Adnan Oktar`ın 6 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
BETÜL HANIM: Hocam, Suriye ordusu birkaç gün önce Hama’ya girerek yüz kişiyi öldürmüş ve yüzlerce kişiyi de yaralamıştı. Ateş açılmış, onunla ilgili dilerseniz gösterebilirim de videoyu?
ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi Suriye’nin yaptığı kepazeliği zaten herkes biliyor, bilmeyen yok. Bizim bunu ispat etmemize gerek yok. Burada yapılacak şey, normal vicdan ile düşünmektir. Açlık, kıtlık da ortalığı kavuruyor. Bakın yalvarıyorlar günlerden beri şu kadar çocuk öldü, 30 bin çocuk öldü, 40 bin çocuk öldü, Allah rızası için para verin diyorlar. Kimi bir milyar veriyor, kimi iki milyar veriyorlar, biliyorlar o paralarının olmayacağını. Kardeşim para, tamam ver de, bir kelime, bakın bir kelime vereceksin, bir cümle vereceksin, diyeceksin ki; “Yarabbi ben Türk-İslam Birliği’ni istiyorum” diyeceksin, bir cümle. Cümle vermek, bunda ne var? Para veriyorsun, hadi neyse kendi cebinden çıkıyor, belki o nefsine ağır geliyordur. Bu cümlenin ağzından çıkmasının ne mahsuru var? Türk-İslam Birliği hakim olsun deseler, Türk-İslam Birliği hakim olacak. Para toplama kampanyalarına da gerek kalmaz, bu Suriye’deki kepazeliğin de bir anlamı olmaz. Mısır’daki rezaletin de bir anlamı kalmaz, her yer süt liman olur. Çin de yine Doğu Türkistanlı kardeşlerimize bu zulmü yapamaz, bu kabadayılığı yapamaz; yine operasyona hazırlanıyorlarmış. İnsanları bu konuda boş yere yıldırıyorlar, sanki Türk-İslam Birliği bir suçmuş gibi. Türk-İslam Birliği’nden kasıt, insanların huzurlu, mutlu, sevinçli, iyi niyet hakimiyetiyle, dostluk hakimiyetiyle yaşamaları. Silahların kalkması, savaşın durması, terörün durması, acıların durması. Sevginin, arkadaşlığın, kardeşliğin hakim olması, konu bu. Buna hiç kimse karşı çıkmaz. Diyorlar ki, Amerika karşı çıkar. Amerika’nın karşı çıkma gibi bir niyeti yok, öyle bir şey yok. Amerika istiyor Türk-İslam Birliği’ni, Rusya’da istiyor, herkes istiyor, niye istemesinler? Çünkü bu ırkçı bir birlik değil, faşizan bir birlik değil, komünist ideolojili bir birlik değil. İslam’ın sevgi ruhunu yaşatan, dostluğu, kardeşliği esas alan bir birlik, bu hepsini halleder. Abdullah Öcalan’a çözüm arıyorlar, Apo’ya çözüm adı altında veyahut PKK şunu yapıyor, bunu yapıyor, nasıl yapacağız, buna bir çözüm arıyoruz diyorlar. Kardeşim, mesela yüz tane hastalık varsa tek bir ilaçla hepsi bitiyor bakın. Şimdi yüz ilaca mı tabi olmak gerekiyor, tek bir ilaca mı tabi olmak gerekiyor. Bu yüz ilacı da zaten elde etmek mümkün değil, olmuyor, tedavi edemiyorlar. Tek bir ilaçla konu hallolacak. Türk-İslam Birliği ilacını aldıklarında, bütün bu yüz hastalık bir anda ortadan kaybolacak ve bütün dünya huzura kavuşacak. Sıhhatli, zinde, gürbüz, sağlıklı hale gelecek, hasta yatağından kalkıp koşmaya başlayacak, şimdi dünya hasta. Şimdi hastanın kolunu ayrı tedavi etmeye kalkıyor, bacağını ayrı tedavi etmeye kalkıyorlar. Zaten her yeri gitmiş hastanın, beyninde çökme var, gözünde var, karaciğeri gitmiş, dalağı gitmiş, akciğeri gitmiş. Her birine ayrı bir tedavi uygulamaya kalkıyorlar, beceremiyorlar da, olmuyor, olmaz da. Ama tek bir ilaçla, Türk-İslam Birliği ile bütün bu hastalıklar kökünden biter ve hasta kalkar. Koşarak, gülerek, neşe içerisinde, canlı, güzel bir performans gösterir ve konu biter, bizim istediğimiz bu.
BETÜL HANIM: İnşaAllah. Hocam, Suriye’deki ateş teravih namazı sonrasında açılmış.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, adamların dini imanı yok, teravihi bekler mi adamlar? Geçenlerde de bazı bizim resmi görevlilerimiz Suriye’yi kınıyor, “zamanlama yanlış”. Adam kesmenin zamanlaması olur mu? Adamların kafasına ağır makine tüfekle, uçaksavarla ateş ediyor. Uçaksavar mermisiyle, kafasına, kafası darmadağın oluyor, ramazanda olmaz diyor. Ne zaman olsun? Ekim’de olabilir mesela, Kasım’da olabilir, ramazanda olmaz. Şimdi oldu mu bu, bu ne biçim söz, yanlış bir söz. Cinayetin Ekimi, Kasımı, Aralığı olmaz. Hiçbir dönemde cinayet işlenmez, bunu meşru gösterecek hiçbir şey olmaz.
BETÜL HANIM: Hocam, Çin’de Uygur bölgesinde yaşayan Yusufcan isimli bir bilim adamı kardeşimiz var. Sizin kitaplarınızı Uygurca’ya çevirmeye başlamış. “Samimi Bir dindar Atatürk” kitabınızı da çevirmiş Hocam ve bölüm bölüm yayınlanmaya başlamış. Orada toplumda çok yankı uyandırmış bu. Ayrıca “Allah’ın Varlığı” isimli kitabınızı da çevirip internette yayınlanmış Hocam. Uygur bölgesinde de çok rağbet görüyormuş, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Uygur bölgesinde çok büyük sorunlar var, inşaAllah. Yine Çin orada bir operasyona hazırlanıyor. Tantan zamanında yapılan anlaşma ile Çin’in eli rahat hale geldi. Şu an Müslümanlar’a saldırmak için, Müslümanlar’ı anarşist, terörist göstermek için gösterdiği gayretin neticelerini almaya başladı. Akıl almaz kan döküyorlar, yine kan dökmeye devam ediyorlar, yine devam edecekler gibi görünüyor. Birde Başbakan’ı Çin’e davet ediyorlar, sanki gel de gör ne yaptığımızı der gibi. Önce bu kanı durdurmaları lazım, kepazeliği durdurmaları lazım. Onun için de kardeşlerimizin gayret etmesi gerekiyor.
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler