Adnan Oktar`ın 13 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR:“Hadîs-i sahihte rivayet edilen: Hazret-i İsa Aleyhisselâm’ın geleceğini ve şeriat-ı İslâmiye ile amel edeceğini, deccalı öldüreceğini imanı zaîf olanlar istib’ad ediyorlar.” “Reddediyorlar” diyor, “imanı zayıf olanlar”, şu anda da öyle o şekilde. “Onun hakikatı izah edilse, hiç istib’ad yeri kalmaz. Şöyle ki: O hadîsin ve Süfyan ve Hz. Mehdi (a.s.) hakkındaki hadîslerin ifade ettikleri mana budur ki: Âhir zamanda dinsizliğin iki cereyanı kuvvet bulacak”. Şu vaktimizde iki cereyan kuvvet bulacak. “Birisi: Nifak perdesi altında, risalet-i Ahmediye’yi (a.s.m.) inkâr edecek süfyan namında müdhiş bir şahıs,” Hafız Esad, “ehl-i nifakın başına geçecek, şeriat-ı İslâmiye’nin tahribine çalışacaktır. Ona karşı Âl-i Beyt-i Nebevî’nin silsile-i nuranîsine bağlanan, ehl-i velayet ve ehl-i kemalin başına geçecek Âl-i Beyt’ten” Seyyid olan “Hz. Muhammed Mehdi (a.s.) isminde bir zât-ı nuranî,” şahs-ı manevi değil. Hiç kimsenin bu konuda yalan söylemesine gerek yok, bak; “isminde bir zât-ı nuranî”. “Bir” diyor bak, “zat-ı nurani”. “…o Süfyan’ın şahs-ı manevîsi olan cereyan-ı münafıkaneyi öldürüp dağıtacaktır.” Şu an o oluyor, süfyaniyetin cereyan-ı münafıkanesi darma keşan vaziyette. Bak, Hafız Esad rejimi can çekişiyor. Bütün Arap Devletlerinde Süfyan mantığı yerle bir, bütün halk buna karşı tavır aldı. “İkinci cereyan ise: Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden” Yani Darwinizm, materyalizm felsefesinden tevellüd eden “bir cereyan-ı Nemrudane,” yani Marksist-Leninist cereyan “gittikçe âhir zamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla” maddi yani materyalist felsefe vasıtasıyla “intişar ederek (gelişerek) kuvvet bulup, Uluhiyeti (Allah’ı) inkâr edecek bir dereceye gelir.” Şu anda da o oldu. İşte her iki cereyana karşı Mehdiyet muazzam bir mücadele veriyor. Biz de Hz. Mehdi (a.s.) talebeleri olarak, kök söktürüyoruz adeta. “Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet”. Mesela şimdi “ayrı ayrıyken güçleri zayıf oluyor” diyor Bediüzzaman, “deccaliyete karşı”. Hakikaten şu anda dinsizlik hakim, çünkü Hıristiyanlar ile Müslümanlar ittifak etmemiş vaziyetteler. “İttihad neticesinde,” birlikte hareket etmeleri durumunda, Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte hareket etmeleri durumunda “dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken” yani Darwinizmi, materyalizmi, komünizmi, vahşi kapitalizmi yok edecek güçte iken; “âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle” kendi cismiyle, bizzat kendi varlığıyla “bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm,” bak şahs-ı manevisi değil; “şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini,” lider olacağını, Hıristiyan aleminin başına geleceğini ve lider olacağını “bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Şey’in va’dine istinad ederek” Allah “haber vermiştir.” Allah’tan haber vermiştir. “Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey’ va’detmiş, elbette yapacaktır.” “Çünkü hem Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi var, hem Kuran’dan ayet var” diyor, “Allah söylediği için mutlaka Allah yapacaktır, Hz. İsa (a.s.) gelecektir” diyor. “Bizzat şahsı” diyor bak; “semavatta cism-i beşerîsiyle” beşeri cismiyle, kendi cismiyle bulunan, ruhu değil bedeniyle bulunan “şahs-ı İsa Aleyhisselâm” bizzat kendisi “o din-i hak cereyanının başına geçeceğini,” Hıristiyan aleminin lideri olacağını “muhbiri sadık Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haber vermiştir” diyor.
“Evet her vakit semavattan melaikeleriyere gönderenve bazı vakitte insan suretine vaz'eden (Hazret-i Cibril'in "Dıhye" suretine girmesi gibi) ve ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretine temessül ettiren, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelal, Hazret-İ İsa Aleyhisselam'ı” şahs-ı manevisini değil bak; “Hazret-İ İsa Aleyhisselam'ı, İsa Dinine ait en mühim bir hüsn-ü hatimesi(güzel sonucu) için, değil sema-i dünyadacesediylebulunan” “semada zaten cesediyle duruyor şu an” diyor, “Hz. İsa (a.s.)”. “ve hayatta olan” “ölü değil” diyor. “Hazret-i İsa, belkialem-i ahiretinen uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden cesed giydirip dünyaya göndermek, o Hakîm'in hikmetinden uzak değil.” “Ve bunu yapacak” diyor Cenab-ı Allah.“Belki O'nun hikmeti öyle iktiza ettiği için vaad etmiş ve vaad ettiği için elbette gönderecek” diyor.
“Hz. İsa (a.s.) geldiği vakit, herkes onun hakikî Îsâ olduğunu bilmek lâzım değildir.”“İlk geldiğinde tanıyamazsınız” diyor Bediüzzaman. “Onun mukarreb ve havassı, nur-u iman ile onu tanır. Yoksa bedahet derecesinde herkes onu bidayetinde tanımayacaktır” diyor. “Başlangıcında.”Hz. Mehdi (a.s) da öyledir, başlangıçta tanınmaz. Ve şahs-ı manevi ile aldatanlara karşı kardeşlerimiz Risale Nur’un açık ifadeleriyle cevap versinler. Hem nur talebesi, hem nur talebelerini Risale Nur ile kandırmaya çalışıyorlar. Risale Nur’u düz okuduğumuzda kandırmayı durdurmuş olursunuz.İlave, ek, çıkarma yapmazlarsa kandırma durur.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler