Adnan Oktar`ın 15 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Resulullah (s.a.v.) şöyle diyor: “Sizin sürdüğünüz şu dünya hayatında (iki şey) Bana hoş göründü: kadınlar ve güzel koku. Bununla beraber namaz kılmak gözümün nurudur.” İki şeyi çok sevdim” diyor; biri kadınlar, biri güzel koku, bir de namaz kılmak,“bununla beraber namaz kılmak gözümün nurudur” bütün ehl-i sünnet kaynaklarında var bu hadisler. “Resulullah (s.a.v.) ikindi namazından sonra eşlerini teker teker ziyaret eder, hal ve hatırlarını sorar, geceyi ise genellikle sırayla bir hanımının yanında geçirirdi. Geceyi geçireceği eve diğer eşleri de gelir, hep birlikte sohbet ederlerdi.” Hanımlarıyla sohbet ediyor.
“Enes (r.a)’dan rivayet edilir, Peygamber (s.a.v.)’in 9 ile 11 hanımı varken”, bazen 9 bazen 11, cariyeler hariç, azatlı cariyeler hariç, annelerimiz, maşaAllah, “günün belli saatlerinde bütün hanımlarını dolaşır hepsiyle sohbet ederdi” diyor. Hz. Enes (r.a)’da, “Peygamberimizin (s.a.v.)’in son derece sağlıklı ve çok güçlü olduğunu” söylüyor. Münafıkların belini çatlatan, onları böğürten bir durum, acayip bunalıyorlar. “Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in meşru olan cariyelerinden başka en az otuz tane daha ücretsiz olarak kendini Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e hibe eden cariyeleri vardı” diyor. O kavmin en güzelleri annelerimiz. “Ya Resulullah ben sana kendimi hibe ettim” diyor, “Peygamberimiz (s.a.v.) de aldım gitti” diyor. Müşriklerin, münafıkların ve küfrün en çok üstünde durduğu konular bunlardır; Peygamberimiz (s.a.v.)’in kadınlara olan sevgisidir. Münafıklar, sürekli bu konuyu kapatmak isterler veyahut kendi aralarında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in aleyhinde kullanırlar. Müşrikler, yine bu hadislerden ve Peygamber (s.a.v.) ile ilgili ayetlerden utanıyorlar, hiçbir şekilde gündeme getirmek istemiyorlar. İslam’a savaş açan gayri Müslimlerden bir kısım tayfada, bu ayetleri kullanıyor İslam’a saldırmak için. O bizim iftihar ettiğimiz ayetler, salak herifler, ahmak herifler. Helal olsun dedeme binlercesi, on binlercesi, helal olsun, iftihar ediyoruz.
“Bir gün Resulullah (s.a.v.)’in eşi Ümmü Habibe, kız kardeşinin teşvik ve ısrarı üzerine Peygamberimiz (s.a.v.)’e geliyor. “Kız kardeşimle nikahlanmak ister miydin?” diyor. ‘Bunu sen mi arzu ediyorsun?’ diye soruyor Peygamberimiz (s.a.v.). Ümmü Habibe cevaben: “Yeryüzünün bütün kadınları içinde en çok kız kardeşimle birlikte, seninle müşterek yaşamayı tercih ederim” diyor. Buhari 67/27’de, Sahih Buhari’de. Ne olacaktı orada herhangi bir insanla eşleşseydi? Sonsuza kadar Nur Peygamber (s.a.v.) ile beraber. Ne kadar güzel, şu an cennette birlikteler,inşaAllah.
“Meymune, Peygamberimiz (s.a.v.)’in eşi Meymune, annelerimizden, Peygamberimiz (s.a.v.)’in diğer eşi Zeyneb’in üvey kız kardeşi. Peygamberimiz (s.a.v.)’in halasının kızı olan Zeyneb, yeğeni olan Peygamberimiz (s.a.v.)’e karşı şefkatli bir muhabbet besliyordu ve gizliden gizliye de bir nezirde bulunmuş ve Allah’a şükür ve hamd maksadıyla şayet bir gün Resulullah (s.a.v.) kendisiyle nikahlanacak olursa, iki ay boyunca oruç tutacağına yemin etmişti. Beklediği bu haberi aldığı gün, haberi kendisine ulaştıran kimseye o sırada üzerinde ne kadar ziynet varsa hepsini çıkarıp vermiştir.” Helal olsun annemize, ne güzel onun sevgisi, muhabbeti. “Resulullah (s.a.v.)’in onunla nikahlanmak istediğine dair haber kendisine ulaşır ulaşmaz, daha bu haberi kendisine getirene cevabını vermeden, hemen doğrulup Allah’a şükür namazı kılmıştır.
Zeyneb, Peygamberimiz (s.a.v.)’e olan sevgisinden otuz beş yaşına kadar kimseyle evlenmemiştir.” Helal olsun benim anneme, helal olsun. Benim kızlarım olacaktı, hepsini nikahlaması için Peygamberimiz (s.a.v.)’e yalvarırdım, ayağına kapanır yalvarırdım. Eğer benim kızım da kabul etmezse, Allah adına yemin ediyorum, evlatlıktan reddederdim. Ömür boyu da muhalif olurdum.
“Bir gün Resulullah (s.a.v.) Zeyd’i ziyarete gitti, onu evde bulamadı. Zeyneb evdeydi ve yaklaşık otuz altı yaşında olmasına rağmen güzel bir insandı” diyor. “Zeyd Peygamberimiz (s.a.v.)’e gelip, Zeyneb’i boşayabileceğini isterse Peygamberimiz (s.a.v.)’in onunla evlenmesini teklif ediyor, hatta teklifi defalarca tekrarlıyor. Peygamberimiz (s.a.v.) bu teklife karşı çıkıyor, boşanmasına izin vermiyor, bunun üzerine ayet iniyor. Peygamberimiz (s.a.v.) Zeyneb annemizle evleniyor.” Münafıkların canını, bağrını yakan konulardır bunlar. Hz. Süleyman (a.s)’ın da yedi yüz cariyesi, üç yüz tane hanımı vardı. Hıristiyanlar iftihar eder Hz. Süleyman (a.s) ile. Tevrat’ta geçiyor. Museviler iftihar eder, eğer iftihar etmiyorsa zaten, eğer onu çirkin görüyorsa, Hıristiyan veya Musevi olamaz. Müslüman da eğer onu çirkin görüyorsa, Müslüman olamaz. Çünkü onlara Allah’ın bir lütfuydu, ona Allah’ın bir ikramıydı. Münafıklar kabul etmese de böyle. “Bazı kişiler Resulullah (s.a.v.)’e gelerek, ‘Safiye’nin’, Safiye annemizin, ‘Kureyza ve Nadir Yahudilerinin başkanı olan Huvey’in en güzel kızının olduğunu” bakın Musevi annemiz, Musevi kökenli. Var ya bizim tipler nasıl görüşüyorsun, nasıl konuşuyorsun diyorlar, annemiz Musevi asıllı. “Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in onu cariye olarak almasının daha uygun olacağını söylediler. Peygamberimiz (s.a.v.) bunun üzerine Dihye’ye başka bir cariye seçtirerek, Safiye’yi hürriyetine kavuşturup, kendisine nikahladı.” Helal olsun, helal olsun benim Mübarek Peygamberime. Ne güzel bir müjde, ne güzel bir olay. Yobazlardan bunları duyamazsınız. Yobazların iki korktuğu konu vardır; biri Mehdiyet, bir de Resulullah (s.a.v.)’in evlilikleri. Kem küm o kokmuş ağızlarını bir eğer, büker, ondan sonra o pis kokan kafalarıyla, bu konulardan utanç duyuyorlar, haşa.
Ey münafıkun ve münafıkat hazır olun, ayet okuyorum. Münafıklar deve gibi şişmiştir şimdi.
Ahzab Suresi’nin 50. ayeti; “Ey Peygamber, gerçekten Biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini” bak 1, “ Allah'ın sana ganimet olarak verdikleri” cariyeleri “sağ elinin malik olduğu ile ” yani azatlı cariyeleri de hepsi “seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını” amcanın kızını değil, kızlarını hepsini “halanın kızlarını” kızını değil, kızlarının tamamını “dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık” elhamdülillah, ne güzel. Bunu münafıklardan ve yobaz takımından bu ayetleri duyamazsınız, utanıyorlar. Pis kokmuş kafalarından utanacaklarına, bu ayetten utanıyorlar, haşa. “Bir de, kendisini peygambere hibe eden” Allah rızası için seninim diyor Peygamber (s.a.v.)’e, “ve peygamberin kendisini almak istediği” Peygamber (s.a.v.)’in de beğendiği “mü'min bir kadını da, -mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere- (senin için helal kıldık). Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) konusunda onlar (mü'minler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik). Böylelikle senin için hiçbir güçlük olmasın” diyor. Münafıkların azını set çekilmiş oluyor. Çünkü münafıklar sürekli fitne çıkarıp dedikodu çıkarıyorlar, o zamanın alçakları. Takva görünümünde, kokmuş domuz eti gibi mahluklar, sürekli Peygamber (s.a.v.)’in evliliği ile ilgili sözler ediyorlardı, bunalmışlardı. “Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” Bu ayette şuna dikkat etmek lazım;“-mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere-” dediği şu maddeler; yoksa “Biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini” bu müminlere de helaldir, bir tek Peygamber (s.a.v.)’e has değildir. O devirde cariyeler, azatlı cariyeler müminlere de helaldi. Sadece Peygamber (s.a.v.)’e helal olan ayetin kısmı şu; “amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık.” Yani onlardan sadece bir kişiyle evlenebiliyor Müslüman, Peygamberimiz (s.a.v.) hepsiyle evlenebiliyor. Helal kılmış Cenab-ı Allah, inşaAllah. Yobaz takımı bu ayetlerden hoşlanmaz, söyleyemezler. Peygamberimiz (s.a.v.) çok evliydi, çok fazla hanımı vardı, genç ve güzeldi hanımları. Peygamberimiz (s.a.v.) de çok sağlıklı ve bayağı güçlüydü elhamdülillah, helal olsun dedeme. Bu kokmuş mahluklar gibi, sapık kafalı adamlar gibi, bir ruh halinden Allah onu beri kılmıştı ve mükemmel bir karakterde yaratmıştı, mükemmel bir güçte, mükemmel bir görünümde, mükemmel bir yakışıklılıkta, mükemmel bir etkileyicilikteydi, dünya güzeliydi. Ahzab Suresi’nde münafıkların ciğerini yakan, çok daha önemli hususlar var. Peygamberimiz (s.a.v.) vefatına kadar, son derece güçlü ve sağlıklıydı. Adilik yapmasınlar, sahtekarlık yapmasınlar. Ruhen ve bedenen mükemmel bir güç ve kudrete sahipti, son anlarına kadar son derece sağlıklıydı. Hastalandığı için, hastalandığında insan zaten mecburen bir zayıflık haline düşer, o ayrı. Ama onun dışında, 63 yaşında vefat etmiştir Resulullah (s.a.v.), acayip görkemli ve güzeldi. Bir parça kilo almıştı Mübarek (s.a.v.) Efendimiz, biraz daha irileşmişti. Allah diyor “üstündeki ağır yükü almadık mı?” Sonra kilo vermiştir Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Biraz kalbine de sıkıntı gelmişti, Allah “kalbini yarıp kalbini ferahlatmadık mı?” diyor ayette, İnşirah Suresi’nde.
MaşaAllah ne kadar çok mektup gelmiş.
Tahrim Suresi.“Ey Peygamber” diyor Cenab-ı Allah “eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını” eşleriyle beraber olmasını “niçin haram kılıyorsun?” diyor Allah. Peygamberimiz(s.a.v.)’i biraz rahatsız etmişlerdi o dönemde. Peygamber (s.a.v.)’de bir süre bazı hanımlarından, uzak durmuştu.“Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”“Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, O da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: ‘Bunu sana kim haber verdi?’” Peygamberimiz (s.a.v.)’e sorulacak soru mu bu? Gayb bilgisini Allah sürekli bildiriyor, Cebrail (a.s) sürekli bilgi akıtıyor, Cenab-ı Allah’tan aldığı bilgiyi. “O da: ‘Bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi’" diyor. “Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel); çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Yok eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız” bazen kadınlar ekip olurlar kendi aralarında.“Artık Allah, onun Mevlasıdır; Cibril ve mü'minlerin salih olan(lar)ı da” münafık olanlar değil, sahtekar olanlar değil “mü'minlerinsalih olan(lar)ı da. Bunların arkasından melekler de onun destekçisidirler.” Hz. Mehdi (a.s)’ın da biliyorsunuz,Cebrail (a.s.) ve Mikail (a.s.) destekçisi, üç bin melek de yardım edecek Hz. Mehdi (a.s)’a. “Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı Müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler' verir” diyor. Dullar ayrı bakireler ayrı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in evliliklerinden utananlar, küfür ahlakı içinde olan, münafık tiyniyetliinsanlardır, aşağılık insanlardır, bunu bileceğiz. Cenab-ı Allah Peygamberimiz (s.a.v.)’e diyor ki: Ahzap Suresi, 51, “Onlardan” hanımlarından, cariyelerinden, azatlı cariyelerinden “dilediğini geri bırakır” istersen onlarla beraber olmazsın “dilediğini de yanına alıp-barındırabilirsin” kendi evinde, yanında tutabilirsin, “ayrıldıklarından, istek duyduklarına ” yani istediklerine, özlediklerine “(dönmende) senin için bir sakınca yoktur.” Münafıklar bunu da dillerine dolamışlardı, Allah o konuda Peygamberimiz (s.a.v.)’i rahatlatıyor. Münafıkların en çok Peygamberimiz (s.a.v.)’in aleyhine kullandığı konu buydu, şu anda da münafıkların yine kafalarına taktığı konu budur. “Onların gözlerinin aydınlanıp hüzne kapılmamalarına” bir kere gözleri aydınlanıyor eşlerinin ve hüzne kapılmamaları, bir mucize meydana geliyor, kalplerine ferahlık geliyor hanımlarının. Ne kıskançlık duyuyorlar, ne kalplerinde Peygamber (s.a.v.)’e karşı bir burkuntu oluyor, ne sevgilerinde bir sarsılma oluyor. Ne oluyor onun yerine? Gözleri aydınlanıyor, hüzün üstlerinden kaldırılıyor, mucize meydana geliyor. “Ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına” mesela kısacık bir sohbet bile etsen, kısacık bir sevgi bile göstersen “kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına en yakın (en uygun) olan budur” diyor Allah. “Allah, kalplerinizde olanı bilir. Allah bilendir, halimdir” diyor Allah, Mülayim. “Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz.” Peygamberimiz (s.a.v.) o kadar çok evleniyor ki görüyor, helal olsun dedeme, ‘aldım gitti’ diyor. Sürekli sahabe annelerimiz geliyorlar, Peygamberimiz (s.a.v.) ile evlenmek istiyorlar. Çok fazla evlilik olunca Cenab-ı Allah; “Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile-”, ey münafıkun ve münafıkat iyi dinleyin, ifadeye dikkat edin! Görmeden güzellikleri nasıl hoşuna gitsin Peygamberimiz (s.a.v.)’in? ‘Bakmazdı’ diyorlar ‘mübarek.’ Bakmadan nasıl görsün Peygamber (s.a.v.)? “Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- ” bir kadın geliyor, güzelliği hoşuna gidiyor, ondan sonra evlenmek istiyor. Bakın“güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz; ancak” diyor Cenab-ı Allah, “sağ elinin malik olduğu (cariyeler) başka.” Azatlı cariyeler, kendini hibe eden kadınlar. Sadece nikahı yasaklıyor Cenab-ı Allah. “Allah her şeyi gözetleyip denetleyendir.” Burada da bir hikmet var, evlendiğinde miras hukuku devreye giriyor. Peygamberimiz (s.a.v.)’in malını Allah gecinden versin tabii o devir için düşünüyoruz, tabii Allah’ın uzun uzun bereketli ömürler vermesini dilerdik, vefatından sonra mal taksimi olacağı için, çok fazla hanımı olduğunda mal çok küçülmüş oluyor. Az nikahlısı olsun diye Cenab-ı Allah, mal da onlara yetecek kadar dağılsın diye Allahualem, o hikmetle Allah, nikahla evlenmeyi durduruyor ama istediğin kadar cariye al diyor istediği kadar azatlı cariye, istediği kadar kendini hibe etmiş kadın. Çünkü hibe edenler, mehir istemiyorlar, miras hakları yok, mirastan bir talepleri olmuyor. “Ben seninim” diyor, Peygamberimiz (s.a.v.) de “aldım gitti” diyor, elhamdülillah, maşaAllah. Cariyelerde de, azatlı cariyelerde de, hibe edenlerde de aynıdır. Ama nikahlı olduğunda, nikah hukuku ayrıdır. Nikahta mehir vardır, boşanmada mehir vardır, evlenmede mehir vardır ve mal taksiminde Allah gecinden versin, bir vefat olduğunda, eşler ve çocuklar arasında mal bölünüyor. Ama hibe eden, onlarda öyle bir talep olmuyor. Resulullah (s.a.v.)’ın sevgisi onlara yetiyor. Onlara da yetiyor da ama Allah öyle dediği için, yoksa Peygamberimiz (s.a.v.)’in malı için evlenmiyorlar. Zaten diyor Cenab-ı Allah Kuran ayetinde var; “eğer dünya hayatının çekici süsünü istiyorsanız”, hanımlarının bir kısmı Peygamberimiz (s.a.v.)’i rahatsız ediyorlar, mal mülk buna benzer şeylerle, “Gelin sizi güzellikle boşayayım” diyor ama Allah’ı Resulünü ve ahret yolunu istiyorsanız, tamam, inşaAllah. Resulullah (s.a.v.)’ı bu konuda çok zora sokmak istemiştir münafıklar ve tek yüklendikleri konu budur. Aşağı yukarı tek konudur. Ahir zamanda da münafıkların tek yükleneceği konu budur, bu konular çevresinde döneceklerdir. Münafıkların sistemi hasetlik üstünedir. Hz. Hasan (r.a) ve Hz. Hüseyin (r.a)’in şehit edilmesinde de bu konu vardır, onların yakışıklılıkları, güzellikleri, zenginlikleri ve çok eşli olmalarıdır. Başka hiçbir nedeni yok. Aynı yobaz, aynı kahpe zihniyet, ahir zamanda da yine ortaya çıkacaktır. Hatta Resulullah (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s)’dan bahsederken, rengi soluyor. Aynı şekilde münafıkların azgınlık göstereceği ahir zamanda söyleniyor. Ama Hz. Mehdi (a.s) yamandır. Yaman ki, ne yaman. “Önüne dağlar çıksa, dağları ezer” diyor. Münafık değil yüz bin hidrojen bombasıyla gelse, ne kadar it kopuk çakal takamını böyle kurumuş köpek kafası gibi ezer, Hz. Mehdi (a.s). İt ürüyecek kervan yürüyecek Hz. Mehdi (a.s) döneminde. Hz. Mehdi (a.s)’ın kervanı, itler ürerken, böyle bazen uyuz köpekler olur havlarlar kervana kenardan ama kervan ilerler, gücüyle, zenginliğiyle, ihtişamıyla ilerler. Hz. Mehdi (a.s)’ın kervanı da öyle gidiyor şu an. Biz de talebeleriyiz, naçiz talebeleri, kapıcıları. Biz de elimizden geldiği kadar, o kervana hizmet etmeye çalışıyoruz,inşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler