Adnan Oktar`ın 16 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Gaziantep Olay Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Kitap Ehli’nin Kuran’a ve tüm hak kitaplara iman etmeleri gerektiğini Kuran ayetlerinde, Kitap Ehli’nin Tevrat’ı doğrulayan Kuran’a da iman etmelerini gerektiğini buyuruyor Cenab-ı Allah. Şöyle, şeytandan Allah’a sığınırım; “Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin.” Kitap Ehli’nin üç kitabı da ayakta tutmaları gerektiğini Cenab-ı Allah buyuruyor. Şu şekilde, şeytandan Allah’a sığınırım; “Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur'an'ı) ayakta tutsalardı.” Kitap Ehli’ne nur ve Kuran’ın geldiğini, Allah, Maide Suresi, 15. ayette buyuyor. Şeytandan Allah’a sığınıyorum; “Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi.” Ayetin başında “Ey Kitap Ehli” olarak sesleniyor Cenab-ı Allah. Onlara Kuran’ın bir nur olarak indiğini buyuruyor, inşaAllah. Kitap Ehli’nin Kuran’ın hak kitap olduğunu anladıklarını da Cenab-ı Allah buyuruyor; “Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler.” Ve Kitap Ehli’nden Kuran’a iman edenler olacağını bildiriyor Cenab-ı Allah, “Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar. Onlara okunduğu zaman: 'Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimizden olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de Müslümanlar idik” buyuyor.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Benim canım mesela Yunanistanlı, Rum asıllı; dünya tatlısı, bayağı şeker bir şey. Ama bize eskiden şöyle Yunan, böyle Yunan… Bak işte Yunan, gayet tatlı, dünya güzeli bir insan. Bu da dünya tatlısı. Mesela her ikisi de gayri Müslim. İşin gerçeği; ben onları seviyorum, sevgi duyuyorum. Muhabbet duyuyorum. İyi olmalarını isterim. Muhammedi olmalarını isterim. Niye düşmanca yaklaşma eğilimi var, niye bu nefret var, bu akılsızlığa ne gerek var? Bu anormal hareketlere ne gerek var? ResulAllah (s.a.v)’ın yolu belli, Muhammedi üslup belli. Bak, benim canlarıma kitap hediye edeceğim ben, inşaAllah; Yaratılış Atlası’nı, ondan sonra diğer kitapları vereceğim. Umulur, mesela Darwinistse belki doğruyu görmüş olur. Muhammedilik’e inşaAllah bir pencere açılmış olur. İnanmazsa da yine şefkat duyarım, yine muhabbet duyarız; yani insan olarak, Allah’ın yarattığı bir kul olarak. Mesela, bak şimdi, Serhat yine; “Hocam, çok güzel hizmet yapıyorsunuz fakat güzel bayanlar niye geliyor?” diyor. Kerata! Ben anlatmayacağım, sen de anlatmayacaksın, şu da anlatmayacak, kim anlatacak bu insanlara? Siz diyorsunuz ki ne yaparlarsa yapsınlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, işte dünya dinsiz olur o zaman. O zaman sokağa çıkamayacak hale geliyorsunuz. Akılsızlık etmeyin. Herkese hitap gerekir, herkesle konuşmak gerekir, Hıristiyan’a da, Musevi’ye de, Yunan’a da, Rus’a da, Polonyalı’ya da, hepsine şefkatle yaklaşılması lazım, muhabbetle yaklaşılması lazım. Başı açık, başı kapalı fark etmez. İnşaAllah, hepsine sevgi duymak lazım. Sizin hiç ulaşamadığınız yerlere ulaşıyorum ben. Siz gettolaşıyorsunuz. Hiç alakasız; kimseyle görüşmez, konuşmaz. İşte şu kafir, şu fasık, şu mason, şu komünist, şu açık, şu yarım kapalı. Yarı kapalı da kabul etmiyorlar zaten. Başörtülüyü de kabul etmiyorlar, o da yarı kapalı olmuş oluyor. Odaya giriyorsunuz evin içerisine, kendi kendinize yaşıyorsunuz. Peygamberimiz (s.a.v) böyle mi yapıyordu? Herkese gidip anlatıyordu. Açığına da, kapalısına da, değil mi? Herkese şefkatle davranıyordu. Ben Muhammedi yöntemi kullanıyorum, Peygamberimiz (s.a.v)’in yöntemini kullanıyorum.
ALTUĞ BERKER: Peygamberimiz (s.a.v)’in hanımlara olan şefkati ile ilgili bilgi vereceğim, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v) hanımlara iyilik yapmanın, onlara şefkatli davranmanın imanın bir alameti olduğunu beyan ederek bu konuya büyük önem verdi. Kendisi, mümin kadınların ne kadar değerli olduklarını birçok kez belirtmiş. “Dünya bir metadır. Dünya metaının en hayırlısı saliha kadındır” buyurmuştur. Peygamberimiz (s.a.v); “Sizin en hayırlınız kadınlara karşı hayırlı olandır, ben kadınlara iyi davranma bakımından sizin en hayırlınızım” şeklinde buyurarak kadınlara anlayışlı davranmayı tavsiye etmiştir. Rivayetlerde Peygamberimiz (s.a.v)’in hanımları ile oyunlar oynadığı, koşu yarışları yaptığı da belirtilir. Sahabeler, “Peygamber (s.a.v), hanımları ile en fazla şakalaşan kişiydi” diye belirtmişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in eşlerine olan ilgisini anlatmışlardır. Ayrıca Hz. Ayşe (r.a)’dan rivayet edildiğine göre; Peygamber Efendimiz (s.a.v), hanımlarına karşı insanların en yumuşağı, en kerimi, en güler yüzlüsü ve mütebessim olanıydı.” Bir diğer hadisteyse Peygamber Efendimiz (s.a.v) şu şekilde buyurmuştur; “En olgun imana sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik, lütufkar olanıdır.”
ADNAN OKTAR: Ben diskodaki adamla da bağlantı kurarım, bardaki adamla da bağlantı kurarım, gazinodaki adamla da bağlantı kurarım, plajdaki adamla da, sinagogdakilerle de, kilisedekilerle de, Rum’la da, Ermeni’yle de, Yahudi’yle de, herkesle bağlantı kurarım ve herkese İslam’ı tebliğ ederim. Ve hepsini Allah’ın kulu olarak, Allah’ın yarattığı bir varlık olarak şefkatle değerlendiririm. Nefret ekipleri hiçbirine yanaşamıyorlar. Dolayısıyla yalnızlar. Kendi aralarında birbirleriyle boğuşuyorlar. Ben de onlara şefkatle, sevgiyle yaklaşıyorum. Ben nefreti bilmiyorum, sevgiyi biliyorum.
ADNAN OKTAR: Bana diyorlar ki; “bu hanımlarla ne işin var?” Bak, Beril’i ben tanımazdım. Geldi, konuştuk, tanıştık. 5 vakit namazında, gayet güzel ayet okuyor. Cübbeli kafasıyla yaklaşsaydık bu olur muydu?
BERİL HANIM: Olmazdı.
ADNAN OKTAR: Allahualem olmazdı.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak, ne güzel. Bu gençler, ufaklar, keratalar…
ALTUĞ BERKER: Ender, Önder.
ADNAN OKTAR: Ender, Önder; bak, 5 vakit namazında keratalar, elhamdülillah. Gayet güzel. Dinin gereklerini, icabını yerine getiriyorlar.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yöntem budur.
BERİL HANIM: İnşaAllah. Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Korkutarak değil, sevdirerek, inşaAllah; akılla, fikirle. Herkese hitap ederek, değil mi? Ağır zincirleri kaldırarak, kucaklayarak; demokrat ruhla, sevgi ruhuyla, ilimle, bilimle, akılla, Kuran’ın yeterliliğini ortaya koyarak, hurafeden kaçarak, bütün güzellikleri bir araya getirmeye çalışarak.
Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...