Adnan Oktar`ın 22 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Mektubat-ı Rabbani’de İmam-ı Rabbani diyor ki, ilka-i ruhani ile Hızır (a.s.) ile konuşuyor, diyor ki; Hızır şöyle dedi: “Biz ruhlar alemindeyiz, Sübhan Hak bizim ruhlarımıza kudreti kamile ihsan eyledi. Öyle ki, istediğimiz şekle girebilir, cisimlerin suretlerini alabiliriz” yani bir eşya suretini alabiliriz, insan suretini alabiliriz, “Bundan sonra o suret ve şekillerden cismani hareket, sekenat -durma- , cesede bağlı ibadet ve taat -itaat boyun eğme- olarak ne meydana gelirse bunlarda da o meydana gelir” diyor, “eşya gibi de durabiliriz” diyor, “istersem dururum” diyor, “istersem insan görünümünde ibadetlerimi de yaparım” diyor. “İstersem yemek yerim, istersem yemek yemem” diyor. “Bir gün sabah sohbetinde Hızır ve İlyas (a.s.)’ı ruhaniler suretinde hazır görmüş. Onlara selam olsun, bu esnada şöyle bir konuşma geçti, ilka-i ruhaniyle diyor, “Hızır (a.s.) şöyle dedi” diyor. Yani bir manevi hale giriyor, yani bu, rüya ile uyanıklık arası bir hal. “İlka-i ruhaniye ile Hızır şöyle dedi diyor; “Biz ruhlar alemindeyiz, Sübhan Hak bizim ruhlarımıza kudreti kamile ihsan eyledi, öyle ki istediğimiz şekle girebilir, cisimlerin suretlerini alabiliriz.” Burada çok büyük bir sır var. Mesela hiç ummadığın bir ortamda Hz. Hızır (a.s) bir eşya olarak bulunur, fark edilmez. Onları tabii daha detaylı daha sonra konuşacağız inşaAllah. Mesela bu 11 Eylül olayında Hz. Hızır (a.s.) görev almıştır. Kuran’da da birçok yerde geçer. “İkinci tabaka-i hayat Hz. Hızır (a.s) ve İlyas (a.s.)’ın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir, yani bir vakitte pek çok yerde bulunabilirler.” Tek bir tane vücudu yok, bir anda hem burada durabiliyor, hem başka yerde, başka yerde, birçok yerde bulunabiliyor. Evet... “Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daima mukayyet sınırlı değiller” diyor, yani mecbur değiller diyor, bizim gibi insan ihtiyaçları yok diyor, “Bazen istedikleri vakit bizim gibi yerler içerler, fakat bizim gibi mecbur değillerdir.” İsterse yemez. “Makam-ı velayet gibi öyle bir makam vardır ki, makam-ı Hızır tabir edilir, o makama gelen bir veli Hz. Hızır’dan ders alır” ruhani olarak, “ve Hızır (a.s) ile görüşür, fakat bazen o makam sahibi yanlış olarak aynı Hızır (a.s) telakki olunur,” ‘acaba o Hızır mı’ diyorlar o zaman, yani Hızır (a.s) halleri üstünde oluyor.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...