyor. İleriden bize yürüyor ölüm. Her gün mesela 24 saat, 24 adım atıyor bize karşı. Bir 24 saat geçince, bir 24 adım atıyor. Yaklaşıyor, yaklaşıyor, yaklaşıyor, saat bittiğinde, ölüm bize yapışıyor. Azrail (a.s); “gel mübarek seni götüreceğiz, Cenab-ı Allah’ın katına” diyor. “Hazır mısın?” diyor, “Elhamdülillah hazırım” diyor, “hadi bakalım, Ya Allah Bismillah, Selamun Aleyküm.” Kafir için de, Fredi’nin kabusu gibi. Kafasına, gözüne ani yumruklarla başlayan, şiddetli karanlığın içerisine atılmaya başlayan, ani bir ölüm başlıyor, Allah vermesin. Müminin canı hep rahatlık içerisinde alınıyor. Başlangıcından itibaren, hep sonuna kadar hep rahatlıktır. Ahirette rahat, cennete girerken rahat, cennetin içinde rahat. Allah; “Hurmanın üzerindeki ipincecik iplik kadar bile rahatsızlığı uğramazlar” diyor. Allah hep Kuran’da güvence vermiş. “Bana güvenin” diyor, Allah, “Ben Rahman ve Rahim’im, affediciyim, çok şefkatliyim ve esirgeyenim” diyor, “sizleri seviyorum” diyor Allah. “Ama siz de Beni seveceksiniz” diyor ve “Bana şükredeceksiniz, şanımı hakkıyla takdir etmeye çalışın” diyor. “Bana hamd edin, helallerime özen gösterin, haramlarıma özen gösterin” diyor. Helaller ne kadar? Milyarlarca, trilyonlarca. Haramlar ne kadar? Sayılıyor. Haramlar, çok çok azdır.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler