Adnan Oktar`ın 17 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
BETÜL HANIM: Dünyanın en ünlü ekonomistlerinden bazıları, “dünya ekonomi sisteminin tam Marks’ın tarif ettiği gibi geliştiği ve kapitalizmin bir süre sonra kendi kendini yok ederek sosyalist sisteme kayacağını” açıklamışlar Hocam. Türkiye’den Serdar Turgut, Zülfü Livaneli gibi bazı yazarlar ve bazı solcu akademisyenler de bu iddiayı destekleyen yazılar yazarak, “Marksistlerin uzun zamandır söylediklerinin sonunda gerçek olduğunu ve dünyanın gidişatının tam da Marks’ın tarif ettiği gibi yol aldığını” iddia ediyorlar. HaberTürk’te bugün çıkan haberlerin resimleri vardı Hocam.
ADNAN OKTAR: Kimdi bunu söyleyen?
BETÜL HANIM: Serdar Turgut ve Zülfü Livaneli, buna benzer ve bu şekilde açıklama yapıyorlarmış Hocam.
ADNAN OKTAR: Yok öyle bir şey. Neden olmaz biliyor musunuz? Bir kere Mehdiyet, dünyaya hakim olacak; bir. Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın vaktindeyiz. Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhuru gerçekleşti, dolayısıyla böyle bir olayın olması mümkün değil. Ayrıca insanların %99’unu egoist ve bencil yaptılar. Yani, “küçük olsun ama benim olsun kafasındalar.” Adamın mesela küçük bir evi, küçük bir arabası oluyor, ona deli gibi bağlı oluyor. Onu vermek istemez. Dolayısıyla hiçbiri komünist olmaz. Ama mesela Güneydoğu Anadolu gibi coğrafyası müsait ve biraz da tecrit edilmiş zeminlerde komünizmin gelişmesi tabii çok kolay oluyor, çok çok kolay olur. Mesela cahilliğin yaygın olduğu ülkelerde de, tecrit edilmiş ülkelerde de komünizmin yayılması kolay olur. Ama PKK’da din haline geldi komünizm. Yani komünist düşünceyi din gibi tam özümsemiş durumdalar. O yüzden onlar ne araba, ne ev ne bark, ne şu, ne bu hiçbir şeyi gözleri görmez. O dinin gereğini yapmak isterler, komünizm dininin gereğini yapmak isterler. Ona karşı da yapılacak şey; ilmi mücadele. Bakın, devlet her türlü mücadeleyi kabul ediyor, bir tek ilmi mücadeleyi kabul etmiyor. Halbuki ilmi mücadelenin hiçbir mahsuru yok. Mesela, yüz ton bomba atılacağına, yüz ton kitap atılmış olsa, yüz ton bombanın karşıtı kadar televizyon ve radyolardan anti-Marksist, anti- Leninist, anti- Darwinist eğitim yapılmış olsa, çok da netice alınmış olurdu, biterdi. Kuran’ın hakikatleri; sevgi, şefkat, merhamet, kardeşlik anlatılmış olsa, konu biter. Güneydoğu’daki PKK sorunu, Bediüzzaman tarafından açıklanmıştır. “Hz. Mehdi (a.s.)’ın birinci vazifesi; fen ve felsefenin tasallutuyla, maddiyyun ve tabiyyunun taunu beşer içinde intişar etmesiyle, her şeyden evvel felsefeyi tam susturacak tarzda imanı kurtarmaktır” diyor. Konu bu, hastalık budur. Bu hastalığı görmezden gelirsek, Bediüzzaman ne diyor? “Hastalık, bu veba tevessü eder gelişir, gittikçe artar” diyor. Yani bünyeyi ölüme doğru götürür. Çözümü Risale-i Nur, Kuran açık açık belirtmiş. Kuran’da Allah belirtmiş, Bediüzzaman Risale-i Nur’da belirtmiş, Peygamberimiz (s.a.v.) de hadislerde belirtmiş. Bunu anlamazdan gelirsek, çok büyük hata yaparız.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler