Adnan Oktar`ın 6 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
BETÜL HANIM: Hocam, Afrika’yla ilgili, Somali’de son altmış yılın en kurak dönemi yaşanmış. Ülkenin yarısından çoğu açlık ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. Açlık ve kuraklıkla ilgili, kıtlıkla ilgili de bazı resimler var.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi bunu herkes biliyor, görüyor, biliyorlar. Telefonunuzun işte tuşuna basın, yedi lira para gider diyor. Kardeşim, bunlarla olmaz. Bu şekilde olmaz. Bir kere Türk-İslam Birliği oluştuğunda, bu konular ne kadar zamanda hallolur biliyor musunuz? Tamamı en fazla sürsün üç gün. En fazla 72 saatte gıdanın, yiyeceğin ulaşmadığı hiçbir yer kalmaz. Her yer hallolur ve her yer bereket bolluk içerisinde olur.
BETÜL HANIM: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Böyle oradan para vereceksin, oradan bilmem ne yapacaksın, oradan gemilere yüklenecek bilmem ne. Bir kısmı ulaşıyor, bir kısmına ulaşmıyor falan. Baş olacak gibi değil, böyle olmaz bu. Hangi birini yapacaksın. Afganistan ayrı, Pakistan ayrı perişan. Güneydoğu, Türkiye’nin Güneydoğu’sunda da birçok yerde perişanlık var. Türkiye’nin birçok bölgesinde perişanlık var. Bazı yerlerde, mesela farz edelim bir katyuşa roketi veya mesela bir obüs topunun maliyetine bakın, milyar hesabıyla para gidiyor. Mesela bir güdümlü rokete trilyon hesabıyla para gidiyor, o kadar pahalı. Bunlara verilecek para, bu fakire fukaraya, bu insanlara verilecek, konu bu kadar. Bir piyade tüfeğine verilecek para ile bir aile doyar. Bir haftalık yiyeceklerini karşılar. Havan mermisine, mayına, uçak savara, her türlü silaha, bombaya ayrılan parayı, bu insanlara ayırmak lazım, olay bu kadar kolay. Kardeşim, şimdi adam silahı çok da seviyorsa, yarı yarıya azaltalım önce, yarı yarıya azaltalım. Halka dağıtalım yarısını. Mesela Amerika; farz edelim bin dolar para ayırmış diye düşünelim, beş yüz dolarını fakirlere ayırsın, beş yüz dolarını silah yapsın; eğer illa ki silah meraklısıysa. Rusya da öyle, yarı yarıya azaltsın. İlk başlangıçta, yarı yarıya azaltsınlar. Sonra çeyreğe düşürelim, sonra da tamamını yok edelim. İnsan öldürmek için, silah imal etmeye ne gerek kardeşim! Bu ne demek bu ya? Yani açlıkla bir yerden öldüreceksin, silahla bir yerden öldüreceksin. Bol bol yiyecek dağıtalım, onlara güzellik, sevgi dağıtalım, iyilik dağıtalım, çocuklara hatta oyuncak alalım, değil mi? Oralara çok güzel evler kurabiliriz, çok güzel mahalleler kurabiliriz. Afrika’yı cennete çevirelim, Asya’yı cennete çevirelim. Bu sürünmenin alemi ne? Türk-İslam Birliği’ni istiyorum demek, bu kadar mı zor, bu kadar mı enerji harcatacak bir şey? Velev ki insana çok çok zor bile gelse insan bunu yapar. Bir cümle bu. Bunu ümmetin söylemesi gerekiyor. Türk-İslam aleminin söylemesi gerekiyor, istemesi gerekiyor. Bu istendiğinde, konu biter.
Allah her şeyi çok güzel yaratıyor, ama güzel gözle bakan için. Bir kere merhamet hissinin gelişmesi lazım. Her gün bağırıyorlar; adamlar ölüyor, perişan oluyorlar diye. İşte telefonunuzun düğmesin basın falan diye, işte bazısının canı istiyor gönderiyor, bazısının istemiyor göndermiyor. Zaten Türkiye’nin baş edebileceği bir şey değil bu. Türkiye istediği kadar para toplasın, gücü yetmez. Türkiye’nin yapabileceği bir şey değil. Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Umman Dubai şu bu falan, bunlarda para konteyner hesabıyla. Avrupa’daki futbol takımlarını satın alıyorlar, golf kulüplerini satın alıyorlar. Orada tabii viskili şunlu bunlu falan partiler veriyorlar. Akıl almaz şeylere para yatırıyorlar. Orada uçsuz bucaksız arazileri satın alıyorlar; bir işlerine de yaramıyor, öyle duruyor. Silah fabrikalarına ortak oluyorlar. Amerika’yla Rusya, Çin bunların hepsi sürekli rekabet halinde, silah rekabeti içerisindeler. Türk-İslam Birliği olduğunda, Türk-İslam Birliği araya girer, der ki; “bu silah rekabetini kaldırın.” Bak silahın alası bizde var. Ordunun da alası var; otuz milyon kişilik ordu var. İstersek her şeyi yapabiliriz, ama yapmayız. Siz de yapmayın, biz de yapmayalım, kan dursun. Bu silah rekabetini kaldıralım. Silaha vereceğimiz parayı, anlaşalım fakire fukaraya, bütün dünyadaki açlara dağıtalım. İlaç, yiyecek, barınma, temizlik bütün ihtiyaçlarını bu fondan karşılayalım. “Önce bir yarı yarıya azaltıyoruz anlaştık mı?” diyelim, anlaştık. Yarı yarıya azaltılsın. Bir yarı yarıya daha azaltırız, bir yarı yarıya daha, haydi geçmiş olsun. Bu kadar, dünya cennete döner.
Bu kepazeliğin duracağı yok aksi durumda. Amerika mesela, bak iflas noktasına gelmiş, kazandıkları paranın yüzde ellisini, yüzde altmışını, silaha yatırıyor Amerika. Yani katrilyon hesabıyla para veriyorlar silaha. Kardeşim ne zorun var! Adam öldürmeye para mı yatırılır? Adamı yaşatmaya para yatırsana sen. Sevgiye, sevince, kardeşliğe, bayrama, mutluluğa, sanata, bilime parayı yatır. Zulme para yatırılır mı? Öyle bir bomba yapalım ki diyor, binaya vurdun mu binanın tozunu çıkarsın, adamları buhar yapsın, öyle bir silah yapalım, diyor. Öbürü de diyor ki, buharda değil, iyonize edelim artık adamları öyle bir bomba yapalım, darmakeşan edelim, diyor. Sığınaktaki adamı yakalamak için ne yapalım, diyor. Oraya da öyle bir bomba yapalım ki, binayı delip geçsin, içeride patlasın, adamların ciğerini söksün, öyle bir bomba yapalım, diyor. Kardeşim böyle boş işlere, böyle zulme vakit ayıracağına, insanları yaşatmaya, sevince, güzelliğe, iyiliğe, rahatlığa Allah’ın rızasını kazandıracak güzel şeylere vakit ayırsana sen. Şeytan ne diyorsa onu yapıyorlar. Şeytanın egemenliğine son vermek için, İttihad-ı İslam şarttır, Mehdiyet şarttır, Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın zuhuru şarttır. Buna direnmesinler. Teslim etsinler Hz. İsa Mesih (a.s.)’a, teslim etsinler Hz. Mehdi (a.s.)’a dünyayı konu bitsin. Onların isteğine mi bağlı? Yok, zaten olacak. Ben tarihe not düşmek için söylüyorum. Yoksa yani onların canları isterse bu iş olur, canları istemezse olmaz diye bir konu yok. Ama tarihe not düşmek önemli. Benim her konuşmam zapt altına alınıyor, muhafaza altına alınıyor. Dediklerim çıkıyor, görüyorsunuz.
BETÜL HANIM: MaşaAllah Hocam, hepsi çıkıyor.
ADNAN OKTAR: Dünyada silah bırakmayacağız, silah yok. Kan dökecek her türlü malzeme yok olacak. Kimyasal maddeler, bombalar, silahlar, insanı öldüren her şey, bunların hepsini yok edeceğiz. Ve dünyanın gelirinin şu an yüzde ellisi, yüzde altmışı bu sisteme yatırılıyor. Bunun durması konumunda, yani tahmin tahayyül edemeyeceğiniz bir zenginlik olur ve çok mutlu oluruz.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler