Adnan Oktar`ın 16 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Güneydoğu’dan şehitlerimizin konumunu biraz dünden beri düşünüyorum. Gece görüşlü termal kameraların sayısının çok artırılması gerekiyor, benim görüşüm olarak. Mesela her yüz metrede bir bir termal kamera çok güzel olur. Yani masrafı neyse veririz, sorun değil. Ama her bölgede böyle zikzak tarzında,bir ileri bir geri, bir ileri bir geri; hiçbir şekilde kaçamayacakları gibi sık kontrol noktaları oluşturmak, bir de havadan kontrolü sıklaştırmak, inşaAllah. Çok yüksekten kontrolü sıklaştırmak, onun için her türlü teknolojiyi kullanmak, inşaAllah. Bir de bu adamların ani saldırılarına karşı çok güçlü beton mevziler meydana getirmek, yeraltından, geçişle, bu Majino Hattı gibi, birçok çelik aksamlı sığınak, kurşungeçirmez camlı sığınaklar yapılması ve geçişin de yeraltından olması. Helikopter pek yaklaşamıyor anladığım kadarıyla. Herhalde vurulma tehlikesinden yaklaşamıyorlar. Çok yüksekten, yani kurşun mesafesinin yüksekliğinden müdahale edilebilir, kontrol edilebilir, o mümkün. Ama en önemlisi erken uyarı, onun için çok fazla kamera sistemi yerleştirilmesi. Hatta ağaçlara, taşların içine, her yere yerleştirilebilir fark edilmeyecek, gizli kameralar. Mesela kayanın içine yerleştirilse fark edemezler. Kamera, taş; gayet güzel iç içe geçirerek, uygun bir görünüm verilerek sezilmeyecek hale getirilebilinir. Hem hassas dinleme hem izleme inşaAllah, böyle bir sistem çok iyi olur diye düşünüyorum inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. Diyarbakır’da şehit düşen askerlerimizden yirmi üç yaşındaki Çavuş Noyan Aydın’ın cenazesinde annesi tam sizin söylediğiniz gibi dik ve güzel bir tavır sergilemiş, inşaAllah. Dört bin kişinin katıldığı cenazede şehit annesi oğlunun yoksulluk içinde yaşadığını ancak kalbi temiz olduğu için şehit olduğunu ve bu nedenle asla ölmeyeceğini belirterek, “Allah’ın yanına gitti. Onlar utansınlar, benim oğluma tüm Türkiye sahip çıkıyor, ama onlara kimse sahip çıkmayacak” demiş. Ayrıca şehit askerin ağabeyi de, kardeşinin Peygamber (s.a.v.)’in yanına gittiği, Müslüman’ın Müslüman’a kurşun sıkmayacağı ve bu vatana binlerce Mehmetçiğin feda edileceği ile ilgili güzel bir şiir okumuş.
ADNAN OKTAR: İşte bu işin aslı budur, güzeli budur, doğrusu budur, ibadettir. Hepimiz isteriz. Sayın Kılıçdaroğlu’na da helal olsun, o da çıktı dedi; “biz de şehit olmak istiyoruz, şehit olmaya hazırız” dedi. Bitmiş. Türkiye bir bütün Güneydoğu’da. Bir avuç, en fazla kırk-elli bin kişilik bir terörist ekibi var, militan. Bir de onların korkutup yönlendirdikleri var. Onlar önemli değil. Asıl militan kısmı önemli. Onları da fikirle etkisiz hale getirmek lazım. Özellikle Türkiye’deki destekçileri de o zaman yerle bir olacaktır. Türkiye’de çok fazla destekçileri var; gazetelerde, orada burada, köşelerde kenarlarda çok fazla PKK destekçisi var, onlar da manen çökerler, eğer fikren cevap verilirse, inşaAllah. Darnimarka’da, Norveç’teki komünistler de çökecektir, İsviçre’deki; hepsi. Mühim olan yurtdışındaki komünistlerin de fikren çaresizliğe düşürülmesidir. Fikren haklı olduğunu düşünürse moral güç bulur, fikren haklı olmadığını anlarsa da moral yönden gücü kalmaz. Bu çok önemli, evet.
ALTUĞ BERKER: AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, şehitlerimizin cenaze töreninde yaptığı açıklamada demokratik özerlik kavramının demokrasiyle hiçbir ilgisi olmadığını, bu tanımın Stalinist bir özerklik tanımı olduğunu, PKK’lıların başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere ülkemizin bir kısmına diktatörlük getirmeye çalıştıklarını belirtmiş. PKK’lıların aziz milletimiz üzerinde büyük bir zulüm yönetimi kurma gayreti içinde olduğunu ve buna asla izin verilmeyeceğini ifade etmiş.
ADNAN OKTAR: Güzel söylemiş. Stalinist olduklarını söylemesi, komünist olduklarını söylemesi güzel. Ama bunun tabii resmi ağızdan duyulması çok önemli. Hem Başbakanımızın hem Genel Kurmay Başkanımızın, bakanlarımızın da bunların komünist, Stanilist örgüt olduğunu söylenmesi ve antikomünist faaliyet yapılması gerektiğini de belirlemeleri ve belirtmeleri çok hayati. Çok nadir duyuyorum. Mesela çok çok evvel bir Genel Kurmay Başkanımız dedi ki; “onların faaliyetlerine karşı, moral yöndeki faaliyetlerine karşı, karşı moral çalışma yapılması gerekir” dedi. Ama bu çok kapalı, bu anlaşılmaz. “Onların Marksist, Leninist faaliyetlerine karşı anti Marksist, anti Leninist, anti Darwinist çalışma yapılması gerekir” diye açıkça söylemeleri lazım. O zaman çok çok etkili olur, bayağı güzel olur; öbür türlü biraz zor. Ama her halükarda fikren de olsa manen de olsa her yönden çökeceklerdir. Ama bizim sebebe sarılmamız, bunları anlatmamız çok önemli. Eğer anlatmazsak olmaz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Askerlerimiz, yorgun olmaması çok önemli, yani mutlaka dinlendirilmiş olarak askerlerin bir yerden bir yere kaydırılması lazım. Mesela, üç saat yürüdülerse veyahut iki saat yürüdülerse, mutlaka mola verdirip, en az yarı yarıya gözcü bırakıp dinlenmelerini sağlamak lazım. Bu benim görüşüm, kendi görüşüm. Çetin dağ taş tepelerden saatlerce, günlerce yürütürse askeri bir insan, bitap olur asker. Dikkati de dağılır. Uykusuz olursa özellikle, onun savunma refleksi çok güç olur. Öbür çakallar horlaya horlaya uyuyorlar, dinleniyorlar. Yıllarca eğitim yapmışlar, nişan talimleri yapmışlar; böyle adamlar. Bizim çocuklar daha yeni Anadolu’nun çeşitli yerlerinden getiriliyorlar, az eğitim almış ama çok yorulmuş oluyorlar. Yani gerekirse çelik kask da giydirilebilir, kurşun geçilmez şekilde. Yani çok süratli harekete ihtiyaç yok, iki saat yürüseler… Gerekirse arabayla giderler yahut helikopterle bir yerden bir yere nakledilebilirler. Malzemeler o şekilde götürülebilir ve birçok yere beton mevzi yapılması, yani kalın, kurşungeçirmez, bomba işlemez beton mevzileri yapılması ve -o söylediğimi de yine söylüyorum- taşlara, ağaçlara birçok yere arazide, büyük kayaların üstüne gizli kameralar yerleştirilmesi, gece görüşlü gizli kameralar, termal gizli kameraların yerleştirilmesi ve yeraltı ulaşımı sağlanması, tünellerle. Yani en ufak bir şeyde de hemen bölgeye asker sevk edilmesi. Mesela belirli bir noktadaysa onun önünden, arkadan, yandan, sağdan, soldan, her taraftan kesecek şekilde asker gönderilmesi. Çünkü ileri karakollar da oluşturulması gerekiyor. O zaman çembere alınmış olurlar. Çembere alınınca da hiçbir yere kaçamazlar. Yani çembere almak çok önemlidir. Bütün kaçış yollarını kapamak gerekiyor. Araziye uymaları gibi bir konu olmaz o zaman, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sunumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler