Adnan Oktar`ın 17 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bakın Allah diyor ki, şeytandan Allah’a sığınırım: “Bir Müslüman’a bir yerde bir müdahale olduğunda, el birlik karşı koyarlar Müslümanlar” diyor Allah. Yani Allah, Kuran’da Müslümanları tek bir millet, tek topluluk olarak alıyor, bölüm bölüm almıyor. Mesela Eritre’de herhangi bir Müslüman’a bir şey yapıldı, ayetin hükmüne göre bütün Müslümanlar ittifakla ona karşı tavır almak durumundalar, hepsi, farz. Yani muhkem Kuran ayeti bu. Yani İttihad-ı İslam’ın farziyetinin delillerinden bir ayet bu. Bakın “herhangi bir yerde, herhangi bir Müslüman’a, herhangi bir kişiye zarar verildiğinde, el birliğiyle karşı koyanlardır” diyor Allah ayette. Mesela farz edelim PKK saldırısı varsa, Eritre’deki, Mısır’daki, Moro’daki, Çad, her yerdeki Müslümanların, el birlik karşı koymaları farz. Mesela Suriye’de Müslümanlara zulmediliyorsa, bütün Müslümanların ittifakla ona karşı tavır koymaları farz, Allah’ın emri. Yani durdurmaları gerekiyor. Bu uygulandığında, yeryüzünde fitne olmuyor işte. Kuran ayeti var, şeytandan Allah’a sığınırım. “Din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar mücadele edin” ayetinin uygulaması bu. Çünkü fitne var. Fitne nerede var? Herhangi bir ülkede var, bütün Müslümanlar birleşip, o fitneyi kaldırmakla mükellefler, tamamı. Yani bir kısmınız bununla ilgilenin, bir kısmınız ilgilenmeyin demiyor Allah. Tamamına hitap eden ayet bu. Mesela Allah “namaz kılın” dediğinde, bir kısmınız namaz kılın, bir kısmınız kılmayın demiyor, tamamımıza hitap ediyor. “Oruç tutun” deyince, hepimize hitap ediyor. “Haklarına tecavüz edildiği vakit, saldırıldığı vakit, el birlik karşı koyarlar” ayeti de, yine bütün Müslümanları içine alan bir hitap. Yani herkes sorumlu. Ben de sorumluyum, Mahmut Hocam da sorumlu, Fethullah Hocamız da sorumlu, Mısır’daki bir alimde sorumlu, Pakistan’daki, Libya’da bir insanda sorumlu, herkes sorumludur. Hatta Ehl-i Kitap’a bir zulüm yapıldığında, mesela Hıristiyan ve Musevilere de zulüm yapıldığında, Müslümanlar kendi ülkelerinde olduğunda, onları korumakla da mükellefler. Hatta onunda üstünde, müşrikleri de korumakla mükellefler, el birlik. Ayet var, şeytandan Allah’a sığınırım; “Müşrikler bir yerden bir yere giderlerken, onları güvenlik içinde oradan geçirin” diyor Cenab-ı Allah. Bu nedir? Bunu kim yapacak? Bütün Müslümanlar yapacak. Belirli bir gruba sorumluluk verilmiyor. Yani tamamına emirdir bu ayet, herkese emirdir. Kuran’daki ayetler, dünyadaki bütün Müslümanlara emir olmuş oluyor. Adam anlamazlıktan gelirse, Allah anlayacakları hale getirir tabii. Anlamazlıktan gelmek yok. Mesela Libya anlamazdan geldi, Libya’nın hali ortada. Suriye anlamazdan geldi, Suriye’nin hali ortada. Anlamazdan gelmek olmaz. Açlığın nedeni de bu. Haklarına saldırı olduğunda. Şimdi orada bir saldırı var, bir açlık var, bir perişanlık var. Ona el birlik konması gerekiyor, el birlik gayret edilmesi gerekiyor, onları kurtarmak gerekiyor. Kaç kişi ilgileniyor? Az. Türkiye’de SMS ile para topluyorlar, yeni yeni orijinal fikirler çıkarıyorlar; “iftar yapmanıza, iftar toplantılarına gerek yok, hacca gitmeyin, parasını oraya gönderin, camii yapmanıza gerek yok, parasını oraya gönderin” diyorlar. İftar toplantıları çok önemli. Senede bir kere bir imkan oluyor, Müslümanlar birbirlerini tanıyorlar, görüyorlar, güzel bir şey, faydalı bir şey. Nasıl Cuma namazları faydalı ve güzel, nasıl Kurban Bayramı’nda veyahut Ramazan Bayramı’nda toplanıyorlar, topluca namaz kılıyorlar, bu bir güzellik. Mesela akşamları birlikte teravih namazı kılıyorlar, bu bir güzellik. Aynı onun gibi, o da bir güzelliktir. Engellemeye çalışanlara söylersiniz. Gidiyor eşine bilmem kaç milyar liraya pırlanta yüzük alıyor. Gitsin onu satsın işte, Müslümanlara akıl vereceğine, değil mi? Onun parasını göndersin. Oğlunu gezmeye yurtdışına, oraya buraya gönderiyor iki aylığına, üç aylığına. Versin onun parasını, onunla Müslümanlara yiyecek sağlansın ama “taşıma suyla değirmen dönmez” derler. Bu şekilde olmayacağı belli. Çözüm, Türk İslam Birliği, İttihad-ı İslam’dır. Oradan beş kuruş, oradan on kuruşla olmaz. O çok cüzi bir yardım olur, çok sathi ve güçsüz olur. Ancak Türk İslam Birliği oluştuğunda, konu kökünden hallolur. Ne Museviler aç kalır, ne Hıristiyanlar, ne Müslümanlar, ne kavga, ne anarşi, ne terör olur, hiçbir şey olmaz. PKK zaten kendinden erir, kaybolur. Tabii karşı koyma deyince, eline çivili sopa alıp değil. Bilimsel metotlar. Sevgiyle, şefkatle, akılladır. Yoksa deccaliyete karşı mücadelede, onların tuzağına düşmez Müslüman. Yani kana kanla karşılık verilmez. Kana; akılla, sevgiyle, bilimle, sanatla karşılık verilir, o zaman felç olur, etkisiz hale gelir. Mesela PKK; Marksist-Leninist düşünce teorik olarak ortadan kaldırılırsa, PKK da ortadan kalkar. Ama ona müdahale olmazsa, onlar devam ediyorlar, kaldıkları yerden devam etmiş oluyorlar. Bizim yapacağımız ilmi mücadeledir, akılcı mücadeledir.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler