Adnan Oktar`ın 11 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Mesela Atatürk rahmetli, Kurtuluş Savaşı’nda ılımlı davrananlar vardı, o ne yaptı? “Ben delikanlıyım” dedi, “hepinizi kovacağım” dedi. “İngilizler, İngilizleri mi kovacaksın?” “Evet, onları da kovacağım.” “Fransız?” “Onları da kovacağım, İtalyanları da kovacağım” dedi, “Yunanlıları da kovacağım” dedi. “Delikanlı benim” dedi. Alayını süpürdü. Çünkü bir ideolojisi var, inancı var, kararlılığı var. Taviz istediler, elinin tersiyle itti. Ciğerine ciğerine oturttu. Masonlar mesela, o devirde çarpıktı tavırları, anormal hareketler yapıyorlardı. Atatürk; “kapatın” dedi. Bir gecede kapattı. “İstemiyorum” dedi. Çünkü o devirde masonlar yurtdışıyla bağlantı halindeydiler, yani Türkiye’nin işgaline çanak tutan bir politikaları vardı. “İstemiyorum” dedi. Kim yamukluk yaptıysa karşılığını aldı. İrtica, “istemiyorum irticayı” dedi Atatürk. Kararlı olduğunu görünce irtica da vazgeçti.
ALTUĞ BERKER: Yobazlık.
ADNAN OKTAR: Yobazlık. İrtica deyince akla yobazlık gelmesi lazım. Çünkü ‘geriye dönüş’ anlamındaysa, geride güzel hatıralar vardır. Osmanlı’nın güzellikleri vardır, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatı vardır. O anlamda geriye dönme anlamında değildir. Geriye dönmeyen zaten ileriye gidemez, inşaAllah. Yani ilerinin zemini geridedir zaten. Geriden alınan güçle ileriye doğru gidilir. O anlamda değil. Yani yobazlık; sanata, bilime, sevgiye, estetiğe, güzelliğe, karşı olan düşünce. Atatürk onu da durdurdu. Bak, fikir adamı bu, dava adamı, ideolojisi var, kararlı. Taviz verdi mi? Yok, vermiyor taviz. Böyle bir tavır gerekir.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yurtdışından gelip Atatürk’ün elini öpüyorlardı adamlar neredeyse. İki büklümdüler karşısında. İngilizler geldi, Fransızlar, İtalyanlar, bütün herkes geldi. “Helal olsun” dediler, “hakikaten bileğini bükemedik” dediler. “Delikanlıymışsın” dediler. Lider böyle olacak işte.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Komünistler, Türkiye’nin en zayıf dönemi, komünizmin en rahat gelişebileceği ortam vardı. Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmışız, komünizmin en azgın olduğu dönem, bak düşün.
ALTUĞ BERKER: Bolşevik İhtilali.
ADNAN OKTAR: Tabii, komünist ihtilal olmuş, azgın dönem. Atatürk çıktı, bak delikanlı üsluba bak; “beyler” dedi, “şurası unutulmamalıdır ki; Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir, behemehal her görüldüğü yerde ezilmelidir” dedi. Kimse gıkını çıkaramadı. Komünistleri de dümdüz etti, kimse bir şey söyleyemedi.
ALTUĞ BERKER: EvelAllah.
ADNAN OKTAR: Bayağı kararlı bir mücadelesi vardı. Atatürk ayrıca bak en zor şartlarda bile son derece demokrattı. Sonradan bozukluklar oldu. Atatürk’ün üstüne deviriyorlar bazı konuları; değil, Atatürk’le alakası yok. Tarihe bir baksınlar, Atatürk’ün vefatından sonradır birçok anormal hareket. Ne alaka, Atatürk’le ne alakası var? Rahmetli’nin masa şahane, gıcır gıcır giyinir, tabaklar kaliteli, çatallar, kaşıklar kaliteli, masa örtüsü kaliteli; kıyafet gıcır gıcır, üst baş gıcır gıcır; üslup, nezaket, halka hitabı nefis. Şahane insandı. Allah rahmet etsin. Ne komünizmi koydu Türkiye’ye, ne faşizmi. Bak, faşist tehlike de vardı, ona da müsaade etmedi. Hiçbirine müsaade etmedi. Dava adamıydı. Delikanlı dediğin böyle olur, dava adamı dediğin böyle olur, inşaAllah. Bıraksınlar bana başka şeyleri.
Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler