Adnan Oktar'ın 14 Eylül 2011 tarihli A9 Tv röpotajından
ADNAN OKTAR: Şii-Caferi olan kardeşimiz; “Seyyid Muhammed Hüseyin Horasani.” Yani müstear isim olarak kullanıyor kardeşimiz, bu isim gerçek ismi değil. Arkadaşımızın ismini biliyorum da, şimdi söylemem yakışık almaz. Fakat iyi güzel yani böyle de olabilir. “Seyyid Muhammed Hüseyin Horasani; “Hocam tasavvufla ben bunu açıklayabilirim” diyor, “insan Rabbani olduğu vakit”, yani kalp gözü açık olduğu vakit, “Allah’ı zikrederse, bu görüşme şekli çeşitli şekillerde olur” diyor. “Bazen Hz. Mehdi (a.s)’ın cemalini görürsünüz” diyor “yüzünü görürsünüz” diyor, yani kalp gözü açıksa yüzünü görürsünüz, “yahut gaipten sesini duyarsınız” diyor, kulağınıza sesi gelir Hz. Mehdi (a.s)’ın diyor, “yahut cismani olarak da görebilirsiniz” diyor, yani görüntü olarak da görünebilir, sırf yüzü de görülebilir sesi de duyulabilir diyor. Peki bizim anlattığımız ne? Bizim zaten tehlikeli gördüğümüz bu. Şimdi adam diyecek ki; “Hz. Mehdi (a.s)’ın, benim kalp gözüm açık olduğu için, sesini duydum, bana sesi geldi, cemali de göründü, bana talimat verdi, bütün Sünni, Vahabi kim varsa hepsini yerle bir edin, Musevileri, Hıristiyanları hepsini yok edin, bu size Allah’ın emri” dese o ses, gaipten gelen ses, ne olacak? Adam Hz. Mehdi (a.s)’a karşı mı gelmiş olacak? Ne yapsın? “Ben öyle duydum” diyecek, “kulağıma ses geldi, gereğini yaptım.” Öyle tipler oluyor, babasını anasını öldürüyor, “gaipten bana bir ses geldi” diyor, “anneni öldür dedi” diyor, “babanı öldür dedi” diyor, “öldürdüm” diyor. Çok fazla vaka var. Şimdi o da, bunun bir çeşidi olmuş oluyor. Bizim anlattığımız tehlike işte bu, anlatılan olay bu. Hz. Mehdi (a.s), anneden babadan doğan, ilkokul okuyan, ortaokul okuyan, lise okuyan, normal yaşayan, yiyen içen, hastalanan, gülen, hapsedilen, hakaret gören, iftira edilen normal bir insandır, çile ehlidir. Hz. Mehdi (a.s)’ın özelliğidir. Hadislerde geçiyor bu. Böyle görünmeyen bir Mehdi’yi sen nasıl hapsedeceksin? Sesi duyuluyor, kendi yok. Mahkeme sesini mi yargılayacak onun? Çünkü Hz. Mehdi (a.s), mahkeme edilecek, hapse atılacak, yargılanacak. Hakime sesi mi gelecek sadece, tutuklayıp polisler arasında sesini mi götürecekler? Hakim huzuruna çıkarılacak Hz. Mehdi (a.s), tutuklanacak hapis yatacak, hadis var Peygamberimiz (s.a.v.)’den. Cemalinin görüntüsü, sırf cemalinin görüntüsünü mü hapsedecekler? Sesini mi hapsedecekler, nasıl olacak? Sesi mi çile çekecek? Belanın ne kadar şiddetli olduğu, buradan anlaşılıyor. Ve dediklerimizin teyidi işte arkadaşın anlattıkları. Yani bu tehlike yüzlerce yıl gözden kaçmış, fazla önemsenmemiş. Ama Hz. Mehdi (a.s) devri artık geldi, Hz. Mehdi (a.s) artık zuhur etti. Bu fitnedir, çok büyük bir fitnedir. Resulullah (s.a.v.)’in hadislerine karşı da fitnedir, Kuran’a karşı da fitnedir. Hangi peygamber, hangi veli ses olarak geldi sadece? Yahut sadece görüntü olarak geldi? Resulullah (s.a.v.), en büyük Mehdi’dir, anneden babadan doğdu, çocukluğu vardı, gelişti büyüdü, Peygamberlik geldi, savaşa girdi, dişini kırdılar, o mübarek dişini, hakaret gördü, iftira gördü, çile çekti, acılar çekti, imtihan oldu ve sonunda şehit oldu vefat etti. Hz. Yusuf (a.s) çocuktu, büyüdü, gelişti, kuyuya koydular, hapse koydular, çile çekti, sonunda vefat etti-ki velilerin sonu şehittir genellikle, peygamberler şehit olarak vefat ederler. Şimdi bu son olarak arkadaşın anlattığında ise, görüntü Mehdi var. Böyle bir Mehdi’nin hiçbir şekilde gelmeyeceğini herkes bilir. Gelmez de, bilirler. Buna ne gerek var? Böyle bir şeyi niye geliştirdiler? Resulullah (s.a.v.)’in hadisi açıkken ortadayken, anlatımı ortadayken, bunlara niye ihtiyaç duyuldu? Benim kanaatim, bir ihtimal çocuksu bir duygusallıkla, Hıristiyanlarla rekabet etmek için “bizim Mehdi’mizi de Hz. İsa’ya benzetelim” dediler herhalde, o da ruh olsun görünmesin, madem Hz. İsa Allah Katında, biz de onu öyle bir şekle getirelim ki, sanki Hz. İsa’ya benzesin, o yönüyle, görünmez olsun.” Yani onun bir başka şekline, Hz. İsa (a.s.)’ın bambaşka bir şekline getirmek istemişler anladığım kadarıyla. Hz. Yusuf (a.s) nasıldı? Anneden babadan doğma, anlattık. Hz. Mehdi (a.s.) için ne diyor Peygamberimiz (s.a.v.); “Hz. Yusuf (a.s) gibidir” diyor. Bu ne demektir? Yine anneden babadan doğacak, hapis yatacak. Zalimler hapsedemeyeceğine göre, nasıl olacak? Burada olayın açmazda olduğu görülüyor, bunun savunulacak bir yönü yok. Hz. Mehdi (a.s) bir şehirde doğuyor, çile çekiyor, hakaret görüyor, iftira ediliyor. Bütün ömrü çileyle geçecektir Hz. Mehdi (a.s)’ın. O yüzden makamı yüksektir. Görüntü halinde olan bir Mehdi, görünmez olan bir Mehdi, duvarlardan geçen bir Mehdi. Bu imtihan olamaz böyle bir Mehdi’nin, böyle bir insanın imtihanı olmaz. Ve dolayısıyla aklın ihtiyarını kaldıran bir olay olur. Böyle bir Mehdi’den de ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.) bahsetmiyor, hadislerle de tamamen çelişiyor bu. Çünkü Hz. Mehdi (a.s) çile çekemez böyle bir durumda. Duvardan geçen kişi, nasıl hapse girsin? Yani hapiste durur mu o Mehdi, niye dursun? Görüntü halinde, ses halinde çıkar gider. Ruh halinde zaten, her yerden geçiyor, duvarlardan geçiyor, evlere giriyor. Evlere kapıdan girmiyor ki, her yerden giriyor bunların dediğine göre. Hapishanede niye dursun, çeker gider. O hapis olur mu o? Dolayısıyla bin bir noktada çelişik, hadislerle mutabakatsız yanlış bir düşünce. Bu İslam’a çok büyük darbe indirir böyle bir inanç, çok büyük darbe indirir. Gerçek Hz. Mehdi (a.s)’ı arasınlar, kimse kim, ben ayağının altını öpüp, arkasından gideceğim, emir eri olacağım. Ama Müslümanları böyle yanlış bir yola sokmasınlar.
Bütün peygamberler çileyle imtihan olmuşlardır. Hz. Musa (a.s) çölde çok zorluklarla karşılaştı. Küçük çocuktu, doğdu büyüdü gelişti, Firavunla mücadele etti, değil mi? Bütün peygamberler bu şekildedir. Hz. Mehdi (a.s) da aynı şekilde doğup, büyüyüp, gelişip, çile çekecektir, mücahede edecektir, yani cehd edecektir, gayret edecektir, acılar çekecektir, iftiralara uğrayacaktır, hapsedilecektir, binbir meşakkat içerisinde derin bir imtihandan geçecektir. Hz. Mehdi (a.s) makamını almasının sebebi odur. Öyle ses halinde, kimine ses olarak görünen, kimine görüntü haline geçen, duvarlardan geçen, dünyanın her yerinde insanlarla aynı anda görüşen bir Mehdi, imtihan olan bir Mehdi olmaz. Yani öyle bir insanın imtihanı kalkmıştır. Ve dolayısıyla hiçbir peygamber o şekilde gelmemiştir, hiçbir veli o şekilde gelmemiştir, Müslümanları yanlış yola götürmesinler.
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Yeni Bilgiler 2
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler