Adnan Oktar`ın 24 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Cengiz Adanır; ’’Hocam diğer kanallardan da yayın yapın’’ diyor. “Bol bol kitap dağıtın’’ diyor bir kardeşimiz de. Onlara şöyle bir imaj verdik, Darphane hemen bizim evin bitişiğinde, konteynırla paralar hemen dökülüyor oradan. Biz de bol bol her yere harcıyoruz, nereye harcayacağımızı şaşırıyoruz. Yani biz istesek karasalda da yayın yaparız. Avrupa’dan Türkiye’den büyük televizyon satın alır, onlardan da yayın yaparız. Bütün kanallardan aynı anda yayın yapabiliriz. Digiturk’ten de yayın yapabiliriz, ama bunlar için Darphane’yle aramızda bir sorun olmaması gerekiyor, değil mi? Biraz anlayışlı olması lazım kardeşlerimizin, bu kolay bir iş değil. A9 TV bile çok zor şartlarda kurulmuştur ve zor şartlarda devam eden bir sistemdir. Bizim imkanımız olsa biz bilmez miyiz yapmayı? Niçin Digiturk’ten yayın yapmayalım? Neden karasaldan yayın yapmayalım? Neden bir tek televizyon kanalı olsun? Birçok televizyon kanalı da kurabiliriz. Konteyner hesabı ile kitap dağıtırız. Herkes kitap istiyor. Herkes şunu yapın, bunu yapın diyor, böyle olmaz. Geçenler de birisi de “büyük bir müze kurun” diyor. Ben Avrupa’nın her şehrine kurarım para olursa, imkan olursa. Bana akıl vermeye ne gerek var? Siz yapabiliyorsanız kendiniz müstakil yapacaksınız. “Yaptık Hocam’’ diye bize müjde vereceksiniz, değil mi? Akıl vermek en kolay iş. Ben de akıl vereyim. Ben de diyeyim mesela; Paris’te çok büyük bir işyerini satın alıp Yaratılış Müzesi olarak yapın. Girene çıkana da hepsine kitap dağıtın bedava, film gösterin. Ama bunu yapamazsınız, çünkü maddi imkan gerekir bunun için; küçük çaplı yapabilirsiniz. Berlin’de yapın, New York’ta yapın, her yerde yapın. Akıl vermeye gerek yok, bu münasebetsiz bir hareket olur. Olsa, en alasını yapacağım belli, değil mi? Mesela Tokat’ta benim canlarım, “Hocam, biz bu imkanlarla burda bir sergi açtık’’ diyor. Bak arslan, çok az imkanı var, küçük imkanı var, onu yapabiliyor. Onun müjdesini bize gönderiyor. Bize hizmet edip müjdesini gönderiyor. Bize akıl vermeyin, yani bu çok gereksiz, münasebetsiz bir hareket olur. Gönlümüz istemez mi bizim de? Her ilde bir yaratılış müzesi açalım isteriz, her ilde milyonlarca kitap dağıtalım isteriz, değil mi? Yani biraz ince düşünülürse akıl vermenin gereksiz olduğu anlaşılır.
BETÜL HANIM: Hocam, Ankara’da kitap dağıtımı yapmış kardeşlerimiz sizin söylediğiniz gibi.
ADNAN OKTAR: Arslan bunlar, helal olsun. Benim canlarım harçlıklarıyla küçük çaplı da olsa hizmet ediyorlar, işte neticeyi bize bildiriyorlar. Güzel olan budur. Aferin çocuklara, maşaAllah. Harçlığından arttırıyor, gücü buna yetiyor, tamam bu bir hizmettir. Şimdi ben bu çocuklara desem ki; bu olmaz, bu kadarla olmaz, siz bütün illerde tırla dağıtın desem, bunun mantığı var mı? O çocuklar alasını bilir ama gücünü Allah o kadar vermiş onlara. Bizim A9 TV’yi kurmuş olmamız bile çok büyük bir nimet, çok büyük bir olaydır. Kolay değil ki bu, hem kitap basacaksın hem televizyon yayını yapacaksın. Akşama kadar bu işlerle ilgileniyoruz. Ticaretle ilgilenemiyoruz biz. Mahkemeler var, bir de onlarla uğraşıyoruz, her şey sandıkları gibi süt liman değildir, kolay değildir. Yine de iyi niyetle yaptıkları için teşekkür ediyoruz. Fakat daha olgun olmaları lazım.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler