Adnan Oktar`ın 14 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Bugün on üç Mehmetçiğimizi şehit ettiler malumunuz, biliyorsunuz. Siz de terörün nasıl yok edileceğini buradan her zaman anlatıyorsunuz Hocam, inşaAllah; bilimsel ve fikri mücadeleyle.
ADNAN OKTAR: Şimdi, onlar, komünistler, Kuzey Kore’de olduğu gibi, Vietnam’da olduğu gibi savaş halindeler; yani komünist devleti kurmak için, bölgeye ve dünyaya komünizmi hakim etmek için, komünizmin gereği olarak, komünist düşüncenin gereği olarak gerilla savaşı içindeler. Sonra düzenli orduya da geçerler zaten. Onların asıl istediği o zaten, düzenli orduya geçmek. Burada yapılacak şey; onların can damarını vuracak olan moral propagandadır. Yani bütün gerilla önderleri, gerilla savaşının teorisyenleri, pratisyenleri, uygulayanları, hepsi aynı şeyi söylerler, “gerillada en önemli ihtiyaç ne şu, ne bu, moraldir” derler. Açın bakın, yani Ho Chi Minh’den tut, bilmem kimden çık, hepsi aynı şeyi söylerler; Che’nin de söylediği de odur, onun da. Hepsinin söylediği odur bunların; moral gücü. İşte, “sizi havadan biri bizi gözetliyor evi gibi takip ediyoruz, sizin her yerinizi biliyoruz” falan, bunlardan pek etkilenmezler, önemli görmezler. Askeri güç de onları etkilemez, yani çok fazla askeri güç, onlardan da etkilenmezler. Tek etkileyecek şey bilimsel çalışmadır, yani inancını yok etmektir. Çünkü o inançtan dolayı komünist oluyor. Müslümanlara karşı ne yapıyorlardı? Daha önce Kurtuluş Savaşı öncesinde, Lord Curzon falan, bu kişilerin en önemli özelliği, moral güçleri Kuran. Kuran’ı ortadan kaldıralım, inançlarını ortadan kaldıralım, bu konu biter” derler ve Darwinizmi ve materyalizmi anlattılar ve Osmanlı’yı çok rahat çökerttiler. Aynı şekilde karşı taraf için de bu geçerlidir. Darwinizmi, materyalizmi yok edersen komünizm çöker, hiçbir şekilde mücadele edecek güçleri kalmaz. Şu an elde ettikleri güç, Marksist-Leninist teoriden kaynaklıyor, onda şeytani bir güç var. Yani Marksist-Leninist düşünceye giren bir insan, komünist olan bir insan şeytanın etkisine girer ve şeytani bir güç kazanır, şeytani bir moral kazanır ve şeytani bir kararlılık kazanır. Şimdi, radyolardan, televizyonlardan komünizmin geçersizliği anlatılsa, Darwinizmin, materyalizmin geçersizliği anlatılsa, bütün komünistlerde, bir tek Türkiye’deki değil, bütün dünya çapındaki komünistlerde acayip bir moral çöküntüsü meydana gelir. Yani önce bir debelenirler fakat feci şekilde çökerler. Bir tek Güneydoğu’daki komünistler değil; Danimarka, Norveç, İtalya... Yani PKK’yı destekleyen. Amerika’daki komünistler kat kat fazlasıdır. Danimarka, Norveç, PKK’dan daha fazladır Amerika’daki komünist sayısı. Çok fazla Darwinist, materyalist ve komünist var, ateist var. Dolayısıyla hepsinde ciddi bir çöküntü meydana gelir ve mücadele edecek halleri kalmaz. Net çözümdür. Mesela bir insan, Allah vermesin bazen yanlış bir şeyin peşine gidiyor, adama deniyor ki; “doğrusu şu, yanlış biliyorsun.” Adam; “pişman oldum” diyor, “çok hata yapmışım” diyor, vazgeçiyor, sakinleşiyor. Mesela bir adama kızıyor, onu zannediyor, gidiyor onun peşinden, mesela intikam almaya kalkıyor, adam diyor ki kimliğini çıkartıyor, “benim alakam yok onunla” diyor, bir anda sakinleşiyor. Yani o hırsı, moral gücü kalkar. Dolayısıyla Türkiye’de Müslümanların yapacağı da budur; anti-komünist propagandadır, anti-Darwinist propagandadır. Yapıldığında alınacak netice çok süratli ve çabuk olacaktır. Onun dışında mesela şu an komünist eylem yapılmış oldu. Kuzey Kore’de yapılan; Vietnam’da, Kamboçya’da, Laos’ta yapılan komünist eylemlerin klasik bir benzeri. Rusya’da komünistlerin yaptığının benzeri olan bir hareket, aynı.
ALTUĞ BERKER: Bu konudaki internet sitelerinizi tanıtıyorum Hocam: Pkkyacozum.com; Burada bu anlattıklarınızı çok detaylı bir şekilde bulabilirler kardeşlerimiz. Komunizm.com ve Fasizmvekomunizm.com; burada bilimsel ve fikri olarak bu ideolojilerin geçersizliğini tam olarak ortaya koyuyorsunuz. Delilleriyle, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şehitlerimizin cenazelerinde aileler, anneler, babalar ağlamayı durdurmaları lazım. Ağlama olmaz. Bir savaş var; Malazgirt gibi, Çaldıran gibi, Çanakkale savaşı gibi. Çanakkale savaşında anneler ağlıyor muydu, babalar ağlıyor muydu? Yüz binlerce şehit verdik. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni, iddia edilen Ergenekon terör örgütü yıkmak istiyor. Olay bu. Bir savaş hali var. Olağanüstü bir durum var. Bilmiyorum, tabii takdir devletin, hükümetindir de, böyle şeyleri şimdiden söylemek… Tabii ben hürriyetçiliği arıyorum, demokrasiyi arıyorum, rahatlığı arıyorum ama olağanüstü hal gerekebilir diye düşünüyorum Güneydoğu’da, olağanüstü hal gerekir diye düşünüyorum. Çünkü savaş kararını almış durumdalar, şu an görülüyor. Adamlar şımardı yani, psikopatlık falan yapıyorlar. Bunlarla oturup demokrasi falan konuşmak, bunlar bunu anlayacak durumda değil. Komünist böyle şeyden anlamaz. Komünist için demokrasi gülünecek bir şeydir. Barış, kardeşlik falan, bunlar gülünecek şeylerdir. Adam proletarya diktatörlüğünü hedeflemiş. Kafaya bunu koymuş. Bir kere hürriyetçi bir olağanüstü hal, şefkatli bir olağanüstü hal gerekiyor gibi görünüyor. Yani, benim tabii haddime değil ama yine ben vatandaş olarak, kendi görüşüm olarak söylüyorum. İkincisi; askerlerimizin tamamına zırhlı yelek giydirilmesi gerek diye düşünüyorum. Üçüncüsü; nöbet sisteminin, yine haddime değil, vicdanen rahatsız olduğum için söylüyorum, iki tane nöbetçi olmaz. Yüz kişilik bir bölükte en az elli kişinin nöbetçi olması lazım. Ellisi uyuyacak, ellisi ayakta kalacak; öyle olması lazım. Yani nöbet sistemi başka türlü olmaz ve asker sayısı da, bizim Yunanistan sınırında falan askere ihtiyacımız yok, Allah’ın izniyle. Yani başka hiçbir bölgede askere ihtiyacımız yok. Rusya sınırı için de bir sorun yok. Bütün askeri Güneydoğu’ya kaydırmak lazım, yani ağırlıklı olarak oraya kaydırmak lazım. Polis sayısını orada en az iki misline çıkartmak lazım. Halka da, oradaki kardeşlerimize de çok candan yardım etmek, onları sevmek; oradaki yetim, öksüz gençleri de, çocukları da alıp burada aileler barındırsınlar, evlatlık edinsinler kardeşlerimizi. Yiyecek, giyecek yardımı yapalım ailelere, çocuklara. Doktorlarımız gönüllü olarak orada görev alsınlar. Fakat askerimiz sokakta açıkça gezerken, mutlaka çapraz, birbirini koruyacak şekilde gitmeleri lazım. Mesela iki asker dümdüz gidiyorlar, benim canlarım. Bunlar kahpe, bunlar kalleş, gelip sırtından vuruyor. Yani onun için kahpelik bir şeref. Herifte ahlak yok ki kahpelikten utansın. Delikanlıysan gelsene, cepheden yanaşsana, bakalım ne oluyor. Onun için, sokakta bizim canlarımız gezerken mutlaka çapraz takibe alınması gerekiyor. Bir de, sivil kardeşlerimizin, sivil görevlilerin de gönüllü olarak görev almasında fayda var. Mesela vatandaşa devlet görev verebilir. Mehmetçiğimizi takip etsinler yolda giderken, çaprazdan takip etsinler; orası insan dolu. Bütün mesele sahip çıkmakta, çok candan sahip çıkmakta ama hepsinin üstündedir anti-komünist propaganda. Hepsinin üstündedir. Yani Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğinin anlatılması dünyada bütün komünistleri mahveder, şok olurlar, yerle bir olurlar. Yani Türkiye bunu resmi olarak yaparsa yer yerinden oynar. PKK bağıra bağıra ölür, bağıra bağıra yok olur. Darwinizmin geçersizliği anlatılsa direkt kazınır, Türkiye’de komünizm diye bir şey kalmaz. Türkiye’de birçok gazetede televizyon kanallarında görev yapan insanların bir kısmı komünistler. Komünist olunca, komünizm bir dindir. Nasıl Müslüman, Müslüman’ı savunuyor, değil mi? Mesela hemşeri, hemşeriyi savunur; Türk, Türk’ü savunur, bu böyledir. Komünist de, her ne görüşte olursa olsun birbirini savunur. Dolayısıyla PKK’lı bir komünist, İstanbul’daki bir komünistin dostudur. Komünistlerde bu genel olarak, yani yüzde 80-90 kesin inançtır. Büyük bir bölümünde kesin inançtır. Hatta yüzde 95’ine yakın bu şekilde düşünürler ve onu büyük bir başarı olarak görürler. Komünist eylem, Mehmetçiğin şehit edilmesi bir onur meselesidir; çok büyük bir olaydır, mühim bir komünist eylemdir. Lenin’in, Marks’ın sözlerinin doğru çıkmasıdır. Onun için yaptıklarına yapacaklarına pişman etmek için orada on binlerce, yüz binlerce kitap dağıtılması; radyolardan, televizyonlardan Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğinin anlatılması, kelimenin tam anlamıyla mükemmel netice almamıza sebep olur, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: DTK, bunların kongresi de, bugün demokratik özerklik ilanı yaptılar.
ADNAN OKTAR: DTK nedir?
ALTUĞ BERKER: Bu partinin, demokratik toplum kongresi. Onların kendi sivil…
ADNAN OKTAR: Tamam, nerede diyorlar bunu?
ALTUĞ BERKER: İşte kendi çalıştayları sonunda, Aysel Tuğluk; “demokratik özerkliği ilan ettik” diyor.
ADNAN OKTAR: Ne demekmiş o?
ALTUĞ BERKER: Kendi kendilerine federasyon ilan etmişler Hocam.
ADNAN OKTAR: Bence açık, adamlar tavırlarını açıkça ortaya koyuyorlar, anlaşılmayacak gibi değil. Bu konuda, diğer partilerin de hükümete destek olarak muhalefeti kaldırmaları lazım. Yekvücut olarak; MHP, CHP, AK Parti, Saadet, Büyük Birlik Partisi yekvücut olduklarını açıklayıp, bir deklarasyon sunup net tavrı ortaya koymaları gerekir. Bu çok büyük darbe olur. Arkadan da bilimsel karşı propaganda, inşaAllah.
İttihad-ı İslam
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler