Adnan Oktar`ın 10 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Lenin’den bir alıntı; Moskova Ayaklanmasından Dersler 1906: ”Eğer önümüzdeki devrim hareketinin acil olarak korkunç kanlı bir imha gerektirdiğini kitlelerden saklarsak, hem kendimizi, hem de halkı kandırmış oluruz” diyor. Ne yapacaklarmış? “Korkunç, kanlı bir imha” diyor ve bunu devrim olarak alıyor. Klasik demagoji, politik demagoji ile kervanı götüreceğini zannediyor. Klasik politik demagoji duvara toslamıştır. Yenilirsiniz. Bunu kullanan yenilir, akılcı, bilimsel, mantıklı doğru konuşmak lazım.
Komünizmin gerçeğini kabul edip varlığını kabul edip, komünizme karşı anti komünist mücadele gerekir. Darwinizmin varlığını kabul edip, anti Darwinist mücadele gerekir. Ağlamayla, yerlere yatmayla, bağırmayla çağırmayla hiçbir şey olmaz. Politik demagoji olur, başka bir şey olmaz. Onun modası geçti. Altmışlarda yetmişlerde vardı o, yetmiş seksenlere kadar, doksanlara kadar diyelim. Artık politik demagojinin modasının geçtiğini görmesi gerekiyor birçok kişinin. Bakın diyor ki Lenin: “Kitlelerin sloganı savunma değil, saldırı.” Savunmada olmayın diyor, saldırıya geçin diyor. “Görevleri düşmanın acımasız olarak ortada kaldırılması olmalıdır.” Düşman dediği nedir? Türk askeri, Türk polisi. Bunu kim söylüyor? Lenin. Güneydoğu’daki PKK ne yapıyor? Marksizm’in, Leninizm’in gereğini yapıyor. Çözüm ne? Anti Marksist, anti Leninist bilimsel çalışma. Ağlamak değil, bağırmak değil, sürekli kınama mesajları değil. On bin kere kınama mesajı duyduk. Kınama mesajıyla hiçbir yere varılmaz. Politik demagoji olur o, başka bir şey olmaz.
Şu yazıyı da sen oku. Yine Lenin’in sözü.
SUNUCU: “Büyük bir kitle mücadelesi yaklaşmaktadır. Bu silahlı bir ayaklanma olacaktır. Olabildiğince de eş zamanlı. Bu kitleler silahlı, kanlı ve korkunç bir mücadeleye girdiklerinin bilincinde olmalıdırlar. Yaygın olarak ölüme aşinalık kazanılması, zaferi kesinleştirecektir. “
ADNAN OKTAR: İşte PKK’nın dinini, imanını, inancını gösteriyorum. Şimdi adama kalkıp, senin yaptığın gaddarlıktır, zalimliktir dersen, adam sana güler. Marksizm’in, Leninizm’in gereğini yapıyor adam. Bakın ne diyor Lenin: “Büyük bir kitle mücadelesi yaklaşmaktadır.” Devrim. “Bu silahlı bir ayaklanma olacaktır.” PKK ne yapıyor? Bunu söylüyor. “Olabildiğince de eş zamanlı. Bu kitleler silahlı, kanlı ve korkunç bir mücadeleye girdiklerinin bilincinde olmalıdırlar.” PKK ne diyor? Bire bir aynısını söylüyor, kendi kafasından çıkartmıyor PKK. “Yaygın olarak ölüme aşinalık kazanılması, zaferi kesinleştirecektir” diyor. Yani ‘ölmeyi ve öldürmeyi zevk haline getirin’ diyor. ‘O zaman zafer kesindir’ diyor. Adamda çıkıp, “mübarek ayda bu doğru mu” derse, komünistler yerlere yatarak gülerler buna. Mübarek ayı kabul eder mi komünist adam, dinsiz imansız adam. Gaddarlık, acımasızlık, Leninizm’in bir gereğidir zaten, komünizmin bir gereğidir. Adama gaddarlık suçlamasından bulunursan, övmüş olursun onu. Onun eyleminin netice alığını göstermiş olursun.
1 Eylül 1918 Bolşevik Gazetesi, bakın Leninizm’i nasıl anlatıyor, Lenin’in ilkelerini. Kalplerimizi özgürlük için mücadele eden, PKK’da diyor ya “özgürlük için mücadele ediyoruz.” Bakın, “özgürlük için mücadele eden kana susamış”, bakın “kana susamış savaşçılara çevireceğiz.” Adamları zalimlikle suçluyorsun, komünizmin gereğini yapıyor adamlar. Onun için yapağın şey, anti komünist mücadeledir. Devletin imkanlarını bunun için kullan, devletin profesörleri var, doçentleri var, çıksınlar, anti Darwinist, anti komünist mücadele yapsınlar. Yapamıyorlarsa, bize müsaade edin biz yapalım. “Kalplerimizi zalimleştireceğiz” diyor Lenin. “Sert ve yerinden oynamaz hale gelecekler ki, içine hiçbir şekilde merhamet girmeyecek. Düşmanın kan denizinde yüzdüğünü gördüğünüzde, kılınız kıpırdamayacak.” ‘Kan denizi meydana getireceğiz’ diyor ve ‘kılınız kıpırdamayacak bu durumda’ diyor. “Hiçbir merhamet hissetmeden hiç kaçınmadan, düşmanlarımızı 100’er 100’er öldüreceğiz” diyor. “Bırakın kendi kanlarında boğulsunlar” diyor. Kardeşim, şimdi bu kafadaki adama, hiç mi acımanız yok gaddarlar, mübarek ramazan ayında, tam orucumuzu bozacakken bunları niye yapıyorsunuz denir mi? Adam “komünistim” diyor, Allahsız, kitapsız, dinsiz, imansız adam. Darwinist, materyalist. Kahrolun demeyle olmaz. Bunlar çok pasif ve etkisiz sözler. Anti Leninist, anti Darwinist, anti materyalist bir propaganda TRT’den bir başlasa, PKK toz duman olur. Fikirleri, düşünce ve inançları hiçbir şekilde kalmaz. Moral olarak çökerler. Yapacağın bu.
14 Temmuz 1918’deki bir açıklama. “Bizler örgütlü terör savunucularıyız” diyor adamlar, komünistler, Lenin’in hampaları. “Bu açıkça kabul edilmelidir, terör devrim zamanlarında mutlak bir gerekliliktir.” Kardeşim şimdi böyle bir durumda adamlara, ‘yavrum sizin işiniz gücünüz yok mu, ayıp yapıyorsunuz, gidin ananızın yanına size çorba yapsın için, sizi evlendirelim’ bilmem ne, alay eder gibi. Adamlar, hayvanın yaşamayacağı şartlarda, mağaralarda yaşıyorlar, yer altında. 40 metre, 30 metre yerin altında, mağaralarda. İnsana benzemiyorlar, leş gibi kokuyor adamlar. Ellerinde silahlarla. Gece gündüz, Darwinist, materyalist eğitim alıyorlar ve ölme ve öldürme eğitimi alıyorlar. Akrabalarını, şunu, bunu hepsini, bu yola teşvik etmiş adamlar. 15 yaşından 35 yaşına kadar adamlar dağlarda 45 yaşına kadar, bu mücadeleyi veriyor. Çorbayla, evlendirmeyle alakası yok. Komünizme inanan bir adam, adeta delirir. Bambaşka bir insan olur. Ancak eğitimle bu yoldan vazgeçer. İman hakikatleriyle, Kuran’ın hakikatleriyle, yaratılışın anlatılmasıyla, anti Darwinist eğitimle vazgeçebilir. Çorbayla, sarımsakla, soğanla vazgeçmez. Olayı anlamazlıktan gelmek, Müslümanlara, kardeşlerimize vakit kaybettirmek olur. Bakın zamanlıca, vaktimiz, imkanımız varken, üniversitelerde, okullarda, her yer de topyekun anti komünist eğitime başlayalım, anti Darwinist, anti materyalist eğitime başlayalım. Yaratılışı anlatalım, Kuran’ın hakikatleriyle insanlarımızı uyandıralım. Yoksa komünizme karşı bilimsel yönden yenilirse bir insan, silahla yenemez. Ben bunu söylüyorum. Susmak yenilmektir. Susmanın anlamı budur, yenilmektir. Susmamak cevabını vermek, yenmektir. Bunun ustası da, biziz. Ya devlet yapsın, ya bizi desteklesinler, biz yapalım. Vakit kaybetmeyelim. O köpekler Haziran’a doğru daha da kuduracaklar. Pardon geç kaldık falan denmemesi için, erkenden uyarıyorum. Bakın Stalin diyor ki: “Biz dine karşı propaganda yapıyoruz.” Apo’nun akıl hocası. Onun dinine mensup şu anda Abdullah Öcalan ve PKK, Stalin’in dinine mensuplar. “Biz dine karşı propaganda yapıyoruz ve propaganda yapmakta devam edeceğiz.” PKK şu an onu yapıyor. Devletin kitaplarında ne okuyoruz? Darwinizmi okuyoruz, materyalizmi okuyoruz. “Parti, dine karşı tarafsız kalamaz.” Komünist parti. “Bütün dinlere karşı, din aleyhte propaganda yapılmalıdır.” Stalin’in emri. Lenin; “Her nevi dinin köklerini, dünya yüzünden kazımak baş gayelerimizden biridir.” ‘Kökünden kazıyacağız dini’ diyor, Lenin. “Komünizmin nizamının en büyük düşmanı, Allah’tır.” Deccalin düşmanı kimmiş? Allah’tır, diyor deccalin düşmanı. “Allah’a olan imanı çürütmek için bütün kuvvetimizle çalışmalıyız.” diyor, Lenin. “Marksizm’in felsefi temelini, diyalektik materyalizm teşkil eder. Bu materyalizm, ateisttir. Bütün dinlerin amansız düşmanıdır.”(Lenin külliyatı, 1947 Moskova) Şimdi bunları görmezden gelirse, adamların önü açık olmuş olur. Cevap vermediğinde, o senin yenildiğini düşünür. Hele çorba edebiyatı, hele de ağlayarak karşılarına çıkarsan, sarsılarak, ağlayarak karşılarına çıkarsan mağlup olduğunu göstermiş gibi olursun, öyle düşünür seni. Devlet adamı ağlamaz. Devlet adamı onları ağlatır, neden ağlıyorsun? Onları ağlat sen. Değil mi? Nasıl ağlatacaksın? Fikrinle ağlatacaksın, düşüncenle ağlatacaksın. Boş yere biz emek verdik, boş yere biz batıl yere gittik diye onları ağlatmak lazım. Bu da ilmi bilimsel çalışmayla olur. “İftarları iptal edelim” diyor, “onların parasıyla Müslüman ülkelerdeki açlığı yok ederiz” diyor. Müslüman ülkelerin dişinin kovuğu bile doymaz iftar paralarıyla. İftarlarda Müslümanlar biraraya geliyor, daha şuurlanıyorlar, birbirlerini tanıyorlar. Çok hayati bir konudur. İftarları iptal edelim, cami yapmayı da iptal edelim, cami paralarını da oraya gönderelim. Kuran kurslarına da gerek yok, onları da iptal edelim, onların parasını da oraya gönderelim mantığına bizi sürükler bu. Bundan sonuç alınmaz. Çözüm ne? Türk İslam Birliği, İttihad-ı İslam. Gürül gürül savun, ne çekiniyorsun? Bakın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, helal olsun, delikanlı. Gürül gürül anlatıyor, Türk İslam Birliğini, İttihad-ı İslam’ı. Sende söyle, hiçbir şey olmaz. Ne çekiniyorsun? Hüngür hüngür ağlamayla olmaz, adamlara kahrolun demeyle olmaz, elleriniz kırılsın demeyle olmaz. Fikirle olur, düşünceyle olur. Komünizme karşı böyle bir mücadele gerekir. PKK’ya karşı mücadele veriyorum, anti Leninist, anti Marksist, en etkili mücadeleyi yapan kişiyim ben Türkiye’de. Darwinizme karşı, en etkili mücadeleyi veriyorum, Allah’ın dilemesiyle, inşaAllah.
Bakın yine, Lenin’in konuşmasını bir daha alıyorum. “Marksizm’in felsefi temelini diyalektik materyalizm teşkil eder. Diyalektik materyalizme karşı, bilimsel açıklama yapılması lazım, tek tek, madde madde çürütülmesi lazım, Darwinizmin geçersizliğini anlatarak, ilmi delillerle. “Bu materyalizm ateisttir.” Tabii ki ateist olur materyalizm. Devletin kitaplarında niye materyalizmi anlatıyorsunuz o zaman? Bakın Lenin bunu söylüyor, ne diyor? “Materyalizm, ateisttir” diyor, doğru. Devletin kitaplarında Darwinizm anlatılıyor. “Bütün dinlerin amansız düşmanıdır” diyor, doğru. “Genç komünistlerin, yalnız tam manasıyla Allahsız olmaları kafi değildir, gençler arasında dini inanışların yayılışlarına karşı da, faal olarak mücadele lazımdır.” Yani dini, İslam’ı anlatan din adamlarını, alimleri, hocaları durdurun diyor Lenin ve hampaları. Durdurun ki, komünizm yayılsın diyor. PKK bizi durduramaz. Ama dindar olduklarını iddia eden adamlar, durdurmaya kalkarlarsa, o zaman bu çok anormal bir hareket olur. Durduramazlar ayrı mesele de ama çok anormal bir hareket olur.
Mesela bakın, Nikita Kruşçef diyor ki, komünistlerin ağa babalarından: “Komünizmin dine karşı olan muhalefetini, değiştirmemiştir.” ‘Komünizm muhaliftir’ diyor. “Bizler dinlerin uyuşturucu tesirlerini yok etmek için, elimizden gelen bütün gayretleri sarf ediyoruz” diyor. ‘Din diyor insanları uyuşturuyor’ diyor. Buna cevap biz veriyoruz işte. Din insanları uyandırır, canlandırır, aklın ortaya çıkmasını sağlar, dünyaya barışı, kardeşliği, sevgiyi getirir, silahları kaldırır yerine muhabbet gelir, arkadaşlık gelir, kardeşlik gelir, demokrasi gelir, fikir özgürlüğü, sanat gelir, aydınlık gelir. Bakın deminki konuşmayı bir daha anlatıyorum. Ne diyor, Lenin: “Eğer önümüzdeki devrim hareketinin acil olarak korkunç, kanlı bir imha gerektirdiğini, kitlelerden saklarsak, hem kendimizi hem de halkı kandırmış oluruz.” Abdullah Öcalan’ın düşüncesi de odur, PKK’nın düşüncesi de aynı, Lenin’in, Stalin’in hepsinin aynıdır. Bakın Allah diyor ki ayette; “Küfür tek millettir” diyor ayette. Komünistler tek millettir ve birbirlerini çok iyi koruyup kollarlar, deccaliyet. Mehdiyet de tek millettir, onlarda birbirlerini çok iyi koruyup kollarlar. Mehdiyet’le deccaliyetin kıran kırana bir mücadelesi var. Biri kancıdır, biri kan durdurur. Mehdiyyül dem; kan durduran Mehdi. Deccaliyette kanla beslenir. Şeytan onlardan kan ister. Bakın adam açıkça söylüyor, acil olarak korkunç, kanlı bir imha hareketi istiyor Lenin. Bütün bunlara rağmen anlamazlıktan gelirlerse, bazı zevat, benim onlara sözüm, tekrar tekrar hatırlatmak olur, başka ne olur?
BETÜL HANIM: İnşaAllah Hocam.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler